Ebu’l Hasan Nedvi

Ebu’l Hasan Nedvi

Yazar
8.7/10
91 Kişi
·
309
Okunma
·
72
Beğeni
·
1.749
Gösterim
Adı:
Ebu’l Hasan Nedvi
Tam adı:
Ebu'l Hasen Ali En-Nedvi, Ebu'l Hasan Ali El-Haseni En-Nedvi
Unvan:
Hintli İslam Alimi
Doğum:
Hindistan, 1914
Ölüm:
1999
Hindistan’da dünyaya gelen Ebu’l Hasen En-Nedvi’nin soyu Hz. Ali’ye kadar uzanır. İlim sahibi bir ailede yetişen Nedvi, küçük yaşlardan itibaren ilim ve kitaplarla meşgul olmaya başlar. İlk eğitimini aile çevresinde alır ve 9 yaşında babasını kaybeder. Ağabeyinin yanında eğitimine devam eden Nedvi Arapça, Urduca, Farsça ve İngilizce’yi öğrenir.
Yirmi yaşlarında Hindistan’da Nedvetü’l-Ulema’ya hoca olarak tayin edilen Nedvi burada etkili bir Arapça öğretimi yöntemi uygular ve başarılı olur. Bu okulda İslamî ilimleri de okutan Nedvi, bir süre sonra ilmî faaliyetlerinin yanında sosyal meselelere de yönelir, Cemaat-i İslamî ile tanışır. İçerde ve dışarıda birçok bölgeyi gezerek insanları irşad eder ve Müslümanların problemlerine İslamî çözümler üretmeye çalışır. Bu çalışmalarındaki gözlem ve tecrübelerinden yola çıkarak “Müslümanların Gerilemesi ile Dünya Neler Kaybetti”adlı kitabını yazar. İKRA Derneğimizin okuma listesinde de yer alan ve büyük beğeni toplayan bu eser birçok dile çevrilmiştir. Bu eser onun Hindistan’da ve İslam dünyasında tanınmasını sağlamıştır. 1961’den 1999 yılında vefatına kadar Nedvetü’l-Ulema’nın başkanlığını yapan Nedvî, günümüz İslam düşüncesinin oluşmasında büyük etkileri olan bir şahsiyettir. Müstesna soyu, âlim ve abid kişiliği, tasavvufi yaşamı ile derin tesirler bırakan Nedvi’nin geride bıraktığı bazı eserlerini şöylece sayabiliriz:
-İmam-ı Rabbani,
-İslam'ın Siyasi Yorumu,
-Hazreti Mevlana,
-Peygamberimizin Hayatı,
-Rahmet Peygamberi,
-Din ile Maddecilik Arasında Ezeli Savaş,
-Kitap ve Sünnet Işığında Dört Rükün,
-İslam Önderleri Tarihi.
İslam dünyasını gezerek konferanslar veren, birçok Müslüman kuruluşun oluşturulmasında emeği geçen ve onlarca sosyal faaliyetin içinde yer alan Nedvi; ilmî ve ahlakî kişiliğiyle örnek bir İslam âlimidir. Günümüz Müslümanlarının Kur’an ve sünnete her zamankinden daha çok bağlı olmaları gerektiğine inanan Nedvi’de güçlü bir tarih bilinci vardır. Müslümanların tarihlerini iyi bilmeleri gerektiğini ifade eden Nedvi bu amaçla hem çocuklar için hem de yetişkinler için siyer kitapları yazmıştır. Ayrıca yazdığı “İslam Önderleri Tarihi” adlı eseriyle tarihte iz bırakan önder Müslümanları günümüz Müslümanlarına tanıtmıştır. Hasen En-Nedvi’nin önemli vasıflarından biri de onun ufku ve vizyonudur. Müslümanların birlik ve kardeşliğine büyük önem veren Nedvi, farklı fikir, ekol ve isimleri bünyesinde eritebilmiş müstesna bir kişilik olmuştur. Bu yönüyle o, Müslümanlara hoşgörü ve zenginliği telkin etmiştir. Müslümanların günümüzde her alanda İslamî fikir ve davranışlarıyla var olmalarının gereğine dikkat çeken Nedvi, dünya-ahiret ve halvet-celvet dengesini iyi kurmayı tavsiye etmiştir. İlim ve ibadete büyük önem veren Nedvi, Müslümanlara günlük politika ve çekişmelerle meşgul olmak yerine ilmi tavsiye etmiştir. 1999 yılının ramazan ayında bir cuma gününde Kur’an okuyarak ruhunu Allah’a teslim eden Nedvi’yi rahmet ve minnetle anıyoruz.
