Ebu’l Hasan Nedvi

Ebu’l Hasan Nedvi

Yazar
8.8/10
280 Kişi
·
1.036
Okunma
·
161
Beğeni
·
3.321
Gösterim
Adı:
Ebu’l Hasan Nedvi
Tam adı:
Ebu'l Hasen Ali En-Nedvi, Ebu'l Hasan Ali El-Haseni En-Nedvi
Unvan:
Hintli İslam Alimi
Doğum:
Hindistan, 1914
Ölüm:
1999
Hindistan’da dünyaya gelen Ebu’l Hasen En-Nedvi’nin soyu Hz. Ali’ye kadar uzanır. İlim sahibi bir ailede yetişen Nedvi, küçük yaşlardan itibaren ilim ve kitaplarla meşgul olmaya başlar. İlk eğitimini aile çevresinde alır ve 9 yaşında babasını kaybeder. Ağabeyinin yanında eğitimine devam eden Nedvi Arapça, Urduca, Farsça ve İngilizce’yi öğrenir.
Yirmi yaşlarında Hindistan’da Nedvetü’l-Ulema’ya hoca olarak tayin edilen Nedvi burada etkili bir Arapça öğretimi yöntemi uygular ve başarılı olur. Bu okulda İslamî ilimleri de okutan Nedvi, bir süre sonra ilmî faaliyetlerinin yanında sosyal meselelere de yönelir, Cemaat-i İslamî ile tanışır. İçerde ve dışarıda birçok bölgeyi gezerek insanları irşad eder ve Müslümanların problemlerine İslamî çözümler üretmeye çalışır. Bu çalışmalarındaki gözlem ve tecrübelerinden yola çıkarak “Müslümanların Gerilemesi ile Dünya Neler Kaybetti”adlı kitabını yazar. İKRA Derneğimizin okuma listesinde de yer alan ve büyük beğeni toplayan bu eser birçok dile çevrilmiştir. Bu eser onun Hindistan’da ve İslam dünyasında tanınmasını sağlamıştır. 1961’den 1999 yılında vefatına kadar Nedvetü’l-Ulema’nın başkanlığını yapan Nedvî, günümüz İslam düşüncesinin oluşmasında büyük etkileri olan bir şahsiyettir. Müstesna soyu, âlim ve abid kişiliği, tasavvufi yaşamı ile derin tesirler bırakan Nedvi’nin geride bıraktığı bazı eserlerini şöylece sayabiliriz:
-İmam-ı Rabbani,
-İslam'ın Siyasi Yorumu,
-Hazreti Mevlana,
-Peygamberimizin Hayatı,
-Rahmet Peygamberi,
-Din ile Maddecilik Arasında Ezeli Savaş,
-Kitap ve Sünnet Işığında Dört Rükün,
-İslam Önderleri Tarihi.
İslam dünyasını gezerek konferanslar veren, birçok Müslüman kuruluşun oluşturulmasında emeği geçen ve onlarca sosyal faaliyetin içinde yer alan Nedvi; ilmî ve ahlakî kişiliğiyle örnek bir İslam âlimidir. Günümüz Müslümanlarının Kur’an ve sünnete her zamankinden daha çok bağlı olmaları gerektiğine inanan Nedvi’de güçlü bir tarih bilinci vardır. Müslümanların tarihlerini iyi bilmeleri gerektiğini ifade eden Nedvi bu amaçla hem çocuklar için hem de yetişkinler için siyer kitapları yazmıştır. Ayrıca yazdığı “İslam Önderleri Tarihi” adlı eseriyle tarihte iz bırakan önder Müslümanları günümüz Müslümanlarına tanıtmıştır. Hasen En-Nedvi’nin önemli vasıflarından biri de onun ufku ve vizyonudur. Müslümanların birlik ve kardeşliğine büyük önem veren Nedvi, farklı fikir, ekol ve isimleri bünyesinde eritebilmiş müstesna bir kişilik olmuştur. Bu yönüyle o, Müslümanlara hoşgörü ve zenginliği telkin etmiştir. Müslümanların günümüzde her alanda İslamî fikir ve davranışlarıyla var olmalarının gereğine dikkat çeken Nedvi, dünya-ahiret ve halvet-celvet dengesini iyi kurmayı tavsiye etmiştir. İlim ve ibadete büyük önem veren Nedvi, Müslümanlara günlük politika ve çekişmelerle meşgul olmak yerine ilmi tavsiye etmiştir. 1999 yılının ramazan ayında bir cuma gününde Kur’an okuyarak ruhunu Allah’a teslim eden Nedvi’yi rahmet ve minnetle anıyoruz.
