Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Parlaklığını gösteren çirkin yeryüzü
Küçük ihtirasların peşinden koşan doğanın yalakaları
Dünya ne tam manasıyla maddeye hizmet veren bir kurum
Ne de tam manasıyla manevi bir münzeviyi isteyen
Aldırış etme olan bitene ve olmayan bitene
Görme, bakma
Gözlerinin ışıklarını yeryüzüne hunharca açma
Bir müddet sonra ruhun aç kalacak
Her şeyin içinde yok olmaya yüz tutacağız
Bizler peri masallarından gelen hiçbir şeyleriz
Geçici bir hayat için bunca matem bunca yazgı
Bu düş neden kulağıma fısıldandı bilmediğim kimselerden
Fuat Adıgüzel
O küçük, o ücra bir yere bırakılmış
O yetim bakışlarıyla gözlerini üstüne bırakır
O naif ruhun altındaki büyük boşluk
Varoluşun en derin kuyularında kaybolmuş
O kimseye tutunmayacak kadar isyankar
Göz bebeklerinin üstündeki kırmızı gibi asi
O karanlık çağlarda büyük ormanda kayıp
Kimsenin haberi yok onu kimse bulmayacaktır
Büyük ihtimalle içine karışmış girdabın yalnızlığı
Üzerindeki pisliğin içindeki çamur izlerine sahip
Nereye gitse, hangi köşeyi dönse
Karşılaştığı tek şey kendini yansıtan dev aynaları
Matematik kavramı dramatik sahneleri bulmuş
Edebiyat sayılara gebe kalmış
Ne kötü değil mi?
Elinde varken gebe kalma sahnelerini senaryodan çıkarmamış olmak
Fuat Adıgüzel
Yüksek kaliteli etiketlerini üstünde taşıyanlar
Toprak olacaklar desem inanmazlar
Güya maksat eğlenip gitmek diyorlar
Hangi maksat? Hangi eğlence? Hangi hayat?
Riyakarlığı keşfetmiş o yetim, masum kahkaha
Yüz hatlarımda belirdi
Buruşmuş, bir kenara fırlatmışsın
Orada sana kimse bakmaz, bir lokma ekmek dahi vermez
Pulların dünyasında yaşıyorsun pulsuz çocuk
Etiketsiz, statün olmadığı halde
Sığınacak bir yer arıyorsun masum, yetim çocuk
Burası dünya veya değil
Hiç bilmediğim bir zamanda, hiç bilmediğim bir yerde
Sürekli, izafi bir boşluğun içindeyim
Adını rica ediyorum siz verin bu karmaşanın
Bense yorgunluğumla dinlenmek için kurduğum
Kafamın içinde bir salıncakta sallanıyorum Fuat Adıgüzel
Hayyam büyük, geniş bilinciyle yeryüzüne geldi
En karmaşık zamanında bu kadar bilinç günah
Yeryüzünü tanımak, insanları tanımak
Haddini aşarak varoluşsal sancılarla mücadele etmek istedi
Haddini yeterince aştı, aşmalıydı
Her ağızdan çıkan sözcükleri duydu
Her kelimeye işiten kulakları gördü
Kendisi kendine hem ağız hem kulak oldu
Şimdiyse farklı bir zamanda
Zamanın aynı düzleminde Hayyam benim en yakın arkadaşım
Ortak bir noktaya baktık kendisiyle
Zamanla kör olmayı diledik, sağır olmayı istedik
Dileklerimiz ve isteklerimiz hoş karşılanmadı
O bir yönetici bense şimdilik sefil bir köylü
Heybetli insanları gören gözlerimiz yorgun
Manidar olanı arama peşinde savaşan iki aptalız zannımca
Fuat Adıgüzel