Avrupa’nın dışında tabii, dünyada Japonya ve ABD büyük gelişmeler göstermekteydi. Japonya’ya değinecek değilim ama ABD, Avrupa’nın uzantısı olan bir ülkedir. Daimî surette, proletaryası ile olsun, maceraperestliği ile olsun, entelektüelliği ile olsun, Avrupa’nın en atılgan, en girgin ve alt sınıf unsurlarını çekmekteydi. Bu göç kalıpları bugün de böyledir. Köyüne bağlı, sakin, uyuşuk köylü köyünden çıkamaz, köyünü terk edip, şehre ilk giden; en açıkgöz, birtakım değerlerini fazlaca kaybetmiş, yırtıcı adam tipidir. Avrupa’dan kalkıp Amerika’ya göç eden ayak takımı da olsa, köylü de olsa, işçi de olsa, serseri de olsa bu vasıflara sahip bir birey demektir. ABD böylelikle hakikaten yırtıcı, girgin, özlem ve hayalleri olan, rekabete açık insanlardan oluşan bir kıtaydı. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra göçmenler büyük ölçüde başta Avrupa, Akdeniz ve Asya’nın beyin takımı oldu. ABD sıçraması artık önlenemezdi.