Bir Aral noktası, bir adet Lina'sı ve ben.
Yaşımın yettiği sürece okuduğum kitaplardan illaha ki hayatıma bir amaç eklemesi için okudum bir nebze. Ama okuduğum bunca kitabın arasından bir kitabın bana bu kadar doğruyu göstereceğini ve, bir karakter ile bu kadar içselleştireceğini hesap edememişim meğersem.
Aral Çakırca herşeyi ile ben gibi adeta ve Lina da öyle. Lina her ne kadar ben gibiyse, Aral o kadar gözüme ilişti bunca zaman. Aral'ın bazı kişilere, vakitlere, annesine, sevdiği kadına, kardeşlerine yetişmeye çalışması ancak; kendini hor görmesi ve hiçbir yere sığmaya çalışmaması kalbimi onlarca kez kırdı. Ağlayarak, sabahlayarak ve cebelleşerek okuduğum bu eser bana aklımda olan kurgumu yazmama bile vesile oldu. Bir psikolog seansına ihtiyacım olduğunu anladım ve bu kişinin filiz olmasını istedim çok kez...
Okurken en yavaş ilerlediğim ve bitmesine rağmen kıyamadığım okumaya olan bir kurguyu, hâlâ yavaş yavaş, sindire sindire ve kıyamadan okuyorum. Üçüncü kitabı da önceden bitmişti ancak tekrar okuyunca bir kez daha ne kadar sevdiğimi anladım Aral'ımın...
Her kadının hayatında sadece bir adet Aral Çakırca'sı olmalıdır diye düşündüm ve kendim de benimsedim bu isteği. Sadece dış görünüşü değil, kıyamayışı sevdiğini, kollayışı daima ve kendi gibi görmesi, bebeği gibi sevmesini okuyunca Lina'nın; kendimi yerine koydum.
Çok güzel bir his Aral Çakırca.
Çok güzel bir ahlak ve kafa yapısı var ayrıca. İyi ki okudum, iyi ki okuyorum ve iyi ki seviyorum onu. Lina da konuşulmalıydı ama Aral, ayrıydı. Aral başkaydı. Aral çok bambaşkaydı...
4/6/2026
Rollo May /Kendini Arayan İnsan
Kitap ,modern insanın kimlik krizini, yalnızlığını ve anlam arayışını varoluşçu psikoloji açısından ele alır .özellikle modern toplumun bireyi “kendisinden
Müstakabel eşinizle bir sohbet içinde aşağıdaki dört konuda birbirinizi keşfetmeyi amaçlayın:
1- Kaygılarınız
2- Beklentileriniz
3- Değerleriniz
4- Kurallarınız
Omelas, dışarıdan bakıldığında kusursuz bir ütopya gibi görünen bir şehirdir: Burda Savaş, aclik,suc yoktur. Burda İnsanlar özgür, mutlu, yaratıcıdır
Fakat bu mutluluğun karanlık bir bedeli
“taşların anlattığı” kendimce kapağından yola çıkarak, üzücü bir aşk hikayesi okuyacağımı sandığım bir kitaptı. arkasını hiç okumadım, incelemelerine hiç bakmadım. ismini gördüm, kapağını gördüm, çok
Merhabalarr,
İlk kitap öyle bir yerde bitmişti ki hemen ardından 2. Kitaba başladım. Harika bir dil, harika bir kurgu olmasa da kitap kendisini okutturuyor ve baya sürükleyici. İlk kitaba göre hem