''Hissizlik. Neşeliymiş gibi davranmak, (...),yaşıyormuş gibi yapmak. Ta ki hayalî bir kırmızı çizginin bulunduğu bir âna gelip bu çizgiyi aşarsan dönüş olmadığını fark edene dek. Derken şikâyet etmeyi bırakıyorsun çünkü şikâyet etmek bir şey için mücadele ettiğin anlamına geliyor.''
''İnsanların ıstırabı da ilaç endüstrisi için bir kazanç kapısına dönüşmüş .Mutsuz musun? Şu hapı alırsan bütün dertlerin geçecek.''
'Başkasının başına gelen felaketler daima kendi ıstırabımızı yatıştırmaya yarar.''
''Cehennemden kaçanlar orada hayatın nasıl sürdüğünü hiç mi hiç bilmek istemezler.''
''Derken bizi yaşamın karşısında kendimizden emin ve hazırlıklı hissettirmeye çalışan, bütün kitaplarda okuduğumuz 'iyimserlik' ve 'ümit' gibi kelimelerin alt tarafı birer sözcük olduğunu idrak ediyorum. Bu sözcükleri ilk telaffuz eden 'âlimler belki de onları anlamlandırma arayışı içindeydiler ve böyle bir uyarıcıya nasıl tepki vereceğimizi görmek için bizi kobay olarak kullandılar.''