Ali Rıza Eroğlu

...Bütün şehir onları alkışlamak için sokaklara döküldü.Yenilseler de, bunlar onların çocuklarıydı. ...Üç yıldır kendilerini affettirmeye çalışmış, çeşitli bahanelerle cephede olmayışlarını izaha yeltenmişlerdi. Ama artık bütün bunlar geride kalmıştı. Savaşın güçlüklerine göğüs germiş, emniyette oldukları için utanç duymayı unutmuşlardı. İçlerinden bir çoğu güç bir ölümü, kolay bir hayatın yerine koymuştu. Artık onlar da savaşa katılmış birer askerdiler. Çok kısa bir zaman için de olsa, vatanları için döğüşmüş ve ölüme göğüs germiştiler. Bununla iftihar edebilirlerdi. Kalabalık arasında tanıdık yüzler arıyor ve gururla, umursamazlıkla bakıyorlardı. Artık başlarını dik tutabilirlerdi.
Sayfa 379 - AK KİTABEVİ- İst.1982
Reklam
Her zaman ateşli ve yaramaz, güzel bir kız tarafından sevilmeyi özlemişti.
Sayfa 113 - AK KİTABEVİ- İst.1982
Tarihe not;
Boşa yaşanmış bir gün...
“Yalandı bu, Sensizlik; keyifsizlik sebebim...”
“ Gidişin de çok ani oldu ya gelişin gibi İşin doğrusu varlığına alışmaktan daha zor oldu Yokluğuna alışmak Ha, alıştım mı? bilmiyorum Ama MECBUR olduğumu biliyorum Boşver, coşkusu da çok güzeldi varlığının Yokluğunun acısı da hiç fena değil hani..”
Atalarıma saygımdan ve boynumun borcu olduğundan Morpheus!
”Ya ölmeliyim ya da ayağa kalkmalıyım.” Keşke mesele “Ya İstiklal ya da Ölüm” olsaydı...