......
O zamanki hocalar bunu yaparlardı, öğrencileriyle okul dışında da görüşürlerdi, küçük gruplar halinde evlerine çağırırlardı, öğrencilerini önemserlerdi,değer verirlerdi, gelecekleri ile ilgilenirlerdi
Şimdikiler gibi -ben de kısmen dahil-
ver dersini git; derste öğrencilerine elli yıl önce yapılmış araştırmaları, otuz yıl önce yayımlanmış istatistikleri, sonuç sayfaları yazılmamış, eksik gedik raporları kakala;okuma listesi vermesen de olur; dersin güncel olmasa da olur; sen kendin Türkçe dışında bir dilde yazılmış tek bir kitap okumamış olsan da olur; kırk yılda bir adım bile ileri gitmemiş olsan da olur; geri gitmiş olsan bile olur; maksat kapıda hoca yazsın;
biat et yeter;
kabul et yeter;
sus, otur, bakma, duyma, her şey yağmalanırken gözlerini kapat yeter;
para karşılığı rapor yaz yeter;
senin görevin her türden kalın adamların paraya çok benzeyen sesi olmak, bu sana yeter;değildiler.
O zamanlar öğrencilerine bir harf öğretmek için çırpınan hocalar alay konusu olmazlardı.
Sayfa / 66