Hayırsızın biri fikrimce

Yolun kendisi kadar belirgin bir şey vardır, o da yerlerinde oturanların aptalca aldırışsızlığı değil, Nietzsche’nin her zaman kendi sorunu addettiği merhamettir (“Çocukluğumdan beri ‘acımak en büyük zaafım’ lafını teyit edip durdum,” Eylül 1884). İnsanların kendilerinden yoksun oldukları için ayinler ya da eğlencelerle oyalanmalarına, hüzünlü suretlere bürünmelerine, benzerleri tarafından onaylanma ihtiyaçlarına duyulan merhamettir bu. Halbuki yukarılardan, bağımsız bir bakış açısıyla bakıldığında insanı neyin hasta ettiği anlaşılır: yerleşik ahlakın zehri.
Felsefe
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yürürken düşünmek, düşünürken yürümek; sonra da yazmayı kısa bir mola anma indirgemek, yürüyen bedeni geniş, açık mekanları seyreylerken dinlenmeye bırakmak gibi...
Felsefe
Bu durum bizi Nietzsche’nin ayağa düzdüğü methiyeye götürür en nihayet: Sadece elimizle yazarız evet, ama “sadece ayağımızla” iyi yazarız. Ayak mükemmel, hatta belki de en sağlam tanıktır. Okurken öncelikle ayak “kulak kesiliyor” mu, buna dikkat etmemiz gerekir çünkü Nietzsche’ye göre ayak işitir. Zerdüşt’ün ikinci “dans şarkısı”nda okuruz bunu: “Ayak parmaklarım dinlemek için dikiliyorlar çünkü bir dansçının kulakları ayak parmaklarındadır” - okurken keyiften titriyorsa, derhal dışarıya, dansa davet edildiğindendir. Bir müzik eserinin kalitesini anlamak için ayağa güvenmelidir insan. Müzik eserini dinlerken ayak ritme uymak, zıplamak istiyorsa bu iyiye işarettir. Müzik hafifliğe davettir. Bu açıdan Wagner’in müziği ayağı bunalıma sokar; ayak paniğe kapılır, ne yapacağını şaşırır. Daha da fenası bitkinleşir, sürüklenmeye, bir o yana bir bu yana dönmeye başlar ve öfkelenir.
Felsefe
Puan vermedi·264 syf.·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2020 17:01
·
2020 12. kitabı
Jean-Paul Sartre
7.7/10 · 28,1bin okunma