Zihnimde izleri bile olmayan hareketlerin , dudaklarımda şekillendirmek için daha düşünmediğim kelimelerin , sonuna dek düşlemeyi unuttuğum düşlerin kuyusuyum.
Uzun bir aradan sonra hikaye dünyasından bir eser okumak bana oldukça keyif verdi. Çoğumuzun meşhur Çaykovski balesiyle bildiği ama orijinal metniyle çok daha derin sulara yelken açan, hayal dünyamı genişleten zamansız bir başyapıt:Fındıkkıran ve Fareler Kralı.
Noel gecesi hediye edilen çirkin bir fındıkkıran oyuncağının etrafında şekillenen bu anlatı, sayfaları çevirdikçe hem karanlık ve tekinsiz bir atmosfere bürünüyor hem de oyuncaklar dünyasında eşsiz bir hayal gücü sunuyor bizlere.
Yoğun metinlerden ,böyle güzel ve soft bir hikayeye yolculuk etmek, edebiyatın geniş dünyasını bir kez daha tattırdı bana.
Yaş sınırı olmaksızın,büyük küçük herkesin bu büyülü klasiğe şans vermesini tavsiye ederim :)