Gayet açık ve meydandadır ki: Resulullah Efendimiz kabirlere karşı namaz kılmayı yasaklıyor, bunlar ise kabir yanında namaz kılıyor. Resulullah, kabirlerin mescid edinilmesini yasaklıyor, bunlar ise kabirler üzerine muhteşem binalar yapıp bunlara "meşhed", "ziyaretgâh" gibi isimler veriyorlar. Resulullah kabirler de kandil yakmayı yasaklayıp lanetliyor, bunlar ise bu hususta vakıflar kuruyor. Resulullah kabirlerin tapınak ve bayram yeri edinilmesini yasaklıyor, bunlar ise kabirleri tapınak hâline getiriyor, kabir vakfesi, kabir haccı gibi kendiliklerinden îcâdlarda bulunuyor, bu hususta kitaplar bile yazıyorlar.
Kabirler sebebiyle fitne ve şirke düşmenin yollarını büsbütün kapatmak isteyen Resullullah (s.a.v), aynı zamanda kabirlerin yükseltilmesini de yasaklamış, tesviyesini emretmiştir. Bu hususta Müslim'in rivayet ettiği bir hadis, yeterli bilgi vermektedir. İşte, Ebu'l Heyyâc el-Esedî şöyle diyor: Hz. Ali (r.a), halifeliği zama-nında birgün bana şu emri vermişti: Ey Ebul-Heyyâc, vaktiyl Resulullah'ın bana emir verdikleri gibi, ben de sana emir vermek, seni vazifeli olarak göndermek istiyorum: "Git, nerede bir timsal (put) görürsen onu yık! Nerede bir yükseltilmiş (ihtişamlı ve tan-tanalı) bir kabir görürsen yık ve düzle! Bu Resulullah'ın emridir. O bana aynen bunu emretmiş ve şöyle demiştir:
'Ya Ali git, nerede bir put görürsen kır. Nerede yüksel-tilmiş bir kabir görürsen yıkıp düzle. "
Müslim, Kitabü'l-Cenaiz: 1/666, hadis no: 969. Ebu Davud: 3/548, hadis no: 3218. Tirimizi: hadis no: 1049. Nesai: 4/88. Müsned: 1/96. Beyhaki