Muhammed Enes Aşık

Muhammed Enes Aşık
@981922_
Ey saçları “alagorsan” kesik hanım kız! Gülme öyle bana bakıp sen arsız arsız! Bacağımla alay etme pek topal diye. Bir sorsana o topallık bana nereden hediye ? Sen Şişli’de dans ederken her gece gündüz, Biz ötede ne ovalar, çaylar, ne dümdüz Yaylaları geçtik, karlı dağları aştık; Siz salonda dans ederken bizler savaştık . Sen o sıcak odalarda cilveli, mahmur Dolaşırken... Biz de tipi, fırtına, yağmur, Kar altında kanlar döktük, canlar yıprattık; Aç yaşadık, susuz kaldık, taşlarda yattık. Sen açılmış bir bahardın, biz kara kıştık; Bizden üstün ordularla böyle çarpıştık...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sana bir uygarlığı getirdim; anlamadın Yavuz kahramanları, şiirin burçlarını Ayak ucuna koydum gecenin saçlarını Urganmış boynumda taşıdığın gerdanlık Sana hükümdarlığı getirdim; anlamadın
Can verme sakın aşka aşk âfet-i candır Aşk afeti can olduğu için meşhur-u cihandır
Ey yıllardır içimde beslediğim kanarya Senin o sulu sepken yeşil gözlerin varya Rüyalarımı çaldı Sevda ırmağında sular alçaldı Son bahar uğradı yüreğimize Sararttı gülleri, yaseminleri Bana özlemin kaldı
Karanlığa mahkumdur gökte sensiz, sitare Ruhumu zevalinle buuşturma, Gülnare Soluğun ab-ı hayat mıdır; filizlendi kül Siyah bir lale gibi aynaya düştü kakül Kırdın yüreğimdeki saatin akrebini Kuruttun düşlerimin hayal mürekkebini