Silopi'ye gittiğimde çok şaşırmıştım. Geçim kaynakları çarşıya çıkan askerler ve kaçakçılıktı. Askerler onlar için kazanç kaynağı olmasına rağmen hiç sevmezlerdi. Seven de vardı ama azdı. Kaçakçılık orada övünç kaynağı olan bir meslekti. Sokakta patlak topla futbol oynayan küçük bir çocuğa "Baban ne iş yapıyor?" diye sorsanız, size rahatça "Kaçakçııı..." diyecektir. Türkiye'de kaçakçılık suç değil herhalde! Adamı yakalıyorsunuz, ertesi hafta tekrar yakalasanız da serbest bırakılıyor. Devletin kontrolünde, teşvik edilen bir meslek.
Haberde deniyor ki: "Beş asker yaralandı." Vatandaş da sanıyor ki bir şeyi yok, tedavi görüp birkaç güne düzelir. Ama öyle olmuyor. Haberde "Yaralandı!" denilen çocuklar uzuvlarını kaybediyor, onlarca yıl ameliyatlarla boğuşuyorlar, tüm hayatları etkileniyor.
Atatürk bizim milli kimliğimizdir, birleştiricimizdir. Atatürk'ü kaldırırsan bizi ayrıştırmak daha kolay olur. Bizi vatan yapan kişiyi inkâr edersen, silersen, milli kimliğin yok olur.