Gözyaşlarım, diyorum.
Çocukluğunda çok ağlardın, diyor. Hatırlıyorum.
(Kırılan bir pencere camının çıkardığı ses.)
Bir köşeye sığınmış. Ya da yorganın altına. Belli bir nedeni olmayan.
Her zaman bir nedeni vardı, diyorum.
Kimbilir. Belki, diyor.
Sonra gene bir soru: Gene öyle mi?
Öyle olan ne? Gene olan ne?
Gözyaşları, diyor.
Çocukluğumda o kadar çok akıtmışım ki gözpınarlarım şimdi kupkuru.
Yaşamınızda bu kadarcık yer etmediğime yanarım. O nasıl söz, diyorum. Düşlerimdeki tek ev sensin. Senden daha uzun süre yaşadığım evler oldu. Ama düşlerimdeki tek ev sensin.