Baltayı kavrayan elleri, Saffet Bey’e gençliğini geri getirmişti. Kent göğünden inen o ıslak, ürperti veren yağmurun, emeklilik günlerinin, yaşlılığın, son yılların getirdiği zamansız yorgunluğun belini büken, omuzlarını çökerten baskısı yoktu artık.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bazen de bir sabah gözlerimizi karanlıkta gönlümüze göre yeniden tasarlanmış bir dünyaya açmak için çılgınca bir istek duyarız; her şeyin yepyeni biçim ve renklere büründüğü, değişip dönüşebilen, sırlarla dolu, geçmişe dair hemen hemen hiçbir iz taşımayan, her tür bilinçli yükümlülükten ve pişmanlıktan azade, sevinçli anıların hüzünlendirip mutlu anıların acı vermediği bir dünya.
Öğleden sonraları ev işlerinin bittiği o çok tatlı saatlerde sobanın başında, ısınmanın sevincini duya duya örgü örmeler, bir tülbentin çevresine oya geçirmeler de vardı. Geceleri dışarıdaki soğuğun, karanlığın arasından nasılsa sıyrılıp çıkabilmiş, giysilerine soğuk ve kar kokusu sinmiş birkaç komşunun, bayram sevinci gibi çıkıp gelmeleri... Sobanın üzerinde demlenen çaylar...