Yeninin varolandan daha güzel olmadığına ilişkin düşünceyi benden yüzlerce yıl sonra bir çılgın çıkıp dile getirecektir. Ona dizelerimdeki mizah örtüsünü kaldırdığı için teşekkür ederim.
Şarabı sarhoş edici bir içki olarak hiç tatmadım.
Ama sarhoşluğum hep arttı. Öyle ki, bir an geldi, ne kendimi ne gayrısını bilebildim.
Kendimi tümüyle aradan kaldırdığım an hiçbir şeyin anlamı kalmadı.
Şeylerin kendi başına bir anlam ifade etmediğini anladığım andı o.
Ama bunu anlayacak, anlamanın keyfini çıkaracak idrakim de kalmadı.
Benim öyküm böyle başladı.
O zamanlar henüz üzüm yaratılmamıştı ama ben sarhoştum.
O zamanlar diyorum ya, zaman bir andı.
Anın sonsuz bölünebilir olduğunu bilmiyordum o zamanlar.