Bu kitap, Antik Çağ’ın en önemli kadın filozoflarından biri olan Hypatia’nın yaşamını, düşüncelerini ve trajik sonunu anlatır. Hypatia, M.S. 4. yüzyılda İskenderiye’de yaşamış, matematik, astronomi ve felsefe alanlarında derin bilgiye sahip bir bilim kadınıdır. Babası Theon’dan aldığı eğitimle Platoncu düşünceyi benimsemiş ve halka açık dersler vererek bilimi yaymaya çalışmıştır.
Hypatia’nın:
Bilimsel ve felsefi görüşleri, özellikle aklın ve sorgulamanın önemi,
Kadın olarak erkek egemen bir dünyada var olma mücadelesi,
Öğrencileriyle ilişkileri, özellikle Orestes ile yaşadığı olaylar,
Gericiliğe karşı duruşu ve bu nedenle uğradığı şiddet dolu ölüm,
“Yanlış da olsa düşünmek, hiç düşünmemekten daha iyidir” sözüyle simgelenen özgür düşünce savunusu ele alınır.
Hypatia’nın hikâyesi, sadece bir bilim kadınının değil, aynı zamanda özgür düşüncenin, cesaretin ve insan aklının sembolüdür.