Bazen insan her şeyin tükendiğini, geriye sadece kurumuş yapraklar ve derin bir sessizlik kaldığını hisseder. Baharın coşkusu da, gülün kokusu da, o neşeli bülbül sesleri de uzak birer hatıra gibi gelir. Dünya hızla dönüp dikey betonlar arasında kendi özünü tüketirken, insanın içindeki o eski, samimi mahalle neşesi de bir yerlerde yorulup durmuş gibidir.
Ama unutmamak gerekir ki, toprağın altında sessizce bekleyen tohum da o kışın, o sessizliğin geçmesini bekler. Bahar bitti diye hayıflanırken, asıl kıymetli olan o yokluğun içinde bile vefayı, samimiyeti ve adaleti içimizde yeşertebilmektir.