Hayvanları ve köpekleri tok gezerken, vatandaşları açlıktan kıvranıyor, sarayları en nadide elbiselerle döşenirken, halkı çırılçıplak dolaşıyordu.
Öyle bir yerdeyim ki; ne gitmesi mümkün, ne kalması mümkün olan, öylece bir yerdeyim işte. Vazgeçmekle direnmek arasında, akla karanın tam ortasındayım. Kaybetmenin arifesinde, yeni bir hayatın eşiğindeyim. Kalsam canım yanacak, gitsem hayatım!
Yar
Yar Müslümanların Gerilemesiyle Dünya Neler Kaybetti'yi inceledi.
416 syf.
·10/10 puan
Kitabı çok beğendim
Okunması gereken bir kitap
Orta çağdan başlayarak dünya üzerindeki sistemleri tahlil ederek devam eden
İslamın doğuşu ve beraberinde getirdikleriyle
Ve daha sonrasında zayıflama dönemlerinde hasıl olan zaaflarımız
Avrupa'nın durumu iç dinamikleri hakkında bilgi veren akıcı ve batı kaynaklarından ciddi alıntılar yaparak işlenmiş harika bir kitap...
eslem
eslem Müslümanların Gerilemesiyle Dünya Neler Kaybetti'yi inceledi.
256 syf.
·30 günde·Puan vermedi
Okunmasını şiddetle tavsiye ettiğim kitaplardan biridir. Tarihi dönemleri orjinal bir şekilde değerlendirmiş Ebul Hasen En Nedvi.
Kitap okunduğunda üstünde bir çok yükümlülük hissediyorsun o kadar çok çalışması lazım ki müslümanın gece gündüz demeden dünyaya heva ve hevesine aldırmadan nefsini bir kenara atarak ....
İslam nizamının nasıl kurulacağını eğitim teknik ilim savunma bir çok açıdan ele almış Allah zâtı şahanelerinden razı olsun ..
HAYAT İMAN VE CİHATTIR....
102 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Kitabın isminden karşılıklı çatışmalı bir fikri ve ya düşünceyi çürütücü eser olacağını düşünüyordum ama öyle değil
Zaten ön söz de buna değinmiş.
Öncelikle evrensel dinin dört şartını madde madde açıklamış üstad. Peygamberin dini nasıl yaydığını hangi anlatmış. Peygamber sonrası dört halife ye onları yabancı yazarların ağzıyla aktarmış.
Kitabın sonuna doğru kapak konusuna geliyor.
Şianın imamiyet ve mezhep imam Şianın nasıl neler yaptığına peygamber dönemi ve sahabeleri onların içi ve dışının bir olmadığını söylediğini.
Özellikle humeyni nin devrimin den sonra müslüman dünyasının umutlu olduğunu, eski konuları yaraları deşmeyeceğini düşünürken, humeyni nin bunlara aldırmadığını ve ayrımcılık ehli sünnete karşı düşmanca davrandığını anlatır.
Kitabın içeriği bu ve buna benzer örneklerle geçer.
En nedvi nin şöyle bir çıkarımı da hoş ve kafaya yatkın diyor ki: şiaya göre peygamber dört kişi tebliği almış ve iman etmiştir madem diğer sahabeler ve Müslümanların imanında kusur var o vakit peygamber o zaman tebliği ya da daveti yapamamış mı?
Şianın dediği diğer konu da kuranın üçte ikisinin kayıp olması...
Şia imamlarının günahsız meleklerden üstün görmeleri
Peygamber efendimiz ile ilgili naatların olmaması olanların da hz.Ali ve ehlibeyt e yazılanların yanında sönük kalması..
Kendi eski İran inanç ve mistiklerin islama monte etmeleri...
Tabiki 3 halifeyi kabul etmemeleri ki bu konu herkes tarafından biliniyor.
İslami bir davet ve tebliği göremiyorum açıkçası Şia da.
islam dinine mensup insanları Şia etme amacı gütmüş yıllarca...
İslam aleminin içinde hep bir fitne olarak kalıyor.
En Nedvi şöyle diyor :
Pratik tecrübelerime ve kişisel araştırmalarıma dayanan bu tedirginlik beni bu satırları yazmaya zorlamıştır.

Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma. Bize katından bir rahmet bağışla. Muhakkak ki sen bol bol bağışlayansın.(ali İmran 8)
ebrar
ebrar Müslümanların Gerilemesiyle Dünya Neler Kaybetti'yi inceledi.
402 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Eser, üzerinde yaşadığımız dünyanın üstüne ilk İslâm ışıkları serpilmeden önceki manzarasını hızlı bir şekilde fakat açık olarak kısa çizgilerle belirtmekle başlıyor. Yayılıp uzanan dünyanın sinesinde yer alan toplumların şemasını işliyor ve putperest dinlerin bulunduğu milletlerin genel manzarasını gözler önüne seriyor.
Müellifin fırçasından çıkan bu tablo, koskoca dünyayı avucunuzun içine sığacak kadar küçülten eşsiz bir eserdir. Müellif problemleri ortaya koyarken gayet titiz ve hassas davranmış, gerçekleri gayet açık bir şekilde gözler önüne sermiştir. Tarafsızlık prensibini bir an olsun hatırından çıkarmamış, taassuptan uzak objektif bir tutum içinde hareket etmiştir. Ayrıca eski ve yeni, müslüman ve gayri müslim tarihçi ve araştırıcılara büyük yer vermiştir. Hâlbuki onların İslâm dinine ve İslâm dininin o devirde oynadığı role karşı oldukları meydandadır. Sonuç olarak müellif, olaylara daima objektif bir gözle bakmıştır.
Dünyanın üzerine çöken bu cehalet karanlığının yürekler acısı hazin manzarasını çizdikten sonra, İslâm'ın insanlığın kurtuluşundaki rolünü sunmaya çalışmıştır.

İslâm, kumanda mekanizmasını ele geçirmedikçe hareket edemez. Çünkü İslâm bir üstünlük akidesidir, bir kumanda nizamıdır; tâbi olmak değil, icat etme yoludur. Müslümanların gerilemeleri; bağlı bulundukları dinlerinin üzerlerine farz kıldığı kumanda mevkiinden uzaklaşmaları, İslâm'ın kendilerini zorunlu tuttuğu insanlığı koruma ideallerinden kopmaları ve her alanda dinlerinin emrettiği esaslardan ayrılmaları sebebiyle, İslâm'ın kumanda dizginlerini kaybettiği devir gelmektedir.

Bu eserde gözle görülür bir şekilde ortaya çıkan en bariz özellik; İslâm ruhunun uçsuz bucaksız ummanları andıran o geniş temellerine kadar inilip anlatılmasıdır. O bakımdan bu kitap, sadece dinî ve içtimaî sahadaki araştırmalara numune olmakla kalmıyor bilâkis İslâm açısından yazılmasıyla da gereken bir tarihe en güzel misal teşkil ediyor.
~
Böylesine kıymetli bir eseri okuma ve inceleme fırsatı bulduğum için sevinçliyim. Böyle bir eserden güzel bir duyguyla söz etmek ve gerçeği dile getirmek beni fazlasıyla mutlu etti.
"Hiç şüphesiz bunda kalbi olan ya da bir şahit olarak kulak veren kimse için elbette bir öğüt (zikir) vardır." Kaf, 37

