İbn Rüşd

İbn Rüşd

Yazar
7.8/10
33 Kişi
·
161
Okunma
·
80
Beğeni
·
7346
Gösterim
Adı:
İbn Rüşd
Tam adı:
Ebū 'l-Velīd Muḥammed ibn Aḥmed ibn Muḥammed ibn Rüşd
Unvan:
Endülüslü-Arap Felsefeci, Hekim, Fıkıhcı, Matematikçi ve Tıpçı.
Doğum:
Kurtuba, 14 Nisan 1126
Ölüm:
Marakeş, Fas, 10 Aralık 1198
İbn-i Rüşd ( Arapça: ابن رشد; Künyesi Ebū 'l-Velīd Muḥammed ibn Aḥmed ibn Muḥammed ibn Rüşd ابوالوليد محمد بن احمد بن محمد بن رشد; Latince: Averroes, d. 14 Nisan 1126 - ö. 10 Aralık 1198), Endülüslü-Arap felsefeci, hekim, fıkıhcı, matematikçi ve tıpçı. Kurtuba'da doğdu ve Marakeş, Fas'ta öldü. İbn-i Rüşd'e göre biricik filozof Aristo'ydu. İbn-i Rüşd en çok Aristo'nun eserlerinden yaptığı, bugün Batı'da pek çoğu unutulmuş, tercüme ve şerhleriyle ünlüdür. 1150'den önce Avrupa'da Aristo'nun eserlerinin birkaç tercümesinden başkası yoktu ve bunlar da din adamlarınca rağbet görüp, incelenmiyorlardı. Batı'da Aristo'nun mirasının yeniden keşfedilmesi, İbn-i Rüşd'ün eserlerinin 12. yüzyıl başlarında Latince'ye tercümesiyle başlamıştır. İbn Rüşd'ün Aristo üzerine çalışmaları otuz yıllık bir dönemi kapsar ve bu dönem içinde, erişemediği "Politika" dışında bütün eserlerine şerhler yazmıştır. Eserlerinin İbranice tercümeleri de, İbrani Felsefesi üzerinde kalıcı bir etki bırakmıştır. İbn Rüşd'ün düşünceleri, Hıristiyan skolastik gelenekten, Aristo'nun mantık çalışmalarına değer veren [Brabant'lı Siger], Thomas Aquinas ve bilhassa Paris Üniversitesi'ndeki diğerleri tarafından özümsenmiştir. Thomas Aquinas gibi meşhur skolastik filozoflar, ona ismi yerine "Şârih" (Yorumcu) ve Aristo'ya da "Filozof" diyerek yüksek derecede önem veriyorlardı. İslam dünyasında bir okul bırakmamış ve ölümü Endülüs'teki serbest düşünce hayatının sonunu işaret etmiştir. Orta Çağ'ın Avrupalı skolastiklerinin kendisine gösterdikleri saygıdan ötürü, Dante İbn Rüşd'ü İlahi Komedya'da diğer büyük pagan filozoflarla beraber, "iltifatın üne borçlu olunduğu" Limbo'da öne sürmüştür.
Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur, içten bir güçle kırılırsa yaşam başlar; zira sahih dönüşümler hep içten gelir. İbn Rüşd
Şeriatın gayesi halkı umumi bilgi sahibi yapmak değildir. Dinin maksadı halkı amel ve ahlak sahibi yapmak ve faziletli kılmaktır. Dünya ve kainat üzerinde düşünmeye davet edilmesinden maksat da eşyayı tanımak değil, Allah'ı bilmektir.
Allah, cüzi ve külli her şeyi bizzat idare etse, alemdeki şerrin ondan sadır olması lazım gelir. Halbuki Allah'tan sadece hayr sâdır olur. Şer Tabiat Kanunu'na aykırı hareket eden ve ona karşı gelen insandan veya eşyadan sâdır olur. Şer, tabiî ama ârızî bir neticedir. Hayr ise hem tabiî hem de aslîdir.
İbn Rüşd
Sayfa 35 - Dergâh/ "Bizzat her şeyi idare etse" cümlesi yanlış anlaşılmamalı, Allah sadece hayr yaratır ancak bu hayrı, insanlık şerre dönüştürerek yok eder.
İbni Rüşd, İbni Sina'yı ne tam filozof ne de tam kelamcı olarak görüyor, ikisi arasında bir durumda sayıyor. Gazali'nin kafir diye damgaladığı İbni Sina, İbni Rüşd'den de ibra alamamıştı.
Unutmamak lazım ki, aklın hislere hakim olmasına saadet denir. Düşüncesi duygusuna galip hakim olan kimse mesut ve bahtiyardır. Akıllı zeki fertler, cemiyet ve milletler daima hissli ve heyecanlı fertlere, cemiyetlere, milletlere galip ve hakim olagelmişlerdir. Zira dünyada gerçek güç akıl, fikir ve ilim kuvvetidir..
99 syf.
·11 günde·Puan vermedi
İbn-i Rüşd kitapları ağır bir lisana ait. Fakat güzel kitaplari var. Kitapta daha cok felsefeye ait bilgiler bulunuyor. Bazı felsefe alimlerinin fikirlerini yorumlamis.
266 syf.
Din de hakikat felsefe de hakikat zira iki hakikat birbirine zıt olmaz düşüncesi ile felsefe ve dini ilişkilendirmeye çalışmış olan endülüslü islam alimi hayatının son demlerinde hakketmediği ile karşılaşarak önemli mevkilerde iken iftiraya maruz malarak zındık ve dinsiz olarak telakki edilmiş ömrünün sonlarında kurtubada cami önünde oturup insanlar yüzüne tükürerek geçmişlerdir...
240 syf.
·7/10
İbn Rüşd kitabını üç makale ya da üç bölüm halinde sunmuştur. Birinci bölümde Platon'un 'erdemli kent modelini' ve bu kentin inşası için gerekli gerekli olan koşulları, ikinci bölümde 'erdemli kent'in yöneticisinde bulunması zorunlu olan özellikleri, üçüncü bölümde ise, 'siyaset' (ya da devlet düzeni) türlerini vermiş, bunlar ve bunların yöneticileri hakkında karşılaştırmalar yapmıştır.
İbn Rüşd bu eseri ile Platon'dan ayrıldığı en önemli nokta 'insan iradesi'nin önemi insana özgü olan şeylerde doğal determinizmin söz konusu olmayacağı, 'erdemli kenti'in gerçekleşmesinin. Platon'un sunduğu yol başta olmak üzere, birden çok yolunun olabileceği, bu konuda Platon kadar kötümser değil.
Bu eser Platonun 'Devlet' adlı eserini şerh(açıklama) niteliği taşımakla beraber İbn Rüşd ideal devlet düzeni hakkındaki Platon ile hemfikir olduğu düşünceleri ve Platondan ayrıldığı, farklı düşündüğü konuları ele almıştır.
Kitap'ta kullandığı dile ve üsluba gelince gayet sade ve akıcı bir dili vardır bu yönüyle tüm okur kitlesine hitap eden bir yapısı var..
280 syf.
·5/10
İslam dünyasındaki hararetli tartışmaların başında gelir bu mevzu: vahiy mi, akıl mı?
yoksa hem vahiy hem akıl mı? İslam dünyası, Gazali hazretlerini öne çıkarırken, İbni Rüşdü biraz geri plana atmıştır. Onun düşünceye önem vermesi hoş karşılanmaz. Bu kitap da kısaca İbni Rüşd ve İslam dünyasındaki bu gerilimi anlatıyor. Şunu belirteyim: din-felsefe alanında entelekt düzeyde tartışacak bilgim olmadığından incelememde yanılma payım vardır. Onun ışında 5/10 veririm. Okumanızı tavsiye etmem.
%45 (44/99)
Halk kütüphanesinde İbn Rüşd'e ait İlim üzerine,Akıl Üzerine,Hayat Üzerine diye devam eden bir seriyi görünce merak edip İlim Üzerine adlı eseri raftan aldım.Birisinin kazara kapıyı üzerime kilitlemesi sonucu içeride mahsur kalınca görevliler gelene kadar oturup okuma fırsatı buldum.İlk defa böyle bir eser okuyacağım için heyecanlıydım.
Bir de ne göreyim.Kitabın İbn Rüşd ile hiç alakası yok.Hani kitabın adı ilim üzerine diye içerisinde ilim,irfan öğrenmeye dair bahis konusu bulunacağını düşünmüştüm.Bu kitabın ilim ile de bir alakası yok.
Peki ne anlatıyor kitap diyeceksiniz.İlk on yedi sayfada İbni Rüşd'ün kısa bir biyografisi var.Sonrasında İbni Rüşdün Eşarilerle çeliştiği görüşlere değinilmiş.Bu ilk kısım biraz ağır kaçtı.Sonrasında Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin görüşlerinin İbni Rüşd'e benzediğine değinilmiş.On yedinci sayfadan sonra İbni Rüşd tamamen devreden çıkarılarak Bediüzzaman'ın yaratılış hakikati hakkındaki görüşleri açıklanmış.Kitabın yazarı meçhul onu da söyleyeyim.Baştaki künye sayfasında Doç.dr.İsmail Doğan diye bir editör ismi var ama kitabı bu editörün yazdığına dair bir ipucu bulunmuyor.
Kitabın içerisinde bir sineğin nasıl yaratıldığına dair bilgi veriliyor.Yaratmanın ne denli zor bir sanat olduğuna dair teferruattan bahsediliyor.Önce Risaley-i Nurdan alıntı yapılıp sonra meçhul yazar tarafından anlatılmak istenen açıklanıyor ve bu şekilde uzun uzadıya devam ediyor.Bu kadar emek verilmiş bari daha münasip bir isimle ve gizemli yazarın kendi ismiyle okuyucuya sunulsaydı daha yararlı olurdu.Bu şekilde biraz kandırmaca gibi olmuş.Sonra kırkıncı sayfadan sonra anlatım karmaşası başlıyor.Söyleyenin kim olduğu tam olarak anlaşılamıyor.
205 syf.
Kitap içerik olarak oldukça güzel bordo siyah yayınlarından çıktığı için fiyatı uygun fakat font boyutu ufak, bu biraz sıkıntı. Çevirmen giriş kısmında İbn Rüşd ve eserinden oldukça güzel bahsetmiş. Fakat eserin aslı kayıp ve uzunca bi süre sonra iki yabancı çevirisine ulaşılıyor ve bu karışıklıktan dolayı biraz sıkıntı çıkıyor zaten bunu kitabı okurken dipnotlar kısmında fazlasıyla açıklamışlar. Bu kitabın öncesinde bence Platon'un Devlet kitabı (mümkünse İş Bankası yayınlarından olanı) okunmalı sonrasında ise Farabi'nin ideal devleti anlattığı Medinetül Fazılası. Birde kitapta hangi görüşler hakikaten İbn Rüşd'e ait hangileri değil böyle bi sıkıntı var.
552 syf.
·7/10
Kitap oldukça ağır, iyi anlamak için eski yunan felsefesini, ibn-i Sina'nın fikirlerini, İbni Sina ve eski yunan filozoflarını eleştiren Gazali'yi iyi bilmek gerekir. Kitapta Gazali'nin filozofları eleştirdiği noktalara İbni Rüşd Gazaliyi eleştirerek yanıtlar veriyor. Konular karmaşık, her ne kadar Yaratılış-Alem-Allah-Varlıklar-İnsan-İrade-İllet-Araz-Cevher ile ilgili olsa da Kuran'a verilen referansların az olduğunu düşünüyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
İbn Rüşd
Tam adı:
Ebū 'l-Velīd Muḥammed ibn Aḥmed ibn Muḥammed ibn Rüşd
Unvan:
Endülüslü-Arap Felsefeci, Hekim, Fıkıhcı, Matematikçi ve Tıpçı.
Doğum:
Kurtuba, 14 Nisan 1126
Ölüm:
Marakeş, Fas, 10 Aralık 1198
İbn-i Rüşd ( Arapça: ابن رشد; Künyesi Ebū 'l-Velīd Muḥammed ibn Aḥmed ibn Muḥammed ibn Rüşd ابوالوليد محمد بن احمد بن محمد بن رشد; Latince: Averroes, d. 14 Nisan 1126 - ö. 10 Aralık 1198), Endülüslü-Arap felsefeci, hekim, fıkıhcı, matematikçi ve tıpçı. Kurtuba'da doğdu ve Marakeş, Fas'ta öldü. İbn-i Rüşd'e göre biricik filozof Aristo'ydu. İbn-i Rüşd en çok Aristo'nun eserlerinden yaptığı, bugün Batı'da pek çoğu unutulmuş, tercüme ve şerhleriyle ünlüdür. 1150'den önce Avrupa'da Aristo'nun eserlerinin birkaç tercümesinden başkası yoktu ve bunlar da din adamlarınca rağbet görüp, incelenmiyorlardı. Batı'da Aristo'nun mirasının yeniden keşfedilmesi, İbn-i Rüşd'ün eserlerinin 12. yüzyıl başlarında Latince'ye tercümesiyle başlamıştır. İbn Rüşd'ün Aristo üzerine çalışmaları otuz yıllık bir dönemi kapsar ve bu dönem içinde, erişemediği "Politika" dışında bütün eserlerine şerhler yazmıştır. Eserlerinin İbranice tercümeleri de, İbrani Felsefesi üzerinde kalıcı bir etki bırakmıştır. İbn Rüşd'ün düşünceleri, Hıristiyan skolastik gelenekten, Aristo'nun mantık çalışmalarına değer veren [Brabant'lı Siger], Thomas Aquinas ve bilhassa Paris Üniversitesi'ndeki diğerleri tarafından özümsenmiştir. Thomas Aquinas gibi meşhur skolastik filozoflar, ona ismi yerine "Şârih" (Yorumcu) ve Aristo'ya da "Filozof" diyerek yüksek derecede önem veriyorlardı. İslam dünyasında bir okul bırakmamış ve ölümü Endülüs'teki serbest düşünce hayatının sonunu işaret etmiştir. Orta Çağ'ın Avrupalı skolastiklerinin kendisine gösterdikleri saygıdan ötürü, Dante İbn Rüşd'ü İlahi Komedya'da diğer büyük pagan filozoflarla beraber, "iltifatın üne borçlu olunduğu" Limbo'da öne sürmüştür.

Yazar istatistikleri

  • 80 okur beğendi.
  • 161 okur okudu.
  • 16 okur okuyor.
  • 308 okur okuyacak.
  • 11 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları