Yazmak ve yazmanın iyileştirici gücünün sağlık üzerine etkisi araştırıldığı şu yıllarda, yazar da kitabın önsözünde kişisel yolculuğunda yazmaya sığındığını belirtiyor. Duygularla yüzleşmenin ve olumsuz duyguları zayıflatmanın en kestirme yolu, onları bir şekilde ifade etmektir. Yazar da dışavurumunu yazıyla gerçekleştirmiş.
Kitap boyunca, çağın hızına kapılıp ruhumuzu hırpaladığımız; belki de çağın hastalığı olan panik atak tedavi döneminde kaleme aldığı yazılarda, yazarın kendi tabiriyle ‘varolamayış’ sancılarına şahit oluyoruz. Deneme türünde güncel ve gündelik konular üzerine yazıların bulunduğu kitapta, belli bir kesiminin rahatsız olabileceği üsluba sahip olduğunu belirtmeliyim. Hatta bazı bölümlerindeki argo konuşmalar nedeniyle, okuyucu kitlesine yaş sınırlaması gerekebilir.
“Bazı şeyleri yarım ağızla dile getirmek kimseyi geri döndüremez.
Önemli olan en ihtiyaç duyduğun anda dile getirilenlerdir.
Yarın hiç olmayabilir.
Gün hiç aymayabilir.
Dünya durup, insanlar ölebilir…” (sayfa 31)