O. N. Eren Osmanoğlu

O. N. Eren Osmanoğlu
@7Eren
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
devamını yorumlara bırakıyorum
Babamın verdiği ilmihal derslerini çok iyi hatırlıyorum. İlmihal dersleri beni tarif edilemeyecek şekilde sıkıyordu. Bir keresinde ilginç bir şeyler bulmak için bu küçük kitabın yapraklarını çevirdim ve gözüm Teslis konusundaki paragraflara ilişti. Bu benim ilgimi çekti ve ders bu bölüme gelinceye kadar sabırsızlıkla bekledim. Fakat özlenen derse gelindiğinde babam şöyle dedi: “Bu bölümü geçeceğiz. Bu konuyu geçmenin dışında başka bir şey yapamayacağım.” ___________ Carl Gustav Jung, Integration of the Personality, London, 1940, s. 64
Psikoloji
O. N. Eren Osmanoğlu isimli okura yanıt verildi
O. N. Eren Osmanoğlu
Ancak ruh vasıtasıyladır ki biz, Tanrı’nın bize etkide bulunduğunu kanıtlayabiliriz, fakat biz, bu eylemlerin Tanrı’dan mı yoksa bilinçdışından mı çıktığını ayırt edemeyiz. Biz, Tanrı ve bilinçdışının iki farklı varlık olup olmadığını da söyleyemeyiz. Bunların her ikisi de aşkın içeriklere yönelik bitişik kavramlardır. ________ Jung, Psychology and Religion: West and East, s. 468
devamını yorumlara bırakıyorum
Babamın verdiği ilmihal derslerini çok iyi hatırlıyorum. İlmihal dersleri beni tarif edilemeyecek şekilde sıkıyordu. Bir keresinde ilginç bir şeyler bulmak için bu küçük kitabın yapraklarını çevirdim ve gözüm Teslis konusundaki paragraflara ilişti. Bu benim ilgimi çekti ve ders bu bölüme gelinceye kadar sabırsızlıkla bekledim. Fakat özlenen derse gelindiğinde babam şöyle dedi: “Bu bölümü geçeceğiz. Bu konuyu geçmenin dışında başka bir şey yapamayacağım.” ___________ Carl Gustav Jung, Integration of the Personality, London, 1940, s. 64
Psikoloji
O. N. Eren Osmanoğlu
Bir tartışma konusu olarak güncelliğini hiçbir zaman yitirmeyen Hıristiyan teolojisindeki teslis inancına, Jung’un ilgisi hep devam etmiştir. Nitekim bu ilgi, sonraki yıllarda Jung’u Psychological Approach to the Dogma of the Trinity adlı eseri kaleme almaya sevk etmiştir. Jung Tanrı kavramını açıklarken arketip kavramından yararlanır ve Tanrı kavramına yönelik önermesini oluştururken de Tanrı’nın bir arketip olduğunu söyler. Ona göre Tanrı arketipi bilinçdışından bilince ulaşarak kendini kabul ettirir ve insanın davranışlarına yön verir. Jung’a göre din bir tecrübe konusudur. İnsan Tanrı’yı bir tecrübe olarak bilir. Bundan dolayı Jung, Tanrı’dan God-imago ya da God-symbol olarak söz eder. Jung’a göre Tanrı inancı bilinçdışında gerçekleşen ruhsal bir olaydır. Jung, ruhta var olan şeyin gerçekte de var olduğunu belirtir ve bunun üzerinde önemle durur. Jung’a göre Tanrı imgesi, belirli psikolojik bir durumun sembolik ifadesidir. Geleneksel görüşe göre ise Tanrı, kuşkusuz mutlaktır, yani zatıyla kaim olandır. Jung’un kendi analitik psikolojisine göre Tanrı’yı tanımlama biçimi, geleneksel kilise otoritesine boyun eğen ve mevcut Hıristiyan akidelerinin bağlayıcılığını savunanlar tarafından kabul gördüğü pek söylenemez. Jung’un şu sözleri de geleneksel Hıristiyan değerleri açısından kabul görmemişti: