Boğaz'ı geçip
odamı dolduran anıların yüzünden
kimisinin gözü yeşil,
kimisinin bilekleri kelepçeli,
kimisinin bir mendil var elinde
lavanta çiçeği kokuyor mendil.
Şu Varna'da uyumanın yolu yok gülüm,
şu Varna'da Bor Oteli'nde.
2 Haziran 1957, Varna
"...
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, meselâ zeytin diyeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak,
yani ağır bastığında."
1947
Bugün pazar.
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak kımıldamadan durdum
Sonra saygıyla toprağa oturdum
dayadım sırtımı duvara.
Bu anda ne kavga,
ne hürriyet,
ne karım.
Toprak, güneş ve ben
Bahtiyarım...