Esma Kaya

Fal hikâyesi
Bu kitapta Tarık Buğra'nın birçok hikayesini birleşmiş halini görüyoruz. Ben bu kitaptaki fal hikayesinden özellikle çok etkilendim. Rozita ayrılmak zorunda olduğu yeri özlüyor ama onu eski aşkının olmasının orda olması sebebi olduğunu düşünüyor. Yeni yerinde çok sevdiği berebar eğlendiği insanlar var ama arada bir durup “benim burada bunların arasında ne işim var” deyip daldığı zamanlar oluyor. Şuan ki hayatında yaşadığını düşünmüyor, sanki hayatı bu ayrı olduğu sekiz seneye sığdırılmış gibi. Eski yerine döndüğünde yine her şeyi olmamış gibi unutucak. Hâlâ aşık mı dersiniz eski aşkına yoksa sadece o hayatının güzelliğinde olmasimiydi onu aşık olduğunu düşündüren? Ve yazar Rozita’ya çok güzel bir tavsiye veriyor: “Beni buraya hangi rüzgar attı diye düşünme, o esinti çoktan geçti. Bir yeni rüzgar esiyor, suların ürpertisi bir başka istikamette. Yelkeni iyi kullan. Kaybolduğunu zannettiğin şeyler artan bir iştiyakla seni bekliyor. Senin bir muhitin vardı, biri annen, birçok akrabam vardı, dostlarım vardı. Burada Rozeti herkesin sevgilisi, talebe her tanışmanın ahbabı, Evodoksi herkesin dinliyor ve Nihal Oviç… Onlar senin varlığını fark etmiyorlar bile, daha doğrusu bahtsızlıklarını hiç kendisini varlığına bu kadarını dökmek için bir ikinci defa yaşamak, böyle tesellerini bulmak istiyorlar. Yine yerine döneceksin de sen bunu yapacak kudrete sahipsin çünkü senin bir hayatın var. İhmalinle, inkarınla öldüremeyeceğim bir hayatım var ve o hakkını almasını bilir. Yeter ki sen onu arkadan hançerleme. Sen bir kere yapacağım de kafi. Ondan sonra artık mini mini evleri gördükçe içine çekmez, oda takımı yatak takımı satan dükkanların önünde dalgın dalgın durmazsın.”
Oğlumuz: Yarın Diye Bir Şey YokturTarık Buğra · İletişim Yayınları · 2019256 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Spoiler
Puan vermedi·164 syf.··
2024 15. kitabı
Tahir Sami Bey'in Özel Hayatı kitabı, Mustafa Kutlu'nun İstanbul'daki tarihi mekanları gezerken tarihi bir devlet dairesine girmesi ile başlar. Şeref Efendi ile karşılaşır. Biraz sohbet ettikten sonra Tahir Sami Bey'den bahseder. Mustafa Kutlu, Sami Bey'i merak eder ve onunla görüşüp görüşemeyeceğini sorar. Daha sonra, her zaman Sami Bey'in oturduğu bahçeye giderler. Sami Bey, Mustafa'nın yaptığı işlerden etkilenir ve sohbete başlarlar. Artık Mustafa sık sık oraya gidip gelmeye ve Sami Bey'in hayatını dinlemeye başlar. Tabii Sami Bey'in de çok etkileyici bir hayatı vardır. Mustafa bunu yazmak ister. İlk başta Sami Bey bunu hoş karşılamasa da, hikayeyi inceleyip düzeltmesine izin verildikten sonra kabul eder. Bundan sonra Sami Bey'in hayatını dinlemeye başlıyoruz. Süleyman Ağa odun kömürcüsüdür. Oğlu Tahir'in bu işi yapmasını istemediği için onu ciltçi Nişan Usta'nın yanına çırak verir. Tahir, ciltçiliği öğrenir ve ustalaşır. Ustası Fransa'daki ailesinin yanına gitmek ister. Dükkanı Tahir'e devreder ve onu terzi Sami'nin kızı Feride ile evlendirir. Nişan Usta, evini onlara verir ve biraz da para bırakıp Fransa'ya gider. Tahir, bu parayla evi onarır ve orada yaşamaya başlarlar. Sekiz yıl sonra Ziya isimli bir oğulları olur. Ziya, annesi ve babası ölmüş olan Saliha ile evlenir. İlk çocukları Nebahat çok kıskanç ve hiperaktif bir çocuktur. Bir gün merdivenlerden düşer, kolunu ve bacağını kırar, sakat kalır. Bundan sonra daha da kıskanç ve şımarık bir çocuk olur. İkinci çocukları Nurhayat ise çok güzel ve romantik bir kızdır. Liseyi bitirince bankacı olup ailesini geçindirmeye başlar. En küçükleri Tahir Sami ise Nebahat'ın kısıtlamalarına maruz kalır. Evden çıkmadığı için hiç arkadaşı olmaz. Ziya, ölmeye yakın dükkanın anahtarını Sami'ye teslim eder. Ancak Sami ciltçilik
Tahir Sami Bey'in Özel HayatıMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20122,967 okunma