*HİCRET - 5* *Medine'ye hoş geldin, şeref verir davetin* Peygamber efendimiz "aleyhissalâtü vesselâm" ve Hazret-i Ebû Bekr yollarına devâm ederek mîlâdın 622. senesi Eylülün yirminci ve Rebiülevvelin sekizinci Pazartesi günü Medîne yakınlarındaki Kubâ köyüne vardılar. Bugün Müslümanların hicrî güneş yılının başlangıcı oldu. Birkaç gün burada kalan Peygamberimiz ilk iş olarak Kubâ Mescidini yaptı. Rebiülevvelin 12. Cumâ günü Medîne şehrine doğru yola çıktı. Rânûna Vâdisinden geçerken, öğle vakti olmuştu. Burada ilk Cumâ namazını kıldı ve ilk hutbeyi okudu. Namazdan sonra her ikisi ve yanındakiler develerine bindi ve Medîne'nin yolunu tuttular. Medîne halkı, Peygamberimizin mübârek yüzünü görebilme heyecanıyla, yolları kaplamış ve bayram sevinci yaşıyordu. Enes bin Mâlik, Peygamberimizin Medîne'ye girdiği günden daha güzel ve neşeli bir gün görmediğini ifâde eder. Kadınlar ve çocuklar hep bir ağızdan: *Seniyyet-ül-Vedâ'dan, Bedr doğdu üstümüze,* *Hakka dâvet ettikçe, şükr vâcib oldu bize* *Sen bize gönderildin, Emrullahı getirdin* *Medîne'ye hoş geldin, şeref verir dâvetin* diyerek, kasîdeler söylüyorlardı. Medîne halkı görülmemiş bir tezâhüratta bulunuyor, herkes; "Bize buyrun, yâ Resûlallah!" diyerek, Peygamber efendimizi evlerine dâvet ediyorlardı. Resûl-i ekrem efendimiz devesini serbest bıraktı. Deve ilk defâ iki yetime âit bir arsaya çöktü ve çok durmadan kalktı. Biraz yürüdükten sonra tekrar aynı yere çöktü. Burası Peygamber efendimizin dayıları olan Neccâroğullarından Ebû Eyyûb-i Ensârî hazretlerinin evine yakındı. Peygamberimiz, bu zâta misâfir oldu. Ensâr (Medîneli Müslümanlar) dîni için vatanını terk eden muhâcir kardeşlerini barındırdı, evlerine misâfir etti, iş buldu, mülklerinden yer verdi ve her yardımı yaptı. -devamı var- *Huzur
Alıntı
➡️ *Kurban edilmek istenen, İsmail aleyhisselamdı* 📆 (Osman Ünlü Hocanın 16.06.2026 tarihli yazısı) *Sual: Peygamber Efendimizin Medine'ye hicreti nasıl olmuştur, İslâm tarihinde bu hicretin önemi nedir?* *Cevap:* Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), tarihçilere göre miladın 622 senesinde, Allahü teâlânın emri ile, Mekke'den Medine'ye gitti ve bu yolculuğuna Hicret denir. Cebrâîl aleyhisselam, Peygamber Efendimize gelip; *(Bu gece, kâfirler seni öldürmeye karar verdi. Bu gece, Ali'yi yatağına yatır ve Ebu Bekir ile, Medine'ye hicret et!)* dedi. Hazret-i Ali o zaman yirmiüç yaşında idi ve Peygamber Efendimize; “Bin canım da olsa, senin yoluna fedadır” diyerek yatağa girdi. Resulullah Efendimiz Safer ayının 27. Perşembe gecesi kapıdan çıkıp, Yasîn suresinin başından 12 âyet okuyup, müşriklerin aralarından geçip gitti. Öğle vakti hazret-i Ebu Bekr'in evine gidip; *-Bu gece Medine'ye hicret etmeye emir aldım buyurdu.