Her şeye çabucak alışırdım zaten, daha doğrusu uysallaşır, bile bile her şeye katlanırdım. Bu arada kendimi "güzel ve yüksek şeyler"e vermek, her şeyle uzlaşmamı sağlayan bir çare olurdu, ama elbette hayallerimde. Öyle hayaller kuruyordum ki, aralıksız tam üç ay odamda daldığım hayal aleminde yaşardım... Hayallerimin neler olduğunu, bunların beni nasıl avuttuğunu şimdi söylemek güç; fakat o zaman bana yetiyorlardı. Hoş, yalnız o zaman değil, şimdi bile bazen bunlarla oyalanıyorum.
Sevgili beni okuyan gözlerin sahibi, bil ki uzaklarda bir yerde ya da gözlerinin önünde bekliyor seni mutluluğun. Sen onu aradığında değil, beklemeyi öğrendiğinde kavuşacaksın ona. Bir söz var bilirsin... "Her şey anını bekler." Korkma, her şey anını bekliyor ve sana söz veriyorum mutluluk kapında... Beyza Alkoç3391 Kilometre