Rüya (28.05.2026)
(Dağ gibi kokaini içine çekti - mafya patron en büyük baronu multitrilyoner bir ailenin en köklü üyesinin kardeşini öldürmüştü.
O kardeş bir kadın öldürecekti
Bunun önüne geçmek için basit bir mafya
En büyük mafyanın kardeşini - kendi işverenini katletti.
Ancak multitrilyoner aile kesimde çok sevilen bir aileydi.
Ve yüksek sosyetede onların ne iş yaptığı -içten içe
bilinsede- büyük bir saygıyla karşılanırlardı. İşte kesim insanının iki yüzlülüğü burada ortaya çıkıyordu.
Bütün kesimlerde aynıdır
Yüzlerinize gülerler - arkanızdan küfür ederler.
Büyük bir felaket olsa büyük küçük fark etmez
- Bütün aileler birbirine yabancılaşır samimiyetler resmiyetlere döner - Aile bağları safsatadan ibarettir.
Kesimleri aşan insan - Sadece saf sevgiyi hisseden insanın at gözlükleri veya bir dev aynası olmaz.
O insan özgürdür işte -Ve hangi kesimle anıldığı önemli değildir-
Mafya tepe bir restoranda işvereninin sağladığı servetle oturuyor şarap içiyordu. Kokainin verdiği sarhoşlukla yüreğine öfke bindi.
Çoğu milletvekili ve çocukları restorandaydı ve dik dik o mafyaya bakıyorlardı,çünkü onu hain olarak bellemişlerdi herkesin gözünde o yediği kaba pisleyen bir zalimdi.)
(Mafya ise sarhoşlukla)
Mafya: Bir kötü adamı gözlüyorsunuz
Yargıçlar saygınlar insan hayatının sahipleri
Ağzınızdan çıkan kanun,aynalarınızda devleşirsiniz
Bütün bu örnekler bir kapıya çıkıyor
Bütün onur gurur ayrıcalık ve birbirinin aynısı kokan özel oluşlarınız ve özelliklerinizle -
Hepiniz bir avuç pisliksiniz. (Adamı patron dedi patron ters ters baktı adamı sustu)
(Patron devam eder)
Hiçbirinizde karakter gibi şerefli bir özelliği taşıyabilecek göt yok
Hep kötü ilan edecek bir şeye ihtiyacınız olur.
Lilithe denk geldiniz -Canınızı yakıyor diye düşman oldunuz-
Günün birinde Lilithe denk
(Rüya) 29.05.2026
(Lilith bir sorgu odasındaydı,ancak kim olduğu bilinmiyor,Esma olarak biliniyordu. Sema dışarıda aracının içinde Lilithi bekliyordu.)
Cellat: Esma Samyeli
36 yaşında,yeşil gözler ince bel mükemmel hatlar kısaca dehşet bir güzellik
Ama ahmak
Büyük bir soyun oğlunu dövmüşsün
köklü bir aile - fabrikalar konutlar ve imparatorluklar-
Forbes -milyonerler listesinde- üç numara
ağzını burnunu kırmışsın.
(Herif Lilithe sarkıntılık etmiş ve şiddete maruz kalmıştı
Ancak sistem - varlıkları basmakalıp -yanlış kokan doğrularla-
mükemmel göstermeye bayılır.)
Lilith:Sosyetenin bir numaralı ailesi
-Yani Bokun bir soyu- Yetişmiş ve özel gibi görünmelerine bakma ülkede ve dünyada yığınla var onlardan
Tarihte makine milletin sırtında bok yetişmiş ve
Soylarını dökmüşler siyasete yargıya sosyeteye ve lüks olan her şeye!
Cellat:Kelimelerine dikkat et.
(Lilith ayağa kalktı)
Lilith: Kaç saat çalışıyorsun ?
Günde 8 10 13 saat mi ? yoksa 24 saat mi ?
ve
Hiçbir şeyin yok -zamanın bile, (Cellat şaşırdı Nereden biliyor diye