* Şevâhid-ün Nübüvve katibında, *Hicret* şöyle anlatılmaktadır: “Resulullah Efendimize Mekke'den Medine'ye hicret etmesi bildirildiği zaman, bi'setin, Peygamberliğin 14. senesi idi. Mekke'den ayrıldığı gece, Kureyş müşrikleri aralarında, Resulullah Efendimizi öldürmek için anlaştılar. Gece uyku vakti gelince, Resulullah Efendimizin kapısının önünde toplanıp, uyusun da öldürelim diye beklemeye başladılar. O gece Yâsîn suresinin ilk ayetleri nâzil oldu. Resulullah Efendimiz yerden bir avuç toprak aldı ve meâli; *(Önlerinden bir set ve arkalarından bir set çektik de onları kapattık, artık göremezler)* olan Yâsîn suresi 9. âyetini üzerlerine okuyarak ve elindeki toprağı da başlarına saçarak, aralarından geçip gitti... Resulullah Efendimiz Sevr mağarasının içine girer girmez, o gece mağaranın kapısının önünde bir ağaç yeşerdi. İki yabani
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
*HİCRİ YENİ SENENİZİ (1448) TEBRİK EDERİZ EFENDİM* Dîn-i İslama hizmeti ve Ehl-i sünneti anlatmağı şiar edinen *Huzur Pınarı* *1 Muharrem 1424* de, 24 sene evvel kuruldu.. Hergün yenilenerek ve büyüyerek hizmetini sürdürmektedir. Müstecâb dualarınızı istirhâm ederiz efendim. ---------------------------------------------------------- Muharremin ilk 10 gün ve geceleri de, mübârek gün ve gecelerdendir. ---------------------------------------------------------- *1448 hicrî yeni senenizi tebrik ederiz efendim.* ---------------------------------------------------------- Muharrem ayı, İslâm kamerî senesinin birinci ayı ve Kur'ân-ı kerîmde kıymet verilen 4 aydan biridir. Muharrem ayının birinci gecesi, Müslümanların kamerî yılbaşı gecesidir. Hicrî Kamerî Takvimde; Muhammed aleyhisselâmın, Mekke'den Medine'ye hicret ettiği sene, başlangıç kabul edilir. Muharrem ayının bir'i olan ilk kamerî senebaşı, milâdî 622 yılının temmuz ayının, 16'sına rastlayan cuma günü idi. Müslümanlar yılbaşı gecelerinde ve günlerinde müsâfeha ederek, telefonla veya mektup yazarak tebrikleşirler. Birbirlerini ziyaret eder ve hediye verirler. Yılbaşını dergi ve gazete ilânlarıyla kutlarlar. Yeni yılın, birbirlerine ve bütün Müslümanlara hayırlı ve bereketli olması için duâ ederler. Büyükleri, akrabayı, âlimleri evinde ziyaret edip duâlarını alırlar. Bugün de, bayram gibi temiz giyinip, fakirlere sadaka verirler. Muharremin ilk 10 gün ve geceleri de, mübârek gün ve gecelerdendir. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: *"Bir kimse, Muharrem ayının ilk günü, aşağıdaki duâyı 3 defa okursa, Allahü teâlâ o kimseyi, gelecek Muharrem ayına kadar bütün belâlardan emin kılar.* Elhamdülillâhi Rabbi'l-âlemîn. Vassalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn. Allahümme
Alıntı
*HİCRİ YENİ SENENİZİ (1448) TEBRİK EDERİZ EFENDİM* Dîn-i İslama hizmeti ve Ehl-i sünneti anlatmağı şiar edinen *Huzur Pınarı* *1 Muharrem 1424* de, 24 sene evvel kuruldu.. Hergün yenilenerek ve büyüyerek hizmetini sürdürmektedir. Müstecâb dualarınızı istirhâm ederiz efendim. ---------------------------------------------------------- Muharremin ilk 10 gün ve geceleri de, mübârek gün ve gecelerdendir. ---------------------------------------------------------- *1448 hicrî yeni senenizi tebrik ederiz efendim.