Bir Freeman klasiği; Melbourne.
Zara Dickins'ın gerçek biri olduğunu bilmiyordum. Yazarın notuyla gerçekten var olduğunu aslında biyografik bir kitap olduğunu öğrendim. Araştırma yaptım ve aslında kitapta geçen bilgilerin İnternet üzerinden de kolayca erişilebileceğini fark ettim. Sanırım kitaba bir heves başlayıp, Freeman okumayı çok severim, zoraki bitirdim.
Zara 1927de hayatının aşkı Harry ile tanışır. İlk görüşte aşık olurlar. İlişkileri çalkantılı şekilde devam eder birbirlerini çok sevmelerine rağmen Harry Zara'ya evlenme teklifi etmemektedir.
Zara bu sürede modaya olan ilgisini geliştirir, yakın arkadaşı Betty ile kendine bir mağaza açar. Mağazada işler yolunda giderken Betty'nin evlenmesi üzerine kendisi mağazayı işletmekte zorlanır.
Evlenmek teklifinin gelmeyişi ki o zamanlarda bu hoş karşılanmaz, Betty'nin gidişi derken Zara mağazayı oldukça karlı bir şekilde satıp Harry'i de arkadında bırakarak bir dünya turuna çıkar.
Zara'nın yaşadıkları hiç kolay değildi ama maalesef kadının sesini çıkaramadığı ataerkil bir toplumda yaşamaktaydı. Kendi işinin sahibi olması, her zorluğu bir şekilde atlatması ve ne olursa olsun yapmak istediği şeyden vazgeçmemesi; Zara beni çok kızdırdı ama her zorluğa rağmen başarmış bir kadının mücadelesini okumak da çok gururlandırdı.
Bazen çok kızarak, bazen O'nu anlayarak, bazen isyan ederek bitti kitap. Böyle başarılı bir kadının varlığını öğrenmiş olmaktan çok mutlu oldum.