Adı:
3:01
Baskı tarihi:
Eylül 2016
Sayfa sayısı:
344
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059609180
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Olimpos Yayınları
GERÇEKLE YÜZLEŞME VAKTİ: 3:01

Cumartesi, öğleden sonra… Telefon çaldığında, çocuklarla bahçedesiniz. Arayan okuldaki en iyi arkadaşınız.

Birkaç yıldır görmediğiniz biri. Bu, eski zamanları yâd edeceğiniz dostça bir arama olmalı.

Ama değil. Aramasının sebebi farklı. İşkence altındaymış gibi, kesik kesik, hızlı hızlı soluyor.

Birileri ona korkunç bir acı çektiriyor.

Çığlık atıyor ve sonra hayatınızı tamamen değiştirecek altı kelime mırıldanıyor:

Adresinizin ilk iki satırını...

“Harika konular, mükemmel karakterler ve nefes kesen bir aksiyon.”

-Lee Child

“Sizi, o kadar hızlı okumaya zorluyor ki kelimelerin üzerinde afallıyorsunuz. Olağanüstü!”

-Evening Standard

“Adrenalin yüklü bir macera.”

–Euro Crime
344 syf.
·3 günde·10/10
Simon Kernick yine ilginç bir kurgu ile karşımızda. Cinayetlerinde detaya inmekten ziyade sebeplerini detaylandıran bir yazar. Okurken sanki kurbanın hayatının cinayete kurban gitmekten başka çaresi yokmuş hissini veriyor. Olay örgüsünün içine adete mıknatıs gibi çekiliyorsunuz...

Tom, çocukluk arkadaşı avukat Jack Calley'den telefon aldığında saat öğlen 3:01 geçiyordu. Evinin bahçesinde bu günü çocuklarına ayırmış onlarla oyun oynuyordu. Arkadaşının sesi hiçte iç açıcı gelmiyordu, sanki biri ona işkence ediyordu. Tom telefon kapandığında ne yapacağını kestiremese de bir şeyden emindi. Çocuklarını hemen buradan uzaklaştırmak zorundaydı...

Tom yaşadığı dehşet karşısında paniğe kapılmış olmasına rağmen, sağduyu ile hareket etmeye çalıştıkça kendini olayların ortasında bulmasının an meselesi olduğunu anlamıştı. Onun gibi sadece satış departmanında çalışan birinden avukat Jack'in yanında ki adamlar ne isteyebilirlerdi? Eşi Kathy ve çocukları ile mutlu giden evliliğinin bir kumpasın içine doğru çekilmesine bir anlam veremiyordu. Yoksa eşi Kathy onun sandığı gibi sadece üniversitede çevre politikaları bölümünde öğretim görevlisi değil miydi?

Mike Bolt cinayetleri soruştururken bir çok eksik parçanın olduğunu bunun için ise kayıt dışı takipler ile bulmacada olmayan parçaları birleştirmek için amansız bir takip sürerken, üç yıl önce yaşadığı travmasının üstesinden de gelmeye çalışıyordu...

Bir telefon insanın hayatını alt üst edebilir mi?

En güvendiğiniz insanın aslında hiç tanımadığınız birine dönüştüğünü görmek hayatınızda yarattığı depremden nasıl çıkacağınızı bilmemek ile karşı karşıya geldiniz mi?

Sakin giden bir hayatınız varken, sizden ne istediklerini bilmediğiniz elleri kanlı katiller kapınızı çalarken kendi hayatınızdan çok sevdikleriniz için endişe duydunuz mu?

