Muhammed Enes Aşık

Muhammed Enes Aşık
@981922_
"-Üstat" dedik. "Buyurun bulaşıkhaneye!" Emrullah Bey bir şey söylemeden yerinden kalktı. Bulaşık suyunu hazırladı. Kollarını sıvadı. Fakat vıcık vıcık elinden kayan bulaşıkları temizlerken kendi kendisine söylenmeye başladı. Biz uzaktan onun lahavle çektiğini anladık. Sorduk: "-Üstat, okuyor musun?" "-Evet, sülaleden başladım. Topuna birden her türlü manasıyla okuyorum." "-Oku oku. Müteaddit faziletlerine bir de hafızlık ilave et" "La havle ve la kuvve... Sus, Allah aşkına!"
Sayfa 130·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Yoksa göz, görüyorum sanmanın öksesi mi? Fezada dipsiz sükût, duyulmazın sesi mi?
Karanlığa mahkumdur gökte sensiz, sitare Ruhumu zevalinle buuşturma, Gülnare Soluğun ab-ı hayat mıdır; filizlendi kül Siyah bir lale gibi aynaya düştü kakül Kırdın yüreğimdeki saatin akrebini Kuruttun düşlerimin hayal mürekkebini
Can verme sakın aşka aşk âfet-i candır Aşk afeti can olduğu için meşhur-u cihandır
Ey yıllardır içimde beslediğim kanarya Senin o sulu sepken yeşil gözlerin varya Rüyalarımı çaldı Sevda ırmağında sular alçaldı Son bahar uğradı yüreğimize Sararttı gülleri, yaseminleri Bana özlemin kaldı