Ufak ufacık bir umuda ışığa ihtiyacı vardı gönlümün. Ruhum İmanını yitirmişti. Beynim de kalıcı hasarlar oluşmuştu. Düşünme yetimi kaybetmiştim. Ne ruhum ne bedenim sağlıklı değildi. Vazgeçmiştik, tükenmişlik değildi bu yaşadığım; bildiğin ölümü yaşamaya başlamıştım artık en ücra hücremde dahi hissediyordum ölümümü.