Fransızlarda "mezar taşları gibi yalan söylemek" diye bir tekerleme vardır. kendi hayat hikayesini anlatmak da buna benzer. önce hafızamızın aynasında sadık akisler aramak ve onları infiallerimizin, egoizmimizin eklediği çizgilerden ayırdetmek kabil mi?