Etiler
Çivi Yazılı Kaynaklara Göre TÜRKÇE-ETİCE-HURRİCE ARASINDAKİ BAĞLAR Üzerinde Yeni Araştırmalar Dr. MUSTAFA SELÇUK AR Türkçe-Etice-Hurrice arasında mevcut olduğunu gördüğüm bağların ve bu bağları ihtiva eden kaynakların bir kısmını anmış ve. ileri attığım fikirlerimi bundan sonra yapılacak tetkiklerle elde edilecek vesikaların kuvvetlendireceğini belirtmiştim. Bu arada bugün elimizde bulunan ve Boğazköyde elde edilmiş olan çivi yazılı tabletlerin büyük bir kısmının üzerine, yazılmış olan yazıtlarda kullanılmış olan dilin Eti devleti zamanında bir yazı dili olarak kullanılmış olduğunu ve Eti devletinin asıl konuşma, dilinin bu yazı dili üzerine tesir yaparak izler bırakmış olduğunu söylemiş, bu konuşma dilinin yazı dili üzerindeki izlerini nelerin teşkil ettiğini de izah etmiştim. Şimdi gerek bu noktaların ve gerekse Türkçe ile "Hurrice arasındaki bağların izahlarını daha, ziyade kuvvetlendirecek olan ve yeni araştırmalarımda elde ettiğim neticeleri burada ele almak istiyorum. Bundan sonraki, araştırmalarımda da fikrimi teyit eden misal ve delilleri buldukça onları da yavaş yavaş yayınlamak emelindeyim. a) Mevcut vesikalara göre Eti devletinin konuşma dilinin Türkçe olduğunu ve bu konuşma dilinin Eti hakanlarının icraatlarını yazdırmak için kullanmış oldukları yazı dili üzerine tesir ederek izler bıraktığını kabul ediyoruz. Bu izlerden biri, isimlerin "-in„ hallerinin teşkilinde kendini göstermektedir. Nasıl ki,.bugünkü Türkçemizde, isimlerin "-in„ hallerini teşkil etmek için kullandığımız ismin sonuna bîr "-in„ eki getirmekte isek aynı hali Etilerin yazı dillerinde teşkil etmek için de gene o ismin sonuna ''-an;, ekinin getirilmekte olduğunu görmekteyiz. Türkçemizdeki bu ''-in„ eki isimlerin gerek çoğul gerekse tekil hallerinde daima aynı kalır, hiç değişmez. Aynı
BİBLiYOGRAFYA TÖKEL, Dursun Ali, “Muallim Naci- Recâizade Mahmud Ekrem Tartışmaları Zaviyesinden Tanzimat’ta Tenkit Faaliyetlerine Umumi Bir Bakış”, On Dokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi”, :237-249. ERCİLASUN, Bilge, Servet-i Fünûn’ da Edebî Tenkit, Akçağ Yayınları, Ankara 2004. YETİŞ, Kazım, Dönemler Problemler Şahsiyetler Aynasında Türk Edebiyatı 1, Kitabevi Yayınları, İstanbul 2006. AKYÜZ, Kenan, Modern Türk Edebiyatının Ana Çizgileri, İnkılâp Kitabevi, İstanbul 1995. ERCİLASUN, Bilge, Yeni Türk Edebiyatı Üzerine İncelemeler1, Akçağ Yayınları, Ankara 2018. ENGİNÜN, İnci, Yeni Türk Edebiyatı Tanzimat’tan Cumhuriyet’e, Dergah Yayınları, 13.bs., İstanbul 2018. OKAY, M. Orhan, Batılılaşma Devri Türk Edebiyatı, Dergâh Yayınları, 8.bs., İstanbul 2017. KAPLAN, Mehmet, Türk Edebiyatı Üzerine Araştırmalar 1, Dergah Yayınları, İstanbul 1992. AKYÜZ, Kenan, Modern Türk Edebiyatının Ana Çizgileri, 2. Bs. Ankara. AKYÜZ, Kenan, Türk Edebiyatı, İslam Ansk, M.E.B. Yay., İstanbul 1988, C.12/2, s.575-576. TANSEL, Fevziye Abdullah. (1953). “Muallim Naci İle Recaizade Ekrem Arasındaki Münakaşalar Ve Bu Münakaşaların Sebep Olduğu Edebî Hadiseler”, Türkiyat Mecmuası, Osman Yalçın Matbaası, İstanbul: 159-200. OKAY, M. Orhan, Beşir Fuat: İlk Türk Pozitivist ve Naturalisti, Dergâh Yayınları, İstanbul 2008. UÇMAN, Abdullah, “Tanzimat ve Servet-i Fünûn Dönemi Türk Edebiyatında Eleştiri”, Hece, Mayıs-Haziran-Temmuz 2003. TARAKÇI, Celal, Muallim Naci Efendi. ( Hayatı ve Eserlerinin Tedkiki), Samsun.
