Neresinden başlasam Ki,
Çocukluk nöbetimizdi gelip geçti
Her insan gibi bende doğarken ağlamışım,
Ekmeğe salça sürüp, derelerde oynamışım.
Çelik çömlek, beştaş oyun derken, hiç para saymamışım..
Benimde annem babam kardeşlerim vardı
Yoksulluğun kol gezdiği şehir hayatından uzak.
Diyetli hasta yemeğine benzer. tatsız ve tuzsuz
Üzeri toz tutmuş, gizli bir sandığa benzer çocukluğum.
Sırtında gezdirsen, tozlanırdın
Yanında gezdirsen, horlanırdın...
Biz aynı iklimde büyümedik Ki,
Huyumuz suyumuz, ezelden beri ayrı nehirlerde akıp durdu.
Aslında bizim sevdamız, fakirin gömlek yakasına benzer.
Neresinden kıvırırsan kıvır, kiri kaybolmaz....
Sen, Doğduğunda pembe kıyafetler giyerdin
Ben, Hiç mavi renk bilmezdim
Sen, Muz soyar yerdin
Ben, Asker ocağında öğrendim
Sen, Pazarlardan pembe satın alırdın
Ben, Anam dikerdi.
Seni, Yumuşak beze sardılar
Beni, Höllüklü toprağa sardılar
Sen, Ağladığında anne derdin
Ben, Ağladığımda ana derdim
Sen, Mendile silerdin