Adil Bulut

Adil Bulut
@8justice
Bilişim Güvenliği Teknolojisi
Bursa
35 okur puanı
Nisan 2023 tarihinde katıldı
Osman Pamukoğlu'nun Dağ ve Komando tugayına vedası.
Sancak devir teslimi ve Anıtın açılışında bulunan bütün misafirler saat 14:00'da kışladan ayrıldılar. Ben de bugün, 20 Ağustos saat l7:00'da Van'dan uçakla Ankara'ya dönecektim. Saat 15:00'da; beremi, komando üniformamı ve botlarımı çıkarıp sivil elbiselerimi giydim. 26 ayda kaç elbise, kaç bere ve operasyon şapkası eskitmiştim tam sayılarını hatırlayamıyorum. Ama botlarımın sayısını biliyordum. Son giydiklerim 13'üncü botlarımdı. Çıkardıklarımın hepsini bir çantaya koyup emir astsubayına verdim. Helikopter pistte hazır, vedalaşmak için subay ve astsubaylar pist girişinde yerlerini almışlardı. Karargah binasında çıkıp yürümeye başladım. Hava pırıl pırıldı ve kışlada çıt yoktu. Birden kışlanın merkezi yayın sisteminden çalınan Plevne Marşı her yeri kapladı. Hakkari'nin etrafı yabancı topraklardaki PKK kampları ile çevrili olduğu için bazen subaylar; "Düşman Zap suyunu atladı, karakolları yokladı" diye kendi aralarında konuşurlardı. Şehitlerin yüzde 80'e yakını karakollardaydı. Karakol saldırılarında geceleyin tam haber alınamadığından ve güneş doğsun da çatışma yerine ulaşalım diye beklediğimden; 'karakollara" karşı bir hassasiyetim vardı. "Düşman Tuna'yı atladı. Karakolları yokladı" sözünden etkilenerek, duygusallaştım. Kimse beni bu şekilde görmemeliydi. Yürüyüşümü yavaşlatarak normal halime geçtim. Bütün subay ve astsubaylarla vedala-şıp, askerlere "Allahaısmarladık" dedim. Helikoptere binerken emir astsubayına "pilotlara söyle, yükselince Şehitler Anıtının üzerinde bir tur atıp sonra kışladan ayrılsın' dedim. Helikopter, Anıtın üzerinde döne döne üç tur attı ve kuzeydeki Karadağ istikametinden Van'a doğru uçuşuna devam etti.
Sayfa 344·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir Şarkı Söyler misin Bize
Bir Şarkı Söyler misin Bize "Bir şarkı söyler misin bize Mustala Kemal'im ölmezliğe dair, Sen ey, ölmezligin sırrına eren şair. Büyük miman Türkiye'mizin Bir şarkı söyler misin? Üzme yetişir, üzme derdin bir zaman Neydi derdin söyler misin? Şahane gözler, şahane düşmezdi dilinden. Ey en güzel gözlerin sahibi İçin kan ağlasa da yüzün gülerdi. Hep, şen şakır türküler söylettin Milletine sen. Şarkı söyleyişin, zeybek oynayışın, şiir okuyuşun Nutuk verişin, dillere destandı Mustafa Kemal'im. Türküler söylerdin Urumeli'den "Alişimin kaşları kara' derdin. Estergon kalesinden, Tuna'dan kaç kere Bize selam gönderdin. Şimdi de biz türkü yakalım sana Milletçe söyleyelim. Sensiz mahur faslını Nelmelemik gayri, hüzzam makamına kaldı işimiz. Sana bağlılığımız, seni sevişimiz Bize güneş gibi, hava gibi, su gibisin. At mermer örtünü üstünden Bir meclis neşve kurduk sana Cepheleri, meydanları, kürsüleri koy bir yana Bir şarkı söyle bize Mustafa Kemal'im. Haykır yedi düvele, diz çöktüren sesinle Dağ başını duman' almışı.
Sayfa 276 - Bir komando erin yazdığı şiir.·Kitabı okudu
"Sayın Komutanım, bu kış Türkiye'ye geldiğimde Tugayınızı anlatan bir TV programı izledim. Çok etkilendim, çok gururlandım. Burada Amerikalılar kendilerinin çok iyi asker olduklarını sanıyorlar. Mümkün olsaydı da Amerikalılara seyretmiş olduğum TV programını gösterebilseydim. İçinde bulundukları durum ne kadar zor, ne kadar ağır da olsa, askerlerimizin gösterdiği motivasyon inanılmaz ölçüde övgüye değer. İnşallah, ileride sizin emriniz altında çalışma fırsatına kavuşurum. Mehmet İlker Budak United States Military Academy West Point, New York
Sayfa 275·Kitabı okudu
"Müsaadeniz olursa, duygularımı Mehmet Akif in hepimizin bildiği dörtlükle ifade etmek istiyorum. Bastığın yerleri "toprak " diyerek geçme, tanı! Düşün altında binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme yazıktır atanı Verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı. TRT-1 kanalından sizleri seyrederken, inanın büyük bir gurur ve haz duydum. Bu vatanın, imanı sarsılmaz evlatları olarak, yüksek dağ başında, beyaz karlar üzerinde, gözünü avına dikmiş, kartalları gibiydiniz. "Dağ Komandosu olmaktan gururluyuz" diyordunuz. Ne kadar gurur duysanız azdır. Çünkü kâinatı yaratan Yüce Allah, vatan için, millet için, gönülden hizmet etmeyi her kula nasip etmez. O şerefe erişebilecek kişinin damarlarında asil millet kanı, ruhunda Büyük Atatürk'ün ilkeleri olması gerekir. Şayet herkese nasip olsa idi, bazı ana babalar evlatları güneydoğuya gitmesin diye, eğitimini Marmara'da, diğer bölgelerde, boğazda yapması için nüfuz suiistimali yapmazdı. Sizleri seyrederken gözyaşlarımı tutamadım. 24 ay askerlik yaptım ve Kıbrıs Harekâtı’na katıldım. 55 yaşındayım. Sayın komutanlarıma yalvarıyorum. 30 yıl önce bıraktığım silahımı, elbisemi, postallarımı versinler. Ata'ları gibi PKK'ya değil, yedi düvele meydan okuyan siz evlatlarımın yanında olmak istiyorum. Gökten kar değil, buz yağsa, 24 saat onlarla birlikte mevzide beklemek, onlarla omuz omuza, doğanın bütün güç şartlarına karşı mücadele etmek ve onlara sıkılacak kurşuna, göğsümü siper etmek istiyorum. Atatürk'ümüze ve bu toprağın altında kefensiz yatan ecdadımıza sözümüz var. Türkiye Cumhuriyeti bütün olarak kalacak. Bu sözden dönen namerttir. Bu sözden döneni, cebinden kutsal şiir çıkan, üzerindeki her eşyanın ahirette, kendisine şefaatçi olacağına inanan o şehit yavrum, cennetine almaz. Yaratanın huzurunda o kimselerden davacı
Sayfa 267·Kitabı okudu
Osman Pamukoğlu'nun terhis olan askerleri için söylediği sözler.
Ölüm ve dirim çizgisinin ne demek olduğunu bilenler olarak bundan sonra, tüm insan faaliyetleri size sıradan ve boş şeyler olarak gelecek. Nasıl, 3000 metre doruklardan haftalar sonra vadi tabanlarına indiğinizde, her şeyin hafiflediğini hissettiyseniz, yaşamınız da tıpkı öyle olacak. Ayrıca şunu söyleyeyim; yaşadıklarınızdan küçük bir öykü bile anlatsanız asker veya sivil insanların ancak çok azı bunu anlayabilecektir. Haberiniz olsun. Sizlerin yaptıklarınızla duyacakları haz ve övünç, çocuklarınıza yeter de artar bile. Komutanınız ve muharebe arkadaşınız olarak, hepinizi kutlarım. Hayatta karşılaşacağınız insan hallerine ilişkin hiçbir şeyin sizin bileğinizi bükemeyeceğini bildiğimden, sıradan temennilere lüzum görmüyorum. Tanrı her şeyi serbest bırakmıştır, ama bir yere kadar. O, size en büyük yardımı yapacaktır. Güle güle gidin."
Sayfa 237·Kitabı okudu