Yazarın tüm kitaplarını okudum ve inanılmaz sürükleyici bütün kitapları. Bir nefeste okunan tempoyu düşürmeyen kitaplar.
Kitap daha ilk sayfada yüksek bir tempo ve gerilimle başlıyor. Şehrin merkezinde meydana gelen bir patlama ile Mike ve Tina göreve çağırılır.
Suçu üstlenen örgütün 12 saat içinde çok daha büyük bir terör saldırısı gerçekleştireceği öğrenilir. Diğer yandan azılı bir suçlu olan hükümlü terör saldırılarını kimin gerçekleştirdiğini bildiğini iddia eder ve dedektiflerimize yardımcı olmak ister.
373 sayfa kitap sadece 12 saatlik bir zaman dilimini anlatıyor ve ilk sayfada bombalar patlıyor. Kısacası hız kesmeyen bir tempo. Polisiye severlerin eline almasıyla bitecek bir kitap.
Yazar, bu kitabında İngiltere'de yaşanan terör olaylarını ele almıştır.
Göçmenlerin ve yabancıların ülkedeki varlığından rahatsız olan örgütün Londra merkezinde kaos çıkartır ve bunda Müslümanlar sorumlu tutulur. Ancak başmüfettiş Mike Bolt ve Dedektif Tina Boyd terör eylemlerinin peşini bırakmaz araştırma ve takip başlar.
Akıcı bir dille yazılan bu romanda aksiyon, korku, endişe, ümitsizlik, özlem gibi konulara değinmiştir.
Ultra maraton koşmuş gibi hissediyorum, sırtım hala terli. Diyaframım şişti, on bardak kahve içtim. Kitap 12 saatlik bir zaman dilimini içeriyor. İlk sayfada Londra’nın göbeğinde bir bomba patlıyor, evet evet ilk sayfada :) kitap 373 sayfa. Varın siz düşünün. O bomba ağzımda patladı sanki. Bununla kalsa iyi, hemen sonraki sayfada bombayı patlatan bu örgütün 12 saat içinde daha büyük bir saldırı planladığını öğrendik. Tam bir adrenalin patlaması. Süre başladı, nefesler tutuldu. Başladık dedektif Tina ve müfettiş Mike ile koşturmaya, hem zamanla hem de eylemlerle yarışıyoruz. Bir yandan da örgüte ulaşmaya, kim olduklarını ve amaçlarını öğrenmeye, onları durdurmaya çalışıyoruz.
Yazarın ‘Son 10 Saniye’ isimli kitabı vardı, iyi ki onu almamışım. Kalbim 12 saatlik adrenaline dayanmadı, 10 saniyede sizlere ömürdüm. Film sahnelerini aratmayan bir aksiyon, temponun bir an bile düşmediği sayfalar, büyük puntolar ve kısa bölümlerle akışı bozmayan bir anlatım. Yersiz ve gereksiz her cümleden, detaydan uzak. Kurguda kopukluk yok, final gidişatta kendini belli etsede doyurucu.
Demem o ki; şu fani dünyanın dertlerinden 12 saatliğine uzaklaşın ve kurgunun içine girin. Bir yerlerde bu kitaba denk gelirseniz ilk iki sayfayı okuyun direk kendinizi kasada bulursunuz zaten.
Daha önce yazarın (Ölümcül Risk , Son 10 Saniye ve Son 48 saat ) kitaplarını okumuş ve beğenmiştim ...Bu kitabı Ultimatom da gayet güzeldi ...Kurgu , heyecan,olay akışı ve sade anlatım keyifli bir okuma sunuyor ...Özellikle detaylarla boğulmamış olması kendinizi kaptırmanıza neden oluyor ...Film tadında bir kitap olmuş ...Yazarın her kitabında olduğu gibi bu kitapta da yine belli bir zaman veriliyor...Her şey verilen sürede çözülüyor ...Anlaşılan yazarın zamanla bir problemi var Yaysana konuyu günlere karakterlerimiz o kadar yorulup gerilmesinler 🤔 Demem o ki severek okudum ....
Londra'da patlayan bir bomba, islâmı savunduklarını söyleyen ancak dinle yakından uzaktan bağları olmayan bir grup terörist, daha önceki bir terör saldırısında başarısızlığa uğramış polis memuru ve yine aynı saldırının katillerinden birinin itirafçı olmaya çalışmasını konu ediniyor.
İnceleyen birçok kişinin de bahsettiği gibi evet, aksiyon filmi tadında bir kitap...
Yazarın her kitabında olduğu gibi yine kısıtlı bir zaman dilimi var. Belki hareketliliği bu şekilde koruyordur.
Ancak bana göre çok uzatılmış bir kitaptı. 200 sayfada bu iş bitebilirdi ama araya farklı odak noktaları da almış ve açıkçası bu durum da biraz sıkıcı geldi.
En başta bombayı taşıyan adamın intikam peşinde koşacağını beklerken... Neyse spoiler vermeyeyim. Kötü değildi ama çok da beğenmedim.
Ayı polisiye ile bitiriyoruzz️️ Simon Kernick okumayı seviyorum . Ültimatom da gayet akıcı temponun düşmediği sağlam bir kitap. Naçizane bir eleştirim ki tekrara düşülmüş. Eskiden okuduğum eserleriyle benzerlikler buldum , aynı kitabı iki kez okumuşum gibi bir his oluştu :)
Tabi yeni yeni Simon Kernick okuyorsanız veya ilkinizse kesinlikle keyif alacaksınız tavsiye
Saat 08:00 sularında, Londra'da bir kafede büyük bir patlama meydana gelir.
Bu olayın hemen ardından kendini 'İslami Hakimiyet' olarak tanıtan bir terör örgütü hükümetten isteklerini yerine getirmezse on iki saat içine çok daha büyük bir patlama gerçekleştireceklerini söylerler.
Veee geri sayım başlar.
Başmüfettiş Mike Bolt ve belalı dedektifimiz Tina Boyd, hem ikinci patlamayı durdurmak için hem de suçluları yakalamak için zamana karşı ölümcül bir yarışa girerler.
Bir de tüm bu olanları mahkum olduğu hapishaneden izleyen biri vardır. Yaptığı toplu katliam ile bir sürü kişinin ölmesine sebep olan Fox, bu patlamanın arkasındaki kişileri bildiğini ve sadece Tina Boyd ile görüşmek istediğini söyler. Tabi bu hayatta hiçbir şey karşılıksız değildir...
•
•
Bu ay beni kendime getiren bir kitap ile geldim. Aya o kadar kötü başladım ki elimdeki kitabı bırakıp buna şans vermeye karar verdim ve daha ilk sayfadan işte bu dedim. Her şey öyle hızlı başladı ki bende bu yaşananlara kayıtsız kalamadım. Heyecanı, adrenalini, stresi hepsini bir anda yaşadım. Sayfaları soluksuz çevirdim. Kısa bölümleri ve her bölümde olayları bir başka karakterin ağzından okumamız benim çok hoşuma gitti. Yazarın daha önce 3.01 kitabını okumuştum. Üstünden uzun bir zaman geçti ama onu da çok sevmiştim. Şu an bir daha kalemi ile bu kadar uzak kalmayacağım diyorum. Kolay okunan ve sürükleyici bir kitap arıyorsanız tabi içinde ultra heyecan barındıran, bu kitap tam size göre...
Simon kernick kalemini sevdiğim yazarlardan yine bir solukta okunacak bir kitap yazmış...elimden bırakmak istemediğim ama bol mesaili günlere denk geldiği için geç biten bir kitap...
Kitabı oldukça beğendim. Hatta çoğu yerde nefesimi tutarak okudum. Olay sadece bir gün içinde gerçekleşiyor. Buna rağmen o bir güne çok şey sığdırıldığı için hiç sıkılmadan kitabın sonuna bir anda geliveriyorsunuz. İyi okumalar herkese
Tina boyd ve mike bolt olurda aksiyon olmaz mı! Gerçekten ustaca kurgulanmış tempo bir an düşmüyor.favori yazarımsın simon kernıck bir solukta okuyorum :)
(25 Ocak 1966'da Slough , Berkshire'da doğdu), iki kızları Amy ve Rachel ile birlikte Oxfordshire'da yaşayan bir İngiliz gerilim / suç yazarıymış . Kernick, Oxfordshire'daki Henley-on-Thames semtinde kapsamlı Gillotts Okulu'na gitti. Bu genç yaşta, Kernick sanatçı arkadaşı Patrick Palmer ile kovboylar ve Hintliler hakkında çoktan küçük kitaplar yaptı. Bir öğrenci iken yaptığı işler meyve toplama aracı ve Noel ağacı koparıcısıydı. 1991'de Brighton Politeknik'den beşeri bilimler bölümünden mezun oldu.
Kernick, küçük yaştan beri suç romanı yazma tutkusuna sahipti ve zamanında politnikte birçok kısa öykü çıkardı. Kernick'i bitirdikten sonra, 1992 başında Londra'da MMT Computing'e katıldı. Burada göreve başkan ve genel müdür oldu. Şirketi, dört yıl sonra, bir yayın anlaşması yapmaya çalışmak için bıraktı. Birtakım yayıncıların ilgisine rağmen Kernick bir anlaşma yapamadı, bu nedenle 1998'de Berkshire'daki Aldermaston'daki IT ve İş Danışmanlığı Metasil plc'nin satış ekibine katıldı ve burada ilk kitap anlaşması olan The Business of Dying Eylül 2001'de.
Richard & Judy'nin Yaz Kitap Kulübü 2007'de romantiksiz romanı önerildi. Bu kitap, 8. yıldır en çok satan 8. ciltli kitapçığı ve aynı yıl İngiltere'de en çok satan gerilim filmiydi.