Okumak, yaşamak ve anlatmak duasıyla.. kitapla kalın.
304 syf.
İmam Rabbani rahmetullahi aleyh, büyüklerimizden, önderlerimizden ve müttakilerimizden olan bir zât olarak bilinmesi gerekirken yalnızca bir tasavvuf eri, mürşidi olarak bilinen ve bu sebepten kendisine çokça haksızlık edilen bir Allah dostu. Hayatını tam anlamıyla dinine adayan, dinini geçindirmek için nefes alan bir âlim ve mütefekkir. Kitapta da torunlarından olan İmam Ebu’l Hasan Nedvi'nin kendisi hakkındaki araştırma ve iktibaslarını görüyoruz. Kitap çok yalın, satıh bir dille yazılmış, çok güzel bir bilgi birikimi sağlanmış, aktarım hem coğrafya hem tarih hem şahsiyet üzerinden yapılıyor. Kitapta duygulandıraacak, örneklik teşkil edecek günlük hayata uygulanabilecek çok güzel bir modellik bulmama karşın tasavvufi yoğunluğu sebebiyle bir miktar "zor" olduğunu düşünüyorum. Kitabı çeviren Nureddin Yıldız hoca olunca yer yer onun üslubuyla da karşılaşmak kaçınılmaz oluyor ve bu kitabın farklı bir dilde yazılmış olduğu düşüncesini alıp götürüyor. Tasavvufi veya akidevi bir alt yapınız yok ise kitabı bekletmenizi tavsiye ederim. Ehline ve meraklısına ise harika bir başvuru kitabı. Bereketli okumalar...
416 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Nedvi'nin ilk kitabı. Bu kitabı ilk defa Arapça olarak İslâm dünyasına yayıldığında, kitaplarıyla meşhur yazarlar bile hayranlıklarını gizleyemediler. Âdeta hatmedilir gibi okundu kitabı.
Karışmış zihinlere düzen getirdi. Kurumuş pınarlara su verdi. Müslümanların gerilemesiyle asıl kaybedenin dünya olduğunu belgeledi. Müslümanlara, biz neymişiz de haberimiz yokmuş, şuurunu kazandırdı.
Kitabın yazılmasının üzerinden yarım asırdan fazla bir zaman geçti. Hâlâ bir mücevher olarak okuyucularına hitap edebilen nadir kitaplar arasında yer almaktadır.
Kitap siyasi ve ekonomik boyutuyla cahiliye dönemini, cahiliyeden İslam'a geçişin sürecini, İslam medeniyetinin temel yapısını, gerilemenin nasıl başlayıp büyüdüğünü, Avrupa hâkimiyetinin temellerini, Avrupa'nın geleceğini, yeniden diriliş ve kurtuluşun nasıl olacağını belgeleriyle açıklayan bir kitap.
Bereketli okumalar dilerim.
126 syf.
·Puan vermedi
Medeniyet nedir?
Din ve Medeniyetin ortak paydaları var mıdır?
Hangisi daha özeldir?


Şüphesiz yıllardır duyduğumuz, İstiklal Marşımızda tek dişi kalmış canavar olarak tavsif edilen Medeniyet Türkiyede son birkaç yıldır revaçta.
(Esasen Tanzimat döneminden beri revaçta bu kavram)

Kimisi Medenileşmeli yani medeniyet haline gelmeliyiz diyerek batı kaynaklı bir takım pansuman tedbirleri öne sürerken İslamcı bir takım yazarlar da İslam Medeniyetinin en ihtişamlı zamanları olarak Gırnata, Endülüs ve Lahor'u gösteriyorlar.


Akla gelen bir soru:Hangi İslam Medeniyeti?
Yahut bize anlatılan hanlar, saraylar, tarihi yapılar ve ihtişamın hat safhada olduğu zamanlar ne kadar "İslami"?
İsraf denen kavram bu yapılarda nereye düşüyor?
Gösteriş için giyilen kıyafetler, bol keseden harcanan akçeler helal mi?
Ciddi bir eleştiri yapmak, soy kütüğümüze inmek mecburiyetindeyiz.
Ama hangi kıstaslara, sütunlara göre?
Yine ihtişam ve gösteriş mi merkezde olacak, yoksa Asrı saadeti kendimize mihenk taşı belleyip tartıyı ona göre mi kuracağız?


