ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ DEKANI PROF. DR. NURETTİN BİLİCİ'NİN, "12 EYLÜL MÜDAHALAESİ - EZBERLER VE GERÇEKLER" KİTABIMA YAPTIĞI DEĞERLENDİRME: ("EKONOMİM" İNTERNET SİTESİ, 7 EKİM 2024)
12 Eylül Doğru mu İdi, Yanlış mı İdi?
(Okunan Bir Kitabın Düşündürdükleri)
Afyon Sultandağlı Yazar Metin Sevil’in “12 Eylül Müdahalesi, Ezberler ve Gerçekler” isimli 2023 yılında yayımlanan kitabını ilgiyle okudum.
Ben 12 Eylül öncesini bir üniversite öğrencisi olarak yaşadım ve “12 Eylül’e Giden Yol, Bir Hukuk Öğrencisinin Günlükleri” isimli kitabının da yazarıyım.
1980 öncesinde Türkiye bir iç savaşın eşiğine gelmişti. Öğrenci, polis, işçiler… ikiye bölünmüş; Faşist Komünist diye birbirlerini öldürüyorlardı. Ülkücülere karşı taraf Faşist diyordu. Ülkücüler de solcuları Komünist diye çağırıyordu. Din ağırlıklı bir rejim isteyenler ise pusuda diğer iki tarafın birbirini tüketmesini bekliyordu.
12 Eylül müdahalesinin öncesinde geçen 1976-1980 yılları arasında (4 yıl içinde) 10 binin üstünde insanımız öldü. Şehirler, kazalar, mahalleler, köyler devletin kontrolünden çıkıp sağcı veya solcu grupların kontrolü altına geçti. Her gün en az 10 insanımız ölüyordu. Türkiye; “iç savaş ha çıktı ha çıkacak” noktasına gelmişti. (1) Ekonomi yüz milyarlarca dolarlık zarara uğratılmıştı. Bu acı bilançonun en büyük sorumlusu da sürekli koltuk ve makam için kavga çıkaran, adam kayıran siyasetçilerdi.
Askeri müdahale ile raydan çıkan tren tekrar rayları üzerine oturtuldu. Müdahale sonrası yapılan halk oylamasında Türk halkı %92 gibi ezici bir çoğunlukla müdahalenin doğru olduğu yönündeki iradesini ortaya koydu.
Aradan 30-40 yıl geçtikten sonra iktidar “12 Eylül müdahalesinin yanlış olduğunu” söylemeye başladı ve arkasından da müdahalede bulunan askerlerin yargılanmasına karar verdi. Bu