Öyle bir yerdeyim ki; ne gitmesi mümkün, ne kalması mümkün olan, öylece bir yerdeyim işte. Vazgeçmekle direnmek arasında, akla karanın tam ortasındayım. Kaybetmenin arifesinde, yeni bir hayatın eşiğindeyim. Kalsam canım yanacak, gitsem hayatım!
Birçok kimseler bugün ilmini, aklını ve kabiliyetlerini çarşıdaki ticaret malları gibi piyasaya sürmekte ve açık artırma ile kim daha fazla para verirse ona satmaktadır.
"Resûlullah Hz. Ayşe'nin odasının perdesini kaldırıp ayakta durmuş bize bakıyordu. Mübarek yüzü sanki bir mushaf yaprağı gibiydi. Sonra tebessüm ederek güldü. Biz Resûl-i Ekremin namaza çıkacağını zannederek sevinçten nerdeyse namazımızı bozacaktık. Fakat Hz. Peygamber bize namazınızı tamamlayınız, diye işaret etti ve perdeyi aşağı indirdi. Aynı gün vefat etti.."
102 syf.
·Beğendi·10/10
Kitabın isminden karşılıklı çatışmalı bir fikri ve ya düşünceyi çürütücü eser olacağını düşünüyordum ama öyle değil
Zaten ön söz de buna değinmiş.
Öncelikle evrensel dinin dört şartını madde madde açıklamış üstad. Peygamberin dini nasıl yaydığını hangi anlatmış. Peygamber sonrası dört halife ye onları yabancı yazarların ağzıyla aktarmış.
Kitabın sonuna doğru kapak konusuna geliyor.
Şianın imamiyet ve mezhep imam Şianın nasıl neler yaptığına peygamber dönemi ve sahabeleri onların içi ve dışının bir olmadığını söylediğini.
Özellikle humeyni nin devrimin den sonra müslüman dünyasının umutlu olduğunu, eski konuları yaraları deşmeyeceğini düşünürken, humeyni nin bunlara aldırmadığını ve ayrımcılık ehli sünnete karşı düşmanca davrandığını anlatır.
Kitabın içeriği bu ve buna benzer örneklerle geçer.
En nedvi nin şöyle bir çıkarımı da hoş ve kafaya yatkın diyor ki: şiaya göre peygamber dört kişi tebliği almış ve iman etmiştir madem diğer sahabeler ve Müslümanların imanında kusur var o vakit peygamber o zaman tebliği ya da daveti yapamamış mı?
Şianın dediği diğer konu da kuranın üçte ikisinin kayıp olması...
Şia imamlarının günahsız meleklerden üstün görmeleri
Peygamber efendimiz ile ilgili naatların olmaması olanların da hz.Ali ve ehlibeyt e yazılanların yanında sönük kalması..
Kendi eski İran inanç ve mistiklerin islama monte etmeleri...
Tabiki 3 halifeyi kabul etmemeleri ki bu konu herkes tarafından biliniyor.
İslami bir davet ve tebliği göremiyorum açıkçası Şia da.
islam dinine mensup insanları Şia etme amacı gütmüş yıllarca...
İslam aleminin içinde hep bir fitne olarak kalıyor.
En Nedvi şöyle diyor :
Pratik tecrübelerime ve kişisel araştırmalarıma dayanan bu tedirginlik beni bu satırları yazmaya zorlamıştır.

Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma. Bize katından bir rahmet bağışla. Muhakkak ki sen bol bol bağışlayansın.(ali İmran 8)
416 syf.
·10/10
Kitabı çok beğendim
Okunması gereken bir kitap
Orta çağdan başlayarak dünya üzerindeki sistemleri tahlil ederek devam eden
İslamın doğuşu ve beraberinde getirdikleriyle
Ve daha sonrasında zayıflama dönemlerinde hasıl olan zaaflarımız
Avrupa'nın durumu iç dinamikleri hakkında bilgi veren akıcı ve batı kaynaklarından ciddi alıntılar yaparak işlenmiş harika bir kitap...
416 syf.
·29 günde·Puan vermedi
Çok Kamsamlı Bir Kitap.Müslüman Olan,Olmayan Medeniyetlerin IV.Yüzyıldaki İnanvı Yaşantıyı, Görenekleri Apaçık Belirtiyor.
Bir Hindistana, Bir Arap Yarım Adasına, Bir Roma İmparatorluğuna Götürdü.
Bilinizki Müslümanlığın Tekrar Yükselişi Anadoludaki Bozulmayan İslamdan Olacaktır!!
256 syf.
·30 günde·Puan vermedi
Okunmasını şiddetle tavsiye ettiğim kitaplardan biridir. Tarihi dönemleri orjinal bir şekilde değerlendirmiş Ebul Hasen En Nedvi.
Kitap okunduğunda üstünde bir çok yükümlülük hissediyorsun o kadar çok çalışması lazım ki müslümanın gece gündüz demeden dünyaya heva ve hevesine aldırmadan nefsini bir kenara atarak ....
İslam nizamının nasıl kurulacağını eğitim teknik ilim savunma bir çok açıdan ele almış Allah zâtı şahanelerinden razı olsun ..
HAYAT İMAN VE CİHATTIR....
416 syf.
·Beğendi·9/10
Kitap öncelikle ismiyle dikkatimi cezbetmişti. Kitabı kütüphaneden temin edip okumaya başlayınca bırakamadım. Dünya tarihi hakkında ne arıyorsanız bu kitapta bulabilirsiniz. Roma Medeniyeti, Mısır Firavunları, İran Kisraları, Hint Kültürü, Kast sistemi Ve İslam Medeniyeti. Süreci çok sürükleyici bir üslupla anlatmış Nedvi Hocamız. Kitabın önsözüne bir çok öncü şahsiyet ve alimler not düşmüş. Muhakkak okuyun derim.
248 syf.
·10/10
Arapça öğrenmek isteyenler için son derece kolay bir kitap .bir kaç senedir gençlerle kitabı okumak tayız. Hikayeler gayet anlaşılır ve akıcı bir üslupla ele alınmış.
416 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
İsmi dikkatimi çeken kitap beklediğimden çok daha iyiydi ve ismiyle çok şey anlatıyor zaten. Dünya medeniyetlerini geçmişten 20. yy'a kadar objektif bilgilerle gözler önüne sermiştir. İslamın cahiliye devrini hangi metodlarla aydınlattığını dile getiriyor. Batının ruhbanlık ve din adamlarından çektiği sıkıntılar sonucunda Avrupa'da din ve bilimin yollarının nasıl ayrıldığını, dinin insanların hayatında nasıl etkisiz hale geldiğini anlatıyor. Okunması ve üzerinde iyice düşünülmesi gereken bir kitaptan çok daha ötesi. İyi okumalar.
456 syf.
·Beğendi
Cemaat kafa yapısıyla değil ümmet aklıyla, cemaat liderlerini değilde efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) örnek almak için okunması gereken muhteşem bir eser. Eserde peygamberimiz öncesinden başlayarak efendimizin vefatına kadar anlatılmaktadır. Kaynaklar ve güvenilir hadislerle zenginleştirilmiştir. Keyifli okumalar.
416 syf.
·10/10
Müellifin, kitaba 'Müslümanların Gerilemesiyle Dünya Neler Kaybetti' isminin vermesinin çok ilgi çekici ve bir o kadarda izzetli olduğunu düşünüyorum.

Müslümanlar falan olayla ne kaybetti? Filan olayla ne kaybetti? Sanayi devrimi ile ne kaybetti? Osmanlı devletinin kaybolmasıyla ne kaybetti?... diyerekten söylenip duran, Müslümanları sıradan bir toplum olarak gören, izzetini ayaklar altına alanların aksine, Müslümanlar gerileyince dünya neler kabetti! diyerek, Müslümanca bir duruş sergilemiş ve olaylara Müslümanca bir bakış açısıyla bakmış olması çok güzel. (Gerçekten Müslümanlar gerileyince kaybeden insanlık oldu!) Bu yüzden daha okumaya başlamadan, kitabın başlığı beni heyecanlandırmaya yetti.



Kitabın içeriğine gelecek olursak;

1. Bölümde: Cahiliye Dönemi; dünya üzerindeki milletlerin içinde bulundukları (insanlık dışı) durumlar tek tek ele alınmış.

2. Bölümde: Cehaletten İslama geçiş; başta Araplar olmak üzere diğer milletlerin İslamiyetle buluşması

3. Bölümde: İslamiyet Dönemi; 4 halifeden sonra Müslümanların gerilmesi, Selahaddin Eyyubi ile birlikte ümmetin tekrar bir araya gelip yükselişi, Osmanlı dönemi ve Osmanlı dönemindeki gerileyiş... Sebepleriyle birlikte ele alınmış.

4. Bölümde: Avrupa Dönemi; putperestlikten Hristiyanlığa geçişleri, kilisenin aşırı ruhbanlığı, ilim üzerinde estirdiği terörizm, halk üzerindeki etkisini kaybetmesi. Avrupa'nın materyalizmi, milliyetçiliği...

5. Bölüm: İslamın Dünya Liderliğine Yeniden Çıkışı; İslam dünyasının yeniden kalkınması için dikkat etmesi gereken noktalar, yapılması gerekenler ve Arap dünyasının önemine değinilmiş.



Not: Bu kitabı okumak için belli bir seviyeye gelmiş olmanın gerektiğini düşünüyorum. (Özellikle kitap okumaya yeni başlayanlar için sıkıcı olacaktır. Ayrıca bu alana ilgi duymak, bu konular hakkında fikir sahibi olmakta gerek.) Ben 1 yıl önce okumaya başlamıştım ama yarısından fazlasını okuduğum halde kitabı bitirememiştim. Ve okuduğum kısımlarda verimli olmamıştı. Şimdi, 1 yıl sonra, tekrar okumak için elime aldığımda daha verimli bir şekilde okudum. Bunu belirtmek istedim çünkü evet, okumaya değer bir kitap ama belki de sizin şuanda değil de ilerleyen zamanlarda okumanız gereken bir kitaptır.
77 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Özellikle Hadis ilmiyle iştigal etmeye başlayanlar için müfid olacak bir eser.Yazarı Son dönem alim,mütefekkir,ediplerinden Hasan En Nedvi.

Hadisi Şeriflerin bu güne kadar gelmesinin ilahi sırrı ve bu ümmetin bu ilme değer vermesinin nedeni ile başlıyor kitap.

Ardından kısaca Kütübü Sitteyi, önemli şerhleriyle tanıtıyor.
Bir sonraki bölüm Kütübü Sitte müelliflerinin kısaca terceme-i hallerini içeriyor.
Kitabın sonunda ise bu ilme başlayacak,Hadisi Şeriflerle meşgul olacaklara tavsiyeleri yer alıyor Nedvi'nin.

Özellikle Müslüman zihin dünyamızdan uzaklaştırılmak ve dindeki hüccet değerinin ortadan kaldırılmasına uğraşıldığı bu günlerde Buhariye,Müslime, Riyazus Salihin ve diğer hadisi şerif kitaplarına daha bir kuvvetle sarılmalıyız.

Arapça bilenlerimiz Buharinin şerhleri Fethul Bari,Umdetul Kari'ye inmeli,
Müslimin son dönem şerhlerinden olan, mütaala yapmak şerefine erdiğim Fethul Mülhim kitabını da hususen tavsiye ederim ilim taliplilerine.

Evlerimizde Hadisi Şerif dersleri yapıp Allah Rasulu aleyhisselamı daha iyi tanımak değilse içinde bulunduğumuz çöplükten ve modern çağ zehirlenmesinden bizi kurtaracak yegane şey, nedir başka?

Yazarın biyografisi

Adı:
Ebu’l Hasan Nedvi
Tam adı:
Ebu'l Hasen Ali En-Nedvi, Ebu'l Hasan Ali El-Haseni En-Nedvi
Unvan:
Hintli İslam Alimi
Doğum:
Hindistan, 1914
Ölüm:
1999
Hindistan’da dünyaya gelen Ebu’l Hasen En-Nedvi’nin soyu Hz. Ali’ye kadar uzanır. İlim sahibi bir ailede yetişen Nedvi, küçük yaşlardan itibaren ilim ve kitaplarla meşgul olmaya başlar. İlk eğitimini aile çevresinde alır ve 9 yaşında babasını kaybeder. Ağabeyinin yanında eğitimine devam eden Nedvi Arapça, Urduca, Farsça ve İngilizce’yi öğrenir.
Yirmi yaşlarında Hindistan’da Nedvetü’l-Ulema’ya hoca olarak tayin edilen Nedvi burada etkili bir Arapça öğretimi yöntemi uygular ve başarılı olur. Bu okulda İslamî ilimleri de okutan Nedvi, bir süre sonra ilmî faaliyetlerinin yanında sosyal meselelere de yönelir, Cemaat-i İslamî ile tanışır. İçerde ve dışarıda birçok bölgeyi gezerek insanları irşad eder ve Müslümanların problemlerine İslamî çözümler üretmeye çalışır. Bu çalışmalarındaki gözlem ve tecrübelerinden yola çıkarak “Müslümanların Gerilemesi ile Dünya Neler Kaybetti”adlı kitabını yazar. İKRA Derneğimizin okuma listesinde de yer alan ve büyük beğeni toplayan bu eser birçok dile çevrilmiştir. Bu eser onun Hindistan’da ve İslam dünyasında tanınmasını sağlamıştır. 1961’den 1999 yılında vefatına kadar Nedvetü’l-Ulema’nın başkanlığını yapan Nedvî, günümüz İslam düşüncesinin oluşmasında büyük etkileri olan bir şahsiyettir. Müstesna soyu, âlim ve abid kişiliği, tasavvufi yaşamı ile derin tesirler bırakan Nedvi’nin geride bıraktığı bazı eserlerini şöylece sayabiliriz:
-İmam-ı Rabbani,
-İslam'ın Siyasi Yorumu,
-Hazreti Mevlana,
-Peygamberimizin Hayatı,
-Rahmet Peygamberi,
-Din ile Maddecilik Arasında Ezeli Savaş,
-Kitap ve Sünnet Işığında Dört Rükün,
-İslam Önderleri Tarihi.
İslam dünyasını gezerek konferanslar veren, birçok Müslüman kuruluşun oluşturulmasında emeği geçen ve onlarca sosyal faaliyetin içinde yer alan Nedvi; ilmî ve ahlakî kişiliğiyle örnek bir İslam âlimidir. Günümüz Müslümanlarının Kur’an ve sünnete her zamankinden daha çok bağlı olmaları gerektiğine inanan Nedvi’de güçlü bir tarih bilinci vardır. Müslümanların tarihlerini iyi bilmeleri gerektiğini ifade eden Nedvi bu amaçla hem çocuklar için hem de yetişkinler için siyer kitapları yazmıştır. Ayrıca yazdığı “İslam Önderleri Tarihi” adlı eseriyle tarihte iz bırakan önder Müslümanları günümüz Müslümanlarına tanıtmıştır. Hasen En-Nedvi’nin önemli vasıflarından biri de onun ufku ve vizyonudur. Müslümanların birlik ve kardeşliğine büyük önem veren Nedvi, farklı fikir, ekol ve isimleri bünyesinde eritebilmiş müstesna bir kişilik olmuştur. Bu yönüyle o, Müslümanlara hoşgörü ve zenginliği telkin etmiştir. Müslümanların günümüzde her alanda İslamî fikir ve davranışlarıyla var olmalarının gereğine dikkat çeken Nedvi, dünya-ahiret ve halvet-celvet dengesini iyi kurmayı tavsiye etmiştir. İlim ve ibadete büyük önem veren Nedvi, Müslümanlara günlük politika ve çekişmelerle meşgul olmak yerine ilmi tavsiye etmiştir. 1999 yılının ramazan ayında bir cuma gününde Kur’an okuyarak ruhunu Allah’a teslim eden Nedvi’yi rahmet ve minnetle anıyoruz.

Yazar istatistikleri

  • 72 okur beğendi.
  • 309 okur okudu.
  • 30 okur okuyor.
  • 236 okur okuyacak.
  • 20 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları