Osmanlı konaklarında kapı üzerinde büyük ve küçük olmak üzere iki tokmak vardı
Erkekler büyük tokmağı, kadınlar küçük tokmağı kullanırdı
Böylece tokmak sesinden gelenin erkekmi kadınmı olduğu anlaşılırdı
Ve o edeple kapı açılırdı
Gelen kadınsa hiç bekletilmeden kapı açılırdı
Sen her gün başka bir güzel olsan
Ben her gün başka bir âşık
Her göz göze gelişimizde
Yıldırımla vurulmuş gibi olsak
Yepyeni bir aşk olsa aramızdaki
Her seferinde
Ne harika olurdu yaşamak
Elbette Seyyit Hızır Abdal'ın merhem ve macunları yarama iyi gelmiştir ama beni asıl iyileştiren şey Kaknusia'yı bulma ve ona kavuşma umududur
-Umudunu çiçek gibi taze tutmalısın, solmasın
-Dalından kopmuş bikez nasıl solmasın
-Aşkınla sularsan solmaz; kalbini pınar eyle
O GECE SENDİN GELEN;
Arşın kubbelerine adı nurla yazılan
İsmi semâda Ahmed yerde Muhammed olan
Yedi katlı göklerde Hak cemalini bulan
Evvel ahir yolcusu ya Hz.Muhammed
****
O gece Save gölü mucizeyle kururken
Kisra saraylarında sütunlar savrulurken
Arzdan arşa âlemler rahmetini bulurken
O gece sendin gelen ya Hz. Muhammed
****
Sen ki doğum kundağı ak bulutla örülen
Doğar doğmaz Allah’a secde emri verilen
Alnında âlemlere rahmet tacı görülen
Kâinat Efendisi ya Hz. Muhammed
****
Arşın kubbelerine adı nurla yazılan
İsmi semâda Ahmed yerde Muhammed olan
Yedi katlı göklerde Hak cemalini bulan
Evvel ahir yolcusu ya Hz.Muhammed
Cengiz Numanoğlu✍️