Türkiye'de Cumhuriyetin ilanından sonra yaşanan çağdaşlaşma hareketlerinden rahatsız olan bütün kesimler derhal Demokrat Partiye üye oldu ve parti, ülke çapında hızla yayılmaya başladı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsan Haklarına saygılı demokratik ilkelerin yaşama geçirilmesi ve korunması; eğitim yoluyla aydınlanmanın sağlanması, sorumlu yurttaşlık bilincinin, birey, toplum ve devlet düzeyinde içselleştirilmesiyle mümkündür. Farklı görüşlerin ifade özgürlüğü gibi demokratik bir idealle hareket eden Kemalizm; bir muhalefet partisinin kurulması için çaba harcayacak, ancak yaratılan bu imkan, toplumsal ilerlemeyi getirmek yerine Kemalist devrim karşıtları tarafından ülkedeki demokratik atılımların geriletilmesi yönünde kullanılacaktır.
Demokratik rejimlerde çoğunluğun bu gücünü kötüye kullanmasını engellemek için, kuvvetler ayrılığı ilkesi benimsenmiş yani yasama, yargı ve yürütmenin iç içe geçmesine karşı önlemler alınmış; partiler üstü Anayasa Mahkemesi kurulmuş; Üniversitelere özerklik tanınmış; iktidarı ele geçiren güçlerin uygulayabileceği baskılara ve sansüre karşı halkın haber alma özgürlüğünü garanti altına almak üzere bağımsız medya kurumlan geliştirilmiştir. Toplum demokratik haklan konusunda bilgilendirilmiş; hak ihlalleri durumunda karşı koyacak bir örgütlenme düzeyine ulaşmıştır. Çünkü demokrasi demek farklı görüşlerin ifade özgürlüğü demektir
Tarih bize defalarca öğretmiştir: çoğunluklar her zaman haklı değildir. İnsanlığın hafızası çoğunlukların nasıl yanılabileceğinin örnekleriyle doludur. Almanya'da Adolf Hitler de büyük çoğunluğun oyunu alarak iktidara geldi ve dünyayı felakete sürükledi. Milyonlarca insanın ölümüne neden oldu. İşte bu yüzden artık, demokrasinin en büyük düşmanının; öğrenmeyen, düşünmeyen, sorgulamayan, "her şeyi bilen!!!" bir otoriteye biat etmiş çoğunluk olduğu iyi bilinmektedir. Birkaç sihirli sözcükle manipüle edilebilen kitleler demokrasiyi tahrip edecek güce sahip olabilir.