7E8N

AMOK KOŞUCUSU --..ve nasıl oluyorsa içime işliyordu, çünkü içimde ne kadar donuk şey varsa bir anda aydınlanıyordu. --Gizemli, psikolojik şeylerin benim üzerimde adeta ürkütücü bir gücü vardır, ipuçlarını bulmak için neler vermem ki; tuhaf insanların yalnızca varlıkları bile onları tanımak için yanıp tutuşmama yeter, tıpkı bir kadının bir şeyi elde etmek için yanıp tutuşması gibi. --Ürperdim. Bu insanın konuşmak istediğini, konuşmak zorunda olduğunu sezdim. Ona yardımcı olabilmek için benim susmam gerektiğini de sezdim. --“Sizden bir şey isteyecektim... daha doğrusu size bir şey anlatmak istiyorum. Önüme ilk çıkana bunu anlatmanın ne kadar tuhaf olduğunu biliyorum elbette, ama... ama çok berbat bir ruhsal durumdayım, öyle bir duruma geldim ki mutlaka biriyle konuşmalıyım... yoksa mahvolurum... Eminim ki anlayacaksınız, size... evet size anlattığımda... Bana yardım edemeyeceğinizi biliyorum, ama bu suskunluk beni hasta etti... hasta olanla da herkes alay eder...” --Ama ben sizden beni yakalayıp küpeşteden aşağı atmanızı istesem... işte orada yardımcı olmanız, iyilik yapmanız birden bitiverir. Bir noktada biter bu iş... insanın kendi yaşamı, kendi sorumluluğu işin içine girince biter... bir yerde bitmeli de... bu görev bir noktada sona ermeli... yoksa doktorlar için görevin bitmesi diye bir şey olmamalı mı? --...insan kendisine yardım edilmesini istiyorsa, lafı döndürüp dolaştırmamalı ve hiçbir şey de gizlememeli... --yalnızca kibire baş eğdirmek hırsı vardı, erkek olarak baş eğdirmek... --“Amok mu?.. Galiba hatırlıyorum... Malezyalılarda görülen bir tür sarhoşluk...” “Sarhoşluktan öte bu... çılgınlık, insanın öfkeden gözünün dönmesi... insanın korkunç, delice bir saplantıya kapılması, öyle ki hiçbir biçimde alkol zehirlenmesiyle kıyaslanamaz... --İşte Amok...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
--Karşı cins (dünya nüfusunun yarısı) bu işi onun için bedava yapabilecekken ve buna gönüllüyken bir kadın patlak lastikleri tamir etmeyi neden öğrensin ki?
Bezginlik --Ve böylece ağır ağır çökmeye, zamanını boşa geçirmeye başladı. İkinci kez sınıfta kaldığında bundan etkilenmedi bile, ama önüne geçemeyeceği bir düşüşün başlamış olduğunun farkındaydı. --Mahvolmuş yaşamının anısı bir kez daha canlandı kafasında...
Ya farkıma vardığında, farkın kalmamış olursa? Özdemir Asaf
Madalya --...titriyordu ama, korkudan değil de ne olduğunu bilmediği bir şeyi beklemenin harlı ateşinden.