Türk milletine, Türk Cumhuriyeti devletine karşı yapmaya mecbur olduğumuz ödevler bitmemiştir ve bitmeyecektir.
Bu dünyadan göçerek Türk milletine veda edeceklerin, çocuklarına, kendinden sonra yaşayacaklara son sözü şu olmalıdır:
"Benim, Türk milletine, Türk Cumhuriyeti'ne, Türklüğün geleceğine ait
ödevlerim bitmemiştir; siz onları tamamlayacaksınız. Siz de sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz."
Bu sözler bir ferdin değil, bir Türk ulusu duygusunun ifadesidir. Bunu, her
Türk bir parola gibi kendinden sonrakilere devamlı olarak tekrar etmekle son nefesini verecektir.
Her Türk ferdinin son nefesi, Türk ulusunun nefesinin sönmeyeceğini, onun ebedi olduğunu göstermelidir.
Yüksel Türk, senin için yüksekliğin sınırı yoktur. İşte parola budur.
1 Aralık 1935
59. Yıldönümlerini Kutlayan Mülkiyelilerin Telgrafına Cevap
(ATABE, c.28, s.141; Cumhurbaşkanlığı Arşivi, A: IV-II, D: 59,
F: 45-2/9'dan aktaran: Ahmet Bekir Palazoğlu, Başöğretmen Atatürk
(1928-1938), c.2, s.836-837, 1095-1102; Ulus, 12 Aralık 1935, No: 5166,
s.1, 5; Kurun, 12 Aralık 1935, No: 6438-378, s.3; Tan, 12 Aralık 1935,
No: 234-3537, s.7; Akşam, 12 Aralık 1935, No: 6162, s.2; Son Posta,
12 Aralık 1935, No: 1927, s.1, 6; Atatürk'ün Tamim, Telgraf ve
Beyannameleri IV, s.575-576)