Roman, hayatının anlamını yitirmiş, geçmişin yükleri altında ezilen bir adamın hikâyesini merkezine alıyor. Başkahraman, hayata karşı duyduğu aidiyet hissini kaybetmişken, karşısına çıkan bir kadınla birlikte geçmişe, çocukluğa ve kendi karanlık dehlizlerine doğru bir yolculuğa çıkıyor. Romanın en güçlü yanı, karakterlerin zaaflarını saklamaması. Kahramanlar "ideal" ya da "kahraman" değil; aksine oldukça kusurlu, korkak ve bazen bencil insanlar. Bu dürüstlük, kitabı samimi kılıyor. Genel olarak çok akıcı bir kitap ve akılda kalıcıydı bana göre, çok aralıklarla kitabın başına geçebilmeme rağmen olaylardan hiç kopmadım.