Oyuncak Mahşeri ~ Emre Gül ~
#okudumbitti #kitapyorumu
Arkadaşlarrrrr, arkadaşlarrrr ben neler okudum öyle yaaa.
Yemin ederim her sayfada, her olayda bir emoji olsam tam olarak bu olurdum.
İkinci kitabın sonunda yaşadığımız şok ile üçüncü kitaba geçiş yaptık.
Ne biz ne de Ravebelg Kasabası hiçbir şeye hazırlıklı değildik.
Kasaba halkı Oyuncak Katili'nin gizemine alışamamışken, yaptıklarını çözememişken şimdi bir de Soytarı çıktı başımıza. Ancak şöyle bir gerçek var ki kasaba halkı soytarıyı bilmiyor.
Bilen yalnızca Oyuncak Katili... Onun izinden gidiyor, takip ve taklit ediyor. Biz soytarının varlığı ile heyecanlansak ve keyifle sayfaları çevirsek bile Oyuncak Katili'nin ruh hali, davranışları ve ne yaparsa yapsın bizden bilmesi hâlâ aynı.
Üçüncü kitapla ilgili ne yazsam, ne desem havada kalabilir çünkü her olay birbiriyle bağlantılı.
Noa'nın kardeşinin kaybı ile psikolojisi yerle yeksan olmuş durumda.
Oyuncak Katili'nin yanı sıra Soytarı'nın amacı neydi? Tahmin ettiğim kişi çıkmadı ama yine de o son sayfada bizi muallakta bıraktı. Belki de Oyuncak Katili Soytarı'yı bulduğunu düşündü. Biz de yedik.
Umarım dördüncü kitap hemen çıkar ve
son kitap olur da daha fazla beklemek zorunda kalmayız.
Oyuncak Katili'nin' kurtarma' adı altında işlediği c*nayetleri okurken, gözümde canlandırmadan edemedim ve resmen rüyalarıma girdi.
Gerim gerim gerildiğim dolu dolu 576 sayfa sanki su oldu, aktı gitti.
Buradan Emre'ye (Emre Gül) sesleniyorum. Bizi çok bekletme de hemen kavuşalım dördüncü kitaba.