Reklam
DİYALEKTİK NEDİR? Zaman zaman duyarız: Diyalektik, diyalektik metot… Nedir acaba bu diyalektik, diyalektik metot dedikleri? Ne anlama geliyor? Yazımda kısaca bu soruları yanıtlayacağım. İnsanlık tarihine bakarsak, iki temel düşünme yönteminin hâkim olduğunu görürüz: Metafizik metot, diyalektik metot… Metafizik, parmaklarımız gibi ancak kaba hareketleri mümkün kılan bir düşünme metodudur. Diyalektik ise günümüzün teknolojileri gibi çok daha ince, milimetrik hareketlere imkân verir. Diyalektiğin temelinde yatan öz, bizi çevreleyen her olgu ve nesnede var olan hareket ve değişmedir. Doğada, tarihte, düşüncede, her tarafta hareket ve değişme görürüz. Hiçbir şey olduğu gibi, olduğu yerde, olduğu biçimde kalmıyor. Her şey hareket halinde, başlıyor, dönüşüyor ve sona eriyor. Her şey kımıldayıp değişiyor: Gerçek olan, durma değil hareket, durağanlık bir yanılma! … Doğada, tarihte, düşüncede, her tarafta gördüğümüz şey değişmedir, harekettir. Bütün bu hareket ve değişimler de tek başına değil, sonsuz bir ilişkiler, tepkiler ve karşılıklı etkiler ağı içinde gerçekleşiyor. Diyalektik denen şey, işte bu temel olguların gözlemiyle başlıyor. Tarih nesnelerin hep aynı kalmadığını gösterir bize. Örneğin, toplumlar… Hiçbir zaman durağan değildir, hep bir halden başka bir hale geçerler. İlkçağda köle emeğine dayanan toplum vardı; bunu feodal toplum, daha sonra kapitalist toplum izledi. Toplumların incelenmesi; bize, yeni bir toplumun doğuşuna imkân veren faktörlerin, bu toplumların içinde, özünde mevcut olduğunu ve bunların devamlı olarak ve doğrudan hissedilip gözlemlenemeyen bir şekilde geliştiğini gösterir. Diyalektiğin bir yasası da şudur: Her şey, her yerde ve her zaman değişip kendi zıddına dönüşür. Yaşam ve ölüm böyledir, durmadan birbirine dönüşürler. Canlı bir varlığın
Felsefe-Düşünce
🌿Merhabalar🌿 #188501228 E-KİTAPLAR Telegram E-kitaplar t.me/Pdf100000kitapa... Sayfama gelip bu iletiyi okuyorsan, bence kitap önererek yorumunu da ekleyebilirsin, şimdiden teşekkürler 🙏🙏 Her öneri birbirinden değerli benim için🥰 Değerli önerilerinizden oluşan kitap listesi; 1984 5️⃣ defa 3:01 80 Günde Devrialem 6-7 Eylül Olayları IV. Murad: Şarkın Sultanı ~A~ Amak-ı Hayal 4️⃣ defa Aşk 3️⃣ defa Aşk ve Gurur 2️⃣ defa Aeden 2️⃣ defa Acımak 2️⃣ defa Aklından Bir Sayı Tut 2️⃣ defa Algernon'a Çiçekler Adı: Aylin Acı Kahve Aynalar: Neredeyse Evrensel Bir Tarih
Kitap Önerisi
Sinemaya Başarıyla Uyarlanmış Romanlar
Sinema-edebiyat ilişkilerindeki başarılı yapımları, tavsiye film listesi haline getirmek için öncelikle Edebiyat Atlası ‘ndan bir alıntıyı daha önce paylaşmıştım.(#46533729) Romanlardan sinemaya aktarılan filmlerde eserin aslına ne kadar sadık kalındığı yoruma açık olmakla birlikte özellikle hem kitabın okunduğu hem de filmin izlendiğinde okur/izleyici gözünde daha kalıcı iz bıraktığı bir gerçektir. Arkadaşlarımızın tavsiye etmiş oldukları filmlerle birlikte ulaşmış olduğumuz listeyi alfabetik olarak sizlerle paylaşıyorum. İyi kitaplara ve iyi filmlere rastlamanız dileğiyle… YERLİ FİLMLER 1. Acenta Mirza – Musellim İle Kuşde (Osman Şahin) – Feyzi Tuna, Kızgın Toprak (1973) 2. Acı Duman - Beyaz Öküz (Osman Şahin) - Erden Kıral, Ayna(1985) 3. Acı Duman - Kanın Masalı (Osman Şahin) – Şerif Gören, Kan (1985) 4. Acı Duman - Kör Gülüşan (Osman Şahin) – Bilge Olgaç, Gülüşan (1985) 5. Ağır Roman (Metin Kaçan) - Mustafa Altıoklar (1997) 6. Ağrıdağı Efsanesi (Yaşar Kemal) - Memduh Ün (1975) 7. Anayurt Oteli (Yusuf Atılgan) - Ömer Kavur (1987) 8. Asılacak Kadın (Pınar Kür) - Başar Sabuncu (1986) 9. Başka Olur Ağaların Düğünü (Kemal Bilbaşar) - Kartal Tibet, Doktor Civanım (1982) 10. Benim Sinemalarım (Füruzan) - Füruzan, Gülsün Karamustafa (1990) 11. Bereketli Topraklar Üzerinde (Orhan Kemal) – Erden Kıral
Sinema