Erkeklerin hoşlandığını anlamak bazen oldukça zor olabiliyor.
Çünkü onların duygularını açık açık ifade etmeleri yerine gizli gizli sinyaller vermeyi tercih ettikleri bir gerçek. Mesela telefonlarını eskiden rahat rahat bırakırlarken, hoşlandıkları kişinin yanında telefonları adeta elinden düşmüyor. Mesajlara anında cevap verme telaşı başlıyor. Bu da onların “Seni gördüm, hemen mesaj atayım” demek istediklerinin küçük bir göstergesi.
Göz teması da önemli bir belirti. Erkekler hoşlandıkları kişiye bakarken çekingen davranırlar. Bakışlarını yakalar yakalamaz hemen gözlerini kaçırır, sonra tekrar bakar. Bu bakış kaçırma oyunu, “Seni seviyorum ama söyleyemiyorum”un sessiz dilidir.
Bir diğer belirti ise “kazara” dokunuşlardır. Onlar, sevdiği kişiye hafifçe dokunmaya bayılırlar ama bunu da o kadar ustaca yaparlar ki, sanki hiç dokunmamış gibi davranırlar. Bu küçük dokunuşlar aslında “Ben buradayım ve seni fark ediyorum” mesajıdır.
Yanında olma isteği de hoşlanmanın önemli göstergelerindendir. Eskiden saatlerce oyun oynayan, televizyon izleyen adam, şimdi “Birlikte takılalım” diye ısrar eder. Çünkü yanında olmak ve vakit geçirmek onun için çok değerlidir.
Hoşlandığı kişinin yanında birden bilgi şovu yapmaya başlar. Mesela sevdiği filmin yönetmeninden ya da sevdiği yemeğin tarihinden bahsederek dikkat çekmeye çalışır. Bu da “Beni dinle, ben buradayım” demenin başka bir yoludur.
Espri yaparken ya da sohbet ederken kahkahaları biraz daha yüksek çıkar. Hatta bazen espri komik olmasa bile sevdiği kişi gülsün diye kendini güldürür. Kendiyle dalga geçme cesaretini de yalnızca hoşlandığı kişiye gösterir, çünkü ona güveniyordur.
Kıskançlık belirtileri ise genellikle gizlidir. Çok belli etmez ama arada “O kimdi?” tarzında sorularla kıskandığını belli eder. Bu sorular genellikle