Bu soruların hepsinin cevabı bu kitapta. Soluksuz okunacak bir polisiye...
344 syf.
·6 günde·Beğendi·7/10
Kendimi daha fazlasına hazırlamıştım ama sanırım beklediğimi bulamadım, birşeyler eksikti sanki kitapta, merak uyandırıyor evet ama bence yeterli değildi. Yine de okunabilir bir polisiye.
Yarıda bıraktığım ilk polisiye roman budur ilk başladığımda 130. sayfaya kadar okudum akıcıydı benim için heyecanını kaybettiği yer olayın iki gün sürdüğünü anlamam oldu. Sadece bir günü 196 sayfada anlatmış, 2. Gün 135 sayfa kadar sürüyor ilk bölümde bıraktım. Bunun yerine okuyabileceğiniz çok daha iyi kitaplar var tavsiye etmem
344 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Saat 3.01'de başkarakter Tom'un telefonu çalıyor. Telefonun öbür ucunda yıllardır iletişimde olmadığı bir arkadaşı nefes nefes ona sesleniyor. Işkence edildiği sesinden belli ve yanındaki adamlara Tom'un adresini verdiğini duyuyor. Kitap böyle başlıyor. Bu romanda okadar çok ters köşe vardıki elimden bırakamadım ve bir gecede soluk soluğa okudum
344 syf.
·4 günde·5/10
Neden sevemedim ben bu kitabı acaba? Oysa mükemmel bir gerilim ile başlamıştı. Yazar ilk andan itibaren yürek hoplatacak derecede olayları kurgulamıştı. Ama ilerleyen sayfalarda aradığımı bulamadım. Sanki boş bir okuma yapmışım gibi geldi. Beklentimi yüksek tuttuğum zaman hep bu hayal kırıklığını yaşıyorum...
344 syf.
·9 günde·Beğendi·7/10
Simon Kernick okuduğum ve araştırdığım kadarıyla cinayetler,mekanlar vb. yerine cinayetin ve olayların sebepleri ve kişiler üzerine etkilerinin üzerinde duran bir yazar.Ki bu kitabında da aynen böyle olmuş.Kitapta kanlı cinayetler veya acımasız katil gibi özellikler aramak hata olur.
Gel gelelim asıl konuya...Kitapta olaylar sürekli devam ediyor yani bir durgunluk anı falan yok.Karakter sayısı da biraz fazla.Bazı anlatılan olayların ve söylenilen sözlerin okunduktan sonra ilerleyen sayfalarda acaba ne olacak düşüncesi oluşturmasına rağmen bunlardan o ilerleyen sayfalarda eser kalmıyor.Yani "Ya acaba ben gerçekten öyle bir şey okudum mu?" gibi bazı düşünceler de oluşturmuştur bende bazen.
Baş karakterimize kitabın bazı bölümlerinde gerçekten acıdım,bazılarında sinirlendim saydırdım -ne yapayım yani o da bazen çok saçma ve saf davranıyordu- .Ancak ondan daha kötüsü bazen bu karakterimizin karısına sinirden kitabı fırlatıp atmak istedim elimden.Ki eminim -kesinlikle ve kesinlikle- siz de okursanız bana hak verirsiniz.Çünkü kadının yemediği nane kalmamış ama adam arkasını topluyor.Yalnız yazarken yine sinirlendim.
Kitabın sonu bana göre oldukça açık kalmış.Sanki bir devam kitabı yazım aşamasında veya planlanmıştı ya da yazar olur da belki devamını çıkarırım sonradan der gibi bırakmış.Yani gerçekten kitabı okuduktan sonra acaba sayfa falan mı yırtıldı diye kontrol ettim kitabı.Bu son canımı sıkmıştı bunu iyi hatırlıyorum.
Okunması kolay,akıcı bir kitap ancak sürekli suç,polisiye,gerilim kitapları okuyan bir insansanız çok tatmin edeceğini sanmıyorum.İyi günler.
344 syf.
·5 günde·Beğendi·Puan vermedi
Heyecan verici , sürukleyici bir hikaye. Tam hersey açığa cikti derken yeni bir gizem ile devam eden, soluksuz okumayı isteyeceginiz bir kitap. Tavsiye ederim.
344 syf.
·1 günde·7/10
Bir günde biten, yazım hatalarıyla dolu olmasına rağmen çok sürükleyici (fakat biraz zorlama bir hikayesi olan) bir polisiye roman okudum. Malum, sınavlar yaklaşırken beni çok yormayacak kitaplar okumaya çalışıyorum. Bu kitap sizi hiç yormuyor, bunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Yazarın ters köşe yapmaya çalıştığı kısımlar en azından "köşe" olsaymış iyi de sonuç verirmiş. Bana çok yuvarlak geldi çünkü geçişleri, bir adım sonrasını rahatça tahmin edebildim. Ama bu belki de, benim geçmişte polisiyeye olan düşkünlüğümden kaynaklanıyordur, şimdi yanlış yönlendiriyor da olmayayım. Olimpos Yayınevi'nin en çok okunan ve sevilen kitaplarından biridir kendisi zira. Sürükleyici bir polisiye okumak istiyorum diyenlere tavsiyemdir. =)
341 syf.
·7 günde
Sıradan normal bir hayat sürerken, birden kendii olayların ortasında bulan bir adam Tom Meron,

Hayatı hakkında ailesine yalan söyleyen bir kadının  Kathy Meron,

Tom’ un olayların ortasında kalmasına sebep olan adam Jack Calley,

Tom’ un eskiden en yakın arkadaşı olan bu adam sonradan -Tom’un evlenmesi nedeniyle- ayrılan arkadaşlar, bu kişi ne yapmış olabilir de Tom artık ondan nefret ediyordur?

Jack neden ölümle burun burunayken Meronların adresini kendini öldüren adamlara verir?

Ve dedektif Bolt olayları açığa çıkarabilecek mi? Son yaptığı kendince doğru olan olay polisliğini etkileyecek midir?
344 syf.
·5 günde·7/10
3:01 ; Son 48 saat,Son 10 saniye ve Ölümcül Risk gibi eserlerinden tanıdığımız İngliz yazar Simon Kernick tarafından yazılmış polisiye bir romandır.

Tom Meron , bir yazlım firmasında çalışan,evli ve çocuklu sıradan biridir.Ancak bir gün bir süredir görüşmediği eski arakdaşının evine açtığı bir telefonla tüm hayatı inanılmaz bir macera ,gerilim ve kaosa sürüklenir.

Romanımız bazı ufak tefek çeviri sorunlarına rağmen gayet akıcı ve okunması kolay bir eserdi.Herhangi bir basım hatası olmadığı gibi punto ve boşlukların ayarları çok iyi olduğu için gözü yormadan hızlıca okunabiliyordu.

Eser kötü değil ama iyi de değil.Zaman geçirip keyif alabilirsiniz.Bazı bölümlerde hızlı ve güzel giderken , bazen de anlamsız durağanlıkları var yani vites geçişleri dengesiz bu yüzden sürükleyiciliğini sürekli koruyamıyor.Ama dediğim gibi yinede okunabilir vasat bir roman.
344 syf.
·3 günde·7/10
Polisiye gerilim tarzı ve adıyla dikkat çeken bu kitabı okumayı ne zamandır istiyordum. Kitap daha ilk sayfadan merak uyandıracak şekilde başlıyor. Ancak olay kurgusu tam olarak net olmamakla birlikte birbiriyle kesişen bir çok yan olaylar silsilesi şeklinde devam ettiği için konuları ve karakterleri takip etmekte okudukça zorlanıyor, hangi kanıt hangi olayı netleştiriyor unutuyorsunuz. Evli ve iki çocuklu bir aile, ansızın gelen bir telefon ve tepetaklak olan aile hayatlarına eklenen ihanet, yalanlar vb aksiyonları içeren hoş bir roman aslında. Ama dedigim gibi sonunda da bana göre hala netleşmeyen sorular vardı. Devam edecek gibi bırakılmış sonu. Sanırım devamını çıksa bile okumayacağım.
344 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Güzeldi fakat son sayfalarında kitap ilk sayfalarındaki kadar heyecanlı değil. Kurgusu güzel cinayetin nedenleri anlatılan bir kitap. Ölen insanlar yalnızca ölmüş bu kitapta.
Belli ki ben dünyaya ve insanlara çok fazla iyimser gözle bakmışım. Her zaman insanların iyi kalpli olduklarına inandım.
Otuz beş yıllık hayatım, bugünkü ani ve vahşi raydan çıkmaya kadar, pürüzsüz gidiyordu.
Genelde köşeyi dönerken, yorucu bir iş gününün ardından artık eve geldiğimin habercisi olduğu için, içimde derin bir memnuniyet duygusu olurdu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
3:01
Baskı tarihi:
Eylül 2016
Sayfa sayısı:
344
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059609180
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Olimpos Yayınları
GERÇEKLE YÜZLEŞME VAKTİ: 3:01

Cumartesi, öğleden sonra… Telefon çaldığında, çocuklarla bahçedesiniz. Arayan okuldaki en iyi arkadaşınız.

Birkaç yıldır görmediğiniz biri. Bu, eski zamanları yâd edeceğiniz dostça bir arama olmalı.

Ama değil. Aramasının sebebi farklı. İşkence altındaymış gibi, kesik kesik, hızlı hızlı soluyor.

Birileri ona korkunç bir acı çektiriyor.

Çığlık atıyor ve sonra hayatınızı tamamen değiştirecek altı kelime mırıldanıyor:

Adresinizin ilk iki satırını...

“Harika konular, mükemmel karakterler ve nefes kesen bir aksiyon.”

-Lee Child

“Sizi, o kadar hızlı okumaya zorluyor ki kelimelerin üzerinde afallıyorsunuz. Olağanüstü!”

-Evening Standard

“Adrenalin yüklü bir macera.”

–Euro Crime

Kitabı okuyanlar 394 okur

  • GOKYUZU MAVI
  • z3liss
  • So Young
  • özge
  • Buket Ceyda
  • Yılmaz Gülboy
  • Cengizhan okuducu
  • Ayşe seven
  • Mevlüt cankurt
  • Simge Samatyalı

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.1
14-17 Yaş
%18.8
18-24 Yaş
%12.5
25-34 Yaş
%21.9
35-44 Yaş
%31.3
45-54 Yaş
%10.9
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%70.1
Erkek
%29.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%19 (32)
9
%8.3 (14)
8
%23.2 (39)
7
%24.4 (41)
6
%12.5 (21)
5
%6 (10)
4
%2.4 (4)
3
%2.4 (4)
2
%0.6 (1)
1
%1.2 (2)

Kitabın sıralamaları