Böyle bir takım acı ama görmemiz, fikir alışverişinde bulunmamız gereken sorular var medeniyete dair.


İsmet Özel'in bi konuşması var bu konuda:
Medeniyet dediğimiz şeyin İslamla alakası olmadığını hatta Tasavvufun Medeniyet peyda olduktan sonra mecburen ortaya çıktığını söylüyor.Katılıyorum.Bir çok konuda İsmet Özel bir çok İslamcı yazara taş çıkarır. Diğerleri İslamcı, Özel Müslüman çünkü.


Kitab Hasan Nedvi'nin verdiği konferansın kitaplaştırılması ve eklemeler vesaireyle kemalleşmesinden ibaret. Hasan Nedvi'yi okumaya devam edeceğim. Alim, Mütefekkir, İslami fikrin taşıyıcısı fevkalade bir adam. Necip Fazıl'ın tüm iyi hasletlerini barındıran bir adam düşünün(fikri yapısı, kaleminin kuvveti, cesareti...)düşünün ki bir de alim olması beni cezbediyor.


Okumak ve hayata tatbik etmek...
İdeallerin idealine bağlanmak, seksen yaşına gelsen de ruhunu dipdiri tutmak. Ve teknikanın ,hissizliğin,sekülerizmin etrafımızı kuşattığı devirde İslam'ı ön kimlik olarak sahiplenmek başlı başına direniş, başlı başına savaş ve ben fıtratımda var olan, gençliğimden tevellüt eden bir takım uslanmaz duygularımı ötelerin ötesine bağlamak gayesindeyim.
Allah bize davanın şuuruna varmayı, mücahid yaşamayı ve mücahit olarak son nefesimizi vermeyi nasip etsin...


