Deccal'i ne zannediyoruz?
Korkunç yüzlü, tek gözlü, kel, şaşı bakan, tuhaf bir mahlukmu.
Onu görünce herkesin tanıyacağı bir şey mi?
Eğer Deccal böyle çıksaydı imtihan olmazdı.
Çünkü imtihan, apaçık olanla değil, örtülü olanla yapılır.
Planlanmış bir aklın,
örgütlenmiş bir kötülüğün bir ifsadın adıdır.
İnsan suretinde dolaşır ama insanlığı kemirir.
Medeniyet dili konuşur ama vicdanı öldürür.
Özgürlük der ama fıtratı zincire vurur.
Bugün gördüğümüz karanlık dosyalar, kirli ilişkiler, çocukların sistematik şekilde istismar edilmesi, ahlaksızlığın organize edilmesi
bunlar münferit sapıklıklar değildir.
Bir zihniyetin parçalarıdır.
İmanı hedef alan, masumiyeti yok eden, insanı hayvandan aşağı indiren Deccali bir düzenin dışa vuran yüzleridir.
Kötülük yapmaz sadece.
Kötülüğü normalleştirir.
Hatta süsler, meşrulaştırır.
Deccal'in en büyük hilesi;
"Kendini çirkin göstermemesi.
Modern, havalı, çağdaş görünmesi.
Deccali anlamayan onunla mücadele edemez.
Deccal'i sistemin hedefi bellidir;
Çocuğun masumiyeti.