K491

K491
Paylaşımlarımı lütfen okuyarak beğenin ve yorum yapın.
İktisadî ve İdarî Bilimler
1193 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
Türkiye'de Cumhuriyetin ilanından sonra ya­şanan çağdaşlaşma hareketlerinden rahatsız olan bütün kesimler derhal Demokrat Partiye üye oldu ve parti, ülke çapında hızla yayılmaya başladı.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsan Haklarına saygılı demokratik ilkelerin yaşama geçiril­mesi ve korunması; eğitim yoluyla aydınlanmanın sağlanması, sorumlu yurttaşlık bilincinin, birey, toplum ve devlet düzeyinde içselleştirilmesiyle mümkündür. Farklı görüşlerin ifade özgürlü­ğü gibi demokratik bir idealle hareket eden Kemalizm; bir muha­lefet partisinin kurulması için çaba harcayacak, ancak yaratılan bu imkan, toplumsal ilerlemeyi getirmek yerine Kemalist devrim karşıtları tarafından ülkedeki demokratik atılımların geriletilmesi yönünde kullanılacaktır.
Demokratik rejimlerde çoğunluğun bu gücünü kötüye kullanmasını engellemek için, kuvvetler ayrılığı ilkesi benim­senmiş yani yasama, yargı ve yürütmenin iç içe geçmesine karşı önlemler alınmış; partiler üstü Anayasa Mahkemesi kurulmuş; Üniversitelere özerklik tanınmış; iktidarı ele geçiren güçlerin uy­gulayabileceği baskılara ve sansüre karşı halkın haber alma öz­gürlüğünü garanti altına almak üzere bağımsız medya kurumlan geliştirilmiştir. Toplum demokratik haklan konusunda bilgilen­dirilmiş; hak ihlalleri durumunda karşı koyacak bir örgütlenme düzeyine ulaşmıştır. Çünkü demokrasi demek farklı görüşlerin ifade özgürlüğü demektir
Tarih bize defalarca öğretmiştir: çoğunluklar her zaman haklı değildir. İnsanlığın hafızası çoğunlukların nasıl yanılabileceğinin örnekleriyle doludur. Almanya'da Adolf Hitler de büyük çoğun­luğun oyunu alarak iktidara geldi ve dünyayı felakete sürükledi. Milyonlarca insanın ölümüne neden oldu. İşte bu yüzden artık, demokrasinin en büyük düşmanının; öğrenmeyen, düşünmeyen, sorgulamayan, "her şeyi bilen!!!" bir otoriteye biat etmiş çoğun­luk olduğu iyi bilinmektedir. Birkaç sihirli sözcükle manipüle edilebilen kitleler demokrasiyi tahrip edecek güce sahip olabilir.
Demokrasi, çoğunluklara karşı azınlıkların haklarını koruyabil­diği kadar vardır.