Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her öğrenci, ailesi ve/veya kendisi ateist veya agnostik bile olsa, okulda din dersini almak zorundadır! Bu derste, felsefede de, bilimde de tamamıyla tartışma konusu olan Allah’ın varlığı, Allah’ın özellikleri, evrenin Allah tarafından yaratılmışlığı, ruhun ölümsüzlüğü, peygamberlik, vahiy, mucizeler, kıyamet gibi birçok iddia, mutlak gerçeklermiş gibi anlatılmaktadır! Hatta sınav sorularında, tektanrıcı dinlerin bu tezlerine aykırı bir yanıt verirseniz, sınavdan ve dersten kalırsınız Felsefedeki ateizm ve agnostisizm kuramı, bu derste kategorik olarak sıfırlanmaktadır!
Bu ders, sanki Hume’un, Marx’ın, Feuerbach’ın, Nietzsche’nin, Sartre’ın, Russell’ın, Freud’un argümanları tarihte hiç var olmamış, bu kişiler hiç yaşamamış gibi yürütülmektedir
Örneğin Matematik dersi sınavında “2+2=?” sorusuna “4” yanıtını vermek nasıl doğru yanıt vermek için zorunluysa, Fen Bilgisi dersi sınavında “Dünya mı Güneş’in etrafında dönmektedir, yoksa Güneş mi Dünya’nın etrafında dönmektedir?” sorusuna “Dünya Güneş’in etrafında dönmektedir” yanıtını vermek nasıl doğru yanıt vermek için zorunluysa, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde de “Evreni kim yaratmıştır?” sorusuna “Tanrı” yanıtını vermek, “doğru” yanıt vermiş olmak için zorunlu hale gelmektedir!
Tabii tek bir farkla ki, buradaki zorunluluk “a priori” veya “a posteriori” bir zorunluluk değil, siyasetçilerin, yöneticilerin, ailelerin, öğretmenlerin yapay bir biçimde yarattıkları fiili bir zorunluluktur; daha doğrusu fiili bir zorlama ve dayatmadır!