* ---------------------------------------------------------- Muharrem ayı, İslâm kamerî senesinin birinci ayı ve Kur'ân-ı kerîmde kıymet verilen 4 aydan biridir. Muharrem ayının birinci gecesi, Müslümanların kamerî yılbaşı gecesidir. Hicrî Kamerî Takvimde; Muhammed aleyhisselâmın, Mekke'den Medine'ye hicret ettiği sene, başlangıç kabul edilir. Muharrem ayının bir'i olan ilk kamerî senebaşı, milâdî 622 yılının temmuz ayının, 16'sına rastlayan cuma günü idi. Müslümanlar yılbaşı gecelerinde ve günlerinde müsâfeha ederek, telefonla veya mektup yazarak tebrikleşirler. Birbirlerini ziyaret eder ve hediye verirler. Yılbaşını dergi ve gazete ilânlarıyla kutlarlar. Yeni yılın, birbirlerine ve bütün Müslümanlara hayırlı ve bereketli olması için duâ ederler. Büyükleri, akrabayı, âlimleri evinde ziyaret edip duâlarını alırlar. Bugün de, bayram gibi temiz giyinip, fakirlere sadaka verirler. Muharremin ilk 10 gün ve geceleri de, mübârek gün ve gecelerdendir. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: *"Bir kimse, Muharrem ayının ilk günü, aşağıdaki duâyı 3 defa okursa, Allahü teâlâ o kimseyi, gelecek Muharrem ayına kadar bütün belâlardan emin kılar.* Elhamdülillâhi Rabbi'l-âlemîn. Vassalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn. Allahümme
Alıntı
Fatih'in Babası olan SULTAN 2. MURAD HAN'ı doğumunun 622. Yıl dönümünde Rahmetle anıyoruz.. 16 haziran 1404 - 3 şubat 1451
Tarihsel ve Manevi Dönüşüm: "Yesrib'den Medine'ye" Bu kelimenin ruhunu en iyi anlatan olay, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) göç ettiği şehre bu ismi vermesidir. O dönemde o coğrafyanın adı Yesrib idi. Yesrib; "hastalık, kınama, karmaşa ve düzensizlik" gibi olumsuz anlamlara geliyordu. Evs ve Hazreç kabileleri yıllarca burada birbirini tüketmişti. Ne zaman ki oraya bir "hukuk" (Medine Sözleşmesi) ve bir "adalet anlayışı" geldi; şehrin adı Medinetü'l-Münevvere (Aydınlanmış/Nur yüzlü Şehir) oldu. Medine, sadece sosyolojik bir şehir değil, tam anlamıyla kurumsal ve hukuki bir devlet yapılanmasıdır. Hatta siyaset bilimi ve tarih perspektifinden bakıldığında, sıfırdan inşa edilmiş muazzam bir "toplumsal sözleşme" devletidir. Bu yapılanmanın sıradan bir kabile ittifakından çıkıp gerçek bir devlet yapısına dönüştüğünü gösteren en somut kanıt, tarihe Medine Vesikası (Anayasası) olarak geçen metindir. Medine’nin bir devlet yapılanması olduğunu ortaya koyan temel unsurları şöyle özetleyebiliriz: 1. Yazılı Bir Anayasa (Medine Vesikası) Hicretten hemen sonra, miladi 622 yılında hazırlanan bu metin, dünyanın ilk yazılı anayasalarından biri kabul edilir. Yaklaşık 47-52 maddeden oluşan bu vesika; Müslümanları, Yahudi kabilelerini ve henüz Müslüman olmamış pagan Arapları tek bir siyasi çatı altında topladı. Ortada yazılı bir hukuk metni varsa, orada artık bir kabile değil, devlet vardır. 2. Siyasi Egemenlik ve Üst Otorite O güne kadar Medine'de (Yesrib) herkes kendi kabilesinin reisinin sözünü dinler, kan davaları bitmezdi. Bu yapılanmayla birlikte, kabileler üstü bir otorite kuruldu. Anayasadaki en kritik maddelerden biri şuydu: “Maddeler arasında çıkacak her türlü ihtilaf ve anlaşmazlık, Allah’a ve Resulü’ne (merkezi otoriteye) götürülecektir.” Bu, kabile hukukunun bitip kamu hukukunun
1000Kitap