Alex tam bir red flag kafayı yedim okurken Tatlı bir aşk hikayesi olarak başlıyor ama Ana Huang'ın bu "Benimsin" olaylarını pek sevmiyorum, o çok hoşuma gitmese de bence güzel bir kitaptı.
"Daha anlatsana," dedim
"Hoşuna mu gitti?"
"Hem de çok. Seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre boyunca hiç durmadan laflamak isterdim."
"Benzinimiz yeter mi ki?"
"Yalancıktan doldurursak yeter."
Bu kitabı edebiyat öğretmenimin "Uşaklıgil'in kitaplarını kronolojik bir sırayla okuyun." demesiyle satın alıp okudum, kendi tercihim ile alıp okuyacağım bir kitap değildi daha doğrusu. İsminden de belli olacak şekilde ana karakter gerçekten çok sefil bir hayat yaşıyor, onunla birlikte acılar çektim resmen okurken. Dönemin de getirdiği bazı nedenlerden kaynaklanır galiba çok içine kapanık, karanlık bir kitaptı. Ben bu tür kitaplardan pek zevk almasam da kitabı da yarım bırakacak kadar beğenmediğim olmadı. Eğer bu tür kitaplardan rahatsızlık duymuyorsanız önereceğim bir kitap olur. Bazı yanlış kararların, ani seçimlerin getirdiği karmaşıklıkları güzel bir şekilde anlatmışlar bence.