Edward Snowden, ABD'nin ulusal istihbarat kurumu NSA'nın bu yeteneğini anlatırken; sıradan bir kimsenin Google'da yapacağı basit bir sorgulamanın hedef kelimeleri içermesi nedeniyle bilgisayarların otomatik şüpheli şahıs takibine düşeceğini anlatıyor. Devamında, karmaşık göründüğü için uzunca bir süre alacağını düşündüğümüz tüm bu işlemlerin sadece 686 milisaniyeden daha kısa bir sürede gerçekleştiğini söyleyerek, "Üstelik ruhunuz bile duymadan. Artık tüm dijital hayatınız onlara aittir." diyor.
Sayfa 110·Kitabı okudu
İnsan, üç cihetle esma-i İlahiyeye bir âyinedir. Birinci Vecih: Gecede zulümat, nasıl nuru gösterir. Öyle de: İnsan, zaaf ve acziyle, fakr ve hâcatıyla, naks ve kusuruyla, bir Kadîr-i Zülcelal'in kudretini, kuvvetini, gınasını, rahmetini bildiriyor ve hâkeza pek çok evsaf-ı İlahiyeye bu suretle âyinedarlık ediyor. Hattâ hadsiz aczinde ve nihayetsiz zaafında, hadsiz a'dasına karşı bir nokta-i istinad aramakla, vicdan daima Vâcibü'l-Vücud'a bakar. Hem nihayetsiz fakrında, nihayetsiz hâcatı içinde, nihayetsiz maksadlara karşı bir nokta-i istimdad
Reklam
Yapay zeka ve etik sorunu 03
• Hinton, yapay zekâdaki hızlı ilerlemeler nedeniyle bu risklerin daha yakın olduğunu belirtiyor. • Tekillik, yapay genel zekânın insan zekası kapasitesine ulaşması durumudur. • Makineler, insanlardan daha hızlı işlem yapabilir, daha fazla belleğe sahip olabilir ve diğer makinelerle hızlıca bilgi paylaşarak öğrenebilir. • Yapay zekâ teknolojisi üstel bir hızla gelişmektedir; Moore yasası buna örnek gösterilebilir. • Uzmanlar, bu üstel gelişime dayanarak tekilliğe 2030 civarında ulaşılabileceğini tahmin etse de, mevcut yapay zekâ modellerinin güvenlik açısından kritik sistemlerde kullanılmadan önce giderilmesi gereken eksiklikleri bulunmaktadır. • Yapay sinir ağları hatalı kararlar verebilir ve siber saldırılara karşı hassastır. • Yapay zekâ teknolojilerinin toplumsal etkisi nedeniyle yasal düzenlemeler gereklidir. • Bir makinenin insan zekâsına ulaşması bilinç sahibi olacağı anlamına gelmez; ancak öz farkındalık geliştirebilir. • Bir makinenin bilinçli olup olmadığını veya öz farkındalığa sahip olup olmadığını belirlemek zordur. • Makineler, insan kapasitesine ulaştığında bilgi işleme hızı ve bellek kapasitesi sayesinde üstün olacak ve "yapay süper zekâ"ya doğru hızla gelişecektir. • Irving J. Good, ultra zeki bir makinenin "zekâ patlaması" yaratacağını öngörmüştür. • Süper zeki bir sistemle yaşamanın mümkün olup olmadığı ve makinelerin gelecekteki bağımsızlığı sorgulanmaktadır. • İnsanlar ve makineler arasındaki entegrasyon, Ray Kurzweil'in "Tekillik Yakın" kitabında ele alınan bir konu. • Kalp pilleri, yapay retina, insülin pompaları, robotik protezler ve beyin mikroçipler gibi mevcut teknolojiler, insan vücuduyla entegre kullanılıyor. • Gelecekte bu teknolojiler duyusal, motor ve hafıza kapasitelerini artırabilir, yapay organlar ve biyouyumlu sinirsel
Yapay zeke ve etik 02
• Etik robotların geliştirilmesi, bilgisayar bilimcileri ve filozoflar arasında işbirliği gerektirir ve algoritmik yaklaşımlar kullanılır. • Yapay zekâya etik davranış öğretmede kural tabanlı ve sinirsel yaklaşımlar vardır. • Kural tabanlı yaklaşım, karmaşık durumlarda yetersiz kalırken, sinirsel yaklaşımın karar mekanizması ve veri önyargıları sorunludur. • Bu sorunlara çözüm olarak "açıklanabilir yapay zekâ" alanı geliştirilmektedir. • Yapay zekânın babalarından Geoffrey Hinton, yapay zekânın insan zekasını aşabileceği ve kontrol edilmezse risk oluşturabileceği konusunda uyarıyor.
Yapay zeka ve etik sorunu 01
• Yapay zekânın kararları bazı insanları korurken diğerlerine zarar verebilir. • Bu nedenle, yapay zekâ sistemlerinin etik açıdan doğru kararlar alacak şekilde eğitilmesi önemlidir. • Etik, insan ve çevre davranışlarını düzenleyen kriterlerdir. • Akıllı makinelerin yaygınlaşmasıyla, bu sistemlerin insan ve çevre üzerindeki etkilerini düzenleyen kurallara ihtiyaç artmaktadır. • Isaac Asimov, robotlar için üç yasa belirlemiş, ancak bu yasaların belirsizlikleri nedeniyle daha sonra "Sıfırıncı Yasa"yı eklemiştir. • Akıllı makinelerdeki etik sorunlar karmaşık olup, doğal dil işlemedeki belirsizlikler riskli durumlar yaratabilir. • Bu durum, "makine etiği" veya "roboetik" adı verilen yeni bir araştırma alanını ortaya çıkarmıştır.
Şekerli yiyecekler neden dişimizi ağrıtır?
• Şekerli yiyecekler yendiğinde diş ağrısı oluşması, dişin katmanlarında bir sorun olduğunu gösterir. • Dişin en dış katmanı mine, en iç katmanı pulpa (diş özü) ve ortada dentin bulunur. • Mine, vücudun en sert yapısı olmasına rağmen çürükler veya diş gıcırdatma gibi nedenlerle zarar görebilir. • Mine aşındığında, gözenekli olan ve sıvı dolu tübüller içeren dentin açığa çıkar. • Şekerli yiyeceklerdeki yüksek şeker molekülleri, açığa çıkan dentinle temas ettiğinde ozmoz olayı gerçekleşir. • Dentin tübüllerindeki sıvı, dişin içiyle dışı arasındaki derişim farkını dengelemek için yüksek şekerli bölgeye doğru akar. • Bu sıvı kaybı, diş özündeki sinirleri uyararak ağrıya neden olur. • Çok soğuk veya sıcak yiyecekler de dentin hassasiyetini tetikleyebilir. • Şekerli yiyeceklerle ağrıyan dişler, diş özünde iltihaplanma olabileceğine ve bir diş hekimine başvurulması gerektiğine işaret edebilir.
Reklam
Reklam