Yaşamak bir iyilik yarışında yer almaktır. Yarışta olan kazanmak ister. Biz de bu fani hayatımızda günlük hayatın dipsiz kuyu gürültüsü içerisinde kalbimizi kaybetmeden ve sesine sağır kalmadan gece gündüz bu yarış için mücadele edelim. Kötü olaylara ve kötü insanlara algı dünyamızı kapatıp, hakemin seyirciler olmadığının bilinciyle gayretimizi gösterip, mücadelemizi verip yarıştan çekilmemeye ve hatta bir şekilde dereceye girmeye çalışalım. Nasıl olsa bitecek bir şekilde bu ömür, iyilik yarışının mağlupları olarak değil galipleri olarak bitirelim.
Kim Allah'tan başkasını, Allah için olmayan biçim ve Allah'a ibadete yardımcı da olmayan bir şekilde severse, Allah'ın huzuruna çıkmadan daha bu dünyada iken o sevdiği ile azaplandırılır.
Bedenin hasta olması gibi kalp de hasta olur.
Şifası ise, tevbe ve korunmadır.
Aynanın paslanması gibi kalp de paslanır.
Onu tekrar parlatacak cilâ ise, zikirdir.
Bedenin çıplak kalması gibi kalp de çıplak kalır.
Onun elbisesi ise, takvadır.
Bedenin acıkması ve susaması gibi kalp de acıkır ve susar.
Onun yiyecek ve içeceği ise, Allah'ı bilmek, sevmek, O'na güvenip dayanmak, O'na yönelip bağlanmak ve hizmet etmektir.
Namaz teslimiyetin zirvesidir. Görünmeyene imanın etkisi namazda zirve yapar. Beş vakit namazla bizden istenen, beş vakitte yaşanan etkiyi her vakte taşımak, her hadise karşısında namazda olma bilinciyle durmaktır.