"Fikirde, sanatta, anlayışta, anlatışta, buluşta, tutuşta, dağıtışta, toplayışta ve nihayet yaşanmaya değer hayatın ölçülerini billûrlaştırma işinde dünyanın en büyük adamı olmak isterdim; nefsim için değil de, sırf O'nun ümmetinden en hakîr ferde düşen liyakat payını ve üstünlük derecesini göstermek için."
Onur Can
Onur Can Müslümanların Gerilemesiyle Dünya Neler Kaybetti'yi inceledi.
416 syf.
·29 günde·Puan vermedi
Çok Kamsamlı Bir Kitap.Müslüman Olan,Olmayan Medeniyetlerin IV.Yüzyıldaki İnanvı Yaşantıyı, Görenekleri Apaçık Belirtiyor.
Bir Hindistana, Bir Arap Yarım Adasına, Bir Roma İmparatorluğuna Götürdü.
Bilinizki Müslümanlığın Tekrar Yükselişi Anadoludaki Bozulmayan İslamdan Olacaktır!!
Enes Genç
Enes Genç Müslümanların Gerilemesiyle Dünya Neler Kaybetti'yi inceledi.
416 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Kitap öncelikle ismiyle dikkatimi cezbetmişti. Kitabı kütüphaneden temin edip okumaya başlayınca bırakamadım. Dünya tarihi hakkında ne arıyorsanız bu kitapta bulabilirsiniz. Roma Medeniyeti, Mısır Firavunları, İran Kisraları, Hint Kültürü, Kast sistemi Ve İslam Medeniyeti. Süreci çok sürükleyici bir üslupla anlatmış Nedvi Hocamız. Kitabın önsözüne bir çok öncü şahsiyet ve alimler not düşmüş. Muhakkak okuyun derim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ebu’l Hasan Nedvi
Tam adı:
Ebu'l Hasen Ali En-Nedvi, Ebu'l Hasan Ali El-Haseni En-Nedvi
Unvan:
Hintli İslam Alimi
Doğum:
Hindistan, 1914
Ölüm:
1999
Hindistan’da dünyaya gelen Ebu’l Hasen En-Nedvi’nin soyu Hz. Ali’ye kadar uzanır. İlim sahibi bir ailede yetişen Nedvi, küçük yaşlardan itibaren ilim ve kitaplarla meşgul olmaya başlar. İlk eğitimini aile çevresinde alır ve 9 yaşında babasını kaybeder. Ağabeyinin yanında eğitimine devam eden Nedvi Arapça, Urduca, Farsça ve İngilizce’yi öğrenir.
Yirmi yaşlarında Hindistan’da Nedvetü’l-Ulema’ya hoca olarak tayin edilen Nedvi burada etkili bir Arapça öğretimi yöntemi uygular ve başarılı olur. Bu okulda İslamî ilimleri de okutan Nedvi, bir süre sonra ilmî faaliyetlerinin yanında sosyal meselelere de yönelir, Cemaat-i İslamî ile tanışır. İçerde ve dışarıda birçok bölgeyi gezerek insanları irşad eder ve Müslümanların problemlerine İslamî çözümler üretmeye çalışır. Bu çalışmalarındaki gözlem ve tecrübelerinden yola çıkarak “Müslümanların Gerilemesi ile Dünya Neler Kaybetti”adlı kitabını yazar. İKRA Derneğimizin okuma listesinde de yer alan ve büyük beğeni toplayan bu eser birçok dile çevrilmiştir. Bu eser onun Hindistan’da ve İslam dünyasında tanınmasını sağlamıştır. 1961’den 1999 yılında vefatına kadar Nedvetü’l-Ulema’nın başkanlığını yapan Nedvî, günümüz İslam düşüncesinin oluşmasında büyük etkileri olan bir şahsiyettir. Müstesna soyu, âlim ve abid kişiliği, tasavvufi yaşamı ile derin tesirler bırakan Nedvi’nin geride bıraktığı bazı eserlerini şöylece sayabiliriz:
-İmam-ı Rabbani,
-İslam'ın Siyasi Yorumu,
-Hazreti Mevlana,
-Peygamberimizin Hayatı,
-Rahmet Peygamberi,
-Din ile Maddecilik Arasında Ezeli Savaş,
-Kitap ve Sünnet Işığında Dört Rükün,
-İslam Önderleri Tarihi.
İslam dünyasını gezerek konferanslar veren, birçok Müslüman kuruluşun oluşturulmasında emeği geçen ve onlarca sosyal faaliyetin içinde yer alan Nedvi; ilmî ve ahlakî kişiliğiyle örnek bir İslam âlimidir. Günümüz Müslümanlarının Kur’an ve sünnete her zamankinden daha çok bağlı olmaları gerektiğine inanan Nedvi’de güçlü bir tarih bilinci vardır. Müslümanların tarihlerini iyi bilmeleri gerektiğini ifade eden Nedvi bu amaçla hem çocuklar için hem de yetişkinler için siyer kitapları yazmıştır. Ayrıca yazdığı “İslam Önderleri Tarihi” adlı eseriyle tarihte iz bırakan önder Müslümanları günümüz Müslümanlarına tanıtmıştır. Hasen En-Nedvi’nin önemli vasıflarından biri de onun ufku ve vizyonudur. Müslümanların birlik ve kardeşliğine büyük önem veren Nedvi, farklı fikir, ekol ve isimleri bünyesinde eritebilmiş müstesna bir kişilik olmuştur. Bu yönüyle o, Müslümanlara hoşgörü ve zenginliği telkin etmiştir. Müslümanların günümüzde her alanda İslamî fikir ve davranışlarıyla var olmalarının gereğine dikkat çeken Nedvi, dünya-ahiret ve halvet-celvet dengesini iyi kurmayı tavsiye etmiştir. İlim ve ibadete büyük önem veren Nedvi, Müslümanlara günlük politika ve çekişmelerle meşgul olmak yerine ilmi tavsiye etmiştir. 1999 yılının ramazan ayında bir cuma gününde Kur’an okuyarak ruhunu Allah’a teslim eden Nedvi’yi rahmet ve minnetle anıyoruz.

Yazar istatistikleri

  • 161 okur beğendi.
  • 1.036 okur okudu.
  • 90 okur okuyor.
  • 638 okur okuyacak.
  • 52 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları