7/10
·96 syf.··
2026 39. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 11:54
Bu kitap hakkında söylenecek çok cümlem yok. En dikkat çekici yanı yalınlığı ve doğrudanlığı. Anlatıcı, çocuk yapmaya karar vermeye giden yolun adeta bir özgeçmişini çıkarıyor. İnsan zihninin zıtlıklarla dolu işleyişini hatırlatıyor; gün içinde düşüncelerimiz nerelere savruluyor, çoğu zaman fark etmiyoruz. Bu anlatıda ise tüm o savrulmalar kayda geçirilmiş. Kararsızlıklar tüm çıplaklığıyla sergileniyor. Çocuk sahibi olmak, bir bedende başka bir beden büyütmek ve onu dünyaya bırakmak… Sanırım deneyimlemeden tam anlamıyla empati kuramayacağımız en temel durumlardan biri. Melankoli ile umudun birbirini bırakmadığı bu kitaptan beklentim çok yüksekti. Anneliğin romantize edilmeden anlatılmasını seviyorum. Buna rağmen, okuma deneyimim beklentimin gerisinde kaldı. Yine de 92 sayfalık bir kitapta on üç yerin altını çizmişim. Bu da azımsanacak bir şey değil. Öneririm..
ÇocukKjersti Skomsvold · Jaguar Kitap · 0447 okunma
Puan vermedi·374 syf.·
2026 401. kitabı
28 Şubat’ın tanıkları ve mağdurları anlatıyor...Bir dönemin üzerindeki sır perdesi aralanıyor... Türkiye’nin bir kez daha demokrasi sınavına girdiği ve ne yazık ki bir kez daha "sınıfta kaldığı" o tarihi kırılma noktası: 28 Şubat 1997. Kimilerine göre demokrasiye yapılmış balans ayarı, kimilerine göre postmodern darbe... Adına ne denirse densin Türk siyasi tarihinde onarılmaz yaralar ve silinmeyecek etkiler bıraktı... Darbeyi gerçekleştirenler yıllarca susmayı tercih ettiler. Askeri vesayetin tartışıldığı bir ortamda, Türkiye tarihine damgasını vuran sancılı yılların öyküsünü şimdi sadece olayın tanıkları ve mağdurları Son Darbe: 28 Şubat’ta anlatıyor, yakın tarihimizin bu en sıcak anlarını hafızalarınıza emanet ediyorlar Son Darbe: 28 Şubat, bir dönem üzerindeki sır perdesini aralıyor . Güçlü kalem, Keskin gözlemci Mehmet Ali Birand'ın kaleminden Son Darbe: 28 Şubat okuduk
Araştırma-İnceleme Siyaset-Politika Tarih
Son Darbe: 28 ŞubatMehmet Ali Birand · Doğan Kitap · 2012227 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 10:37
KÜRK MANTOLU MADONNA (Roman) SABAHATTİN ALİ Toplumcu gerçekçi sanat anlayışını yazdığı roman ve hikâyelere yansıtan, bundan önce de yaşadığı hayata bu perspektifle bakan ve bunun bedelini ödeyen istisna sanatçılardan biri olan Sabahattin Ali’yi okumaya, onun en çok bilinen üç romanından biri olan Kürk Mantolu Madonna ile devam ediyoruz. Romanın merkezinde bulunan kahraman Raif’tir. Raif, anlatıcının bir şirketin muhasebesinde çalışmaya başladığında karşılaştığı sıra dışı bir mesai arkadaşıdır. Dış dünyaya karşı pasif bir tepkisizlik içinde olan Raif’i tanımaya çalışan anlatıcı, bir süre sonra onun hastalanıp öleceğine şahit olacaktır. Ölmeden önceki son akşam kendisine bir günlüğüne emanet edilen defter okununca, Raif’in dış dünyaya taşmayan iç dünyasının merkezinde, romanda sürekli “Kürk Mantolu Madonna” olarak anılacak olan Maria’nın bulunduğu anlaşılır. Tabiatı gereği çekingen olan Raif, babası tarafından Almanya’ya, ailece uğraştıkları sabun işinde kendisini geliştirmesi için gönderilir. Raif bir pansiyona yerleşerek yeni hayatına uyum sağlamaya çalışır. Biraz da resme meraklıdır. Bir resim sergisinde bir kadın portresini görüp duygusal olarak adeta kilitlenir. Resim onu o kadar çok etkiler ki etraftakiler bunun dedikodusunu yapmaya başlarlar. Resmi yapan ressam yanına gelerek onunla tanışır. Ancak Raif nazarını resimden ayıramaz. O günün akşamında pansiyondaki dul kadınlarla dışarı çıkar. Bu sırada resimdeki kadını kendilerine bakarken görür ve kolundaki dul kadını bırakarak onun peşine düşer. Bir barda keman çaldığını öğrenir. Onu takip ederek tanışır. Kadın da onu tanımıştır zaten ve bir önceki gün yanına gelip onunla tanıştığını hatırlatır. Raif şoktadır. Kadınla zaman geçirirler. Sıra dışı bir kadın olduğu bellidir. Hayata kendi başına tutunan, kendi
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,9bin okunma
4/10
·246 syf.··
2026 8. kitabı
Kitap , "yavaşlama" temasında derinleşme olmadan, alakalı makaleler derlemesi gibi, kitabın ilk yarısı benim için daha dikkat çekiciydi, ikinci yarı çözüm sonuç odaklamadan, daha çok durum tespiti içeriyordu. Bende kalanlar 11. Sevdiğimiz bir insanın yüzünü seyretmeye bile zaman ayıramıyoruz 32. Para kazandığım iş insanlara nasıl bir yarar olarak geri dönüyor? 48.Ânın evlatları olmalı 53. Çok alana dalmak yerine, tek alanda derinleşmek 92. İnsan bir iyiliği hemen yapmalı, yoksa bencillik duygusu hemen geri dönebilir. 108. Sohbet herkesin sözünün önemli sayıldığı bir ortamda yapılmalı
YavaşlaM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 202013,2bin okunma
Puan vermedi·928 syf.·
2026 38. kitabı
Efendinin Güzeli; son derece kusurlu bir çağda, tüm kötülüklerden arınmış olarak kusursuzca yaşanmış bir aşkın romanıdır. Öyle ki kitabı bitirdiğimde uzun süre kendime gelemedim. Büyük bir heyecanla ve 'Efendi kim, güzel kim?' merakıyla çıktığım bu okuma yolculuğu; yazarın gerçekçiliğe olan tutkusunu, kendi psikolojisini ve aşkın doğasını sürekli sorgulamasını önüme serdi; bu derinlik, bana adeta bir Stendhal veya Proust eseri okuyormuşum hissini verdi… Romanın en önemli özgün özelliklerinden biri, iç monologların yoğun kullanımıdır (on iki monolog —Ariane'nin dört, Mariette'in beş ve Solal'ın üç monologu—yüz kırk sekiz sayfaya yayılmış on iki bölüme ayrılmış olup, roman metninin yüzde onundan fazlasını temsil etmektedir. Monologların çoğunda noktalama işareti yoktur ve paragraflara bölünmemiştir, bu da kaçınılmaz olarak William Faulkner , Virginia Woolf ve James Joyce'un Ulysses'inin etkisini akla getiriyor. Görsel ipuçları olmadan , okuyucunun bu kaotik kelime akışının ardındaki anlatıcının düşüncelerini ayırt etmek için konsantre olması gerekir ; bu , anlam için zorlu bir tuzaktır. Tüm kavrayışı kaybetmeden hızlıca okumak imkansızdır. Her kelime hayati önem taşıyor… Kitap yedi bölümden ve yüz altı bölümden oluşmaktadır… • Birinci bölüm ( 1-9 . bölümler ): olay örgüsünün başlangıcı (Solal'ın Ariane'ye olan aşkının doğuşu); • İkinci kısım ( 10-37 . bölümler ): Solal'ın Ariane'yi fethi; • Üçüncü bölüm ( 38-52 . bölümler ): Aşkın başlangıcı (Solal'ın eski sevgilisi Isolde'nin ölümü); • Dördüncü bölüm ( 53-80 . bölümler ): Ariane'nin kaçırılması (kocası Adrien'in intihar girişimi); • Beşinci bölüm ( 81-91 . bölümler ): aşk ve can sıkıntısı; • Altıncı bölüm ( 92-102 . bölümler ): Aşkın reddi; • Yedinci bölüm ( 103-106 . bölümler ): Aşıkların ölümü… Romanın
Efendinin GüzeliAlbert Cohen · Ayrıntı Yayınları · 201566 okunma
1.Kitap ve dizinin 1.sezonunu kıyaslıyoruz.
10/10
·847 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 15:20
Kesinlikle muhteşem! George R.R. Martin epik fantazi türünün tahtını Taht Oyunları ile kazanıyor. Tolkien gibi müthiş bir anlatıma sahip. Aynı zamanda o kadar akıcı ki parmaklarınız sürekli sayfayı çevirmek için sabırsızlanacak. Kitabın kapağını kaldırdığınız an gözlerinizi yepyeni bir hayata açıyorsunuz. Bu hayatta şövalyeler, lordlar, leydiler ve ulu kurtlar var. Stark Hanedanı'nın hikayenin başını çektiği bu müthiş seride hikaye bir değil on beş koldan ilerliyor. Aynı zamanda bilinen tüm türleri içinde barındıran kitap tüm okuyucuları girdap gibi içine çekiyor!! Şiddetle tavsiye ediyorum. 1.Kitap ve dizinin 1.sezonunu kıyaslıyoruz.Şunu söylemem gerekir %92 kitapla birebir diyebiliriz. - Kitapta "Stark ailesi" çocukları diziye göre daha küçükler, mesela sansa kitapta 11 yaşında,Rob ve Jon 15 , Arryn 9... - metinde sıkça bahsedilen lady catelynin kardeşi edmure ve babası lord hoster tullyden dizide pek bahsedilmiyor, - dizideki genelde çıplak dolaşan fahişe Ros karakteri kitapta hiç yok, zaten bir miktar daha cinsel öğe dizi içine ilave olarak serpiştirilmiş, - kitapta arya erkeksi yüz hatli bir kız olarak tasvir edilir, o yüzden kendisini ilk gören “oğlum” diye seslenirler, - başlardaki jon arrynin ölüsünü izleyen cersei ve jaimenin arasında geçen konuşma kitapta yok, - aryanın jon snowa ulu kurt nymerianın ona yardımcı olduğunu göstermek istediği, kurdunsa şaşkın şaşkın baktığı sekans kitapta yok, (ne güzel sahneydi yahu hakikaten) - nedin taht odasına ilk girdiğinde jaime ile diyalogu kitapta yok, - joffrey piçinin üçüncü bölümde annesi cersei ile ülke yönetimi üzerine diyalogu kitapta yok, - kral robert, sör barristan ve jaime arasındaki “senin ilk öldürdüğün kimdi” geyiği sahnesi kitapta yok, - dördüncü bölümdeki fahişe ile viserysin küvet içinde oynaşırken
1000Kitap
Taht OyunlarıGeorge R. R. Martin · Epsilon Yayınları · 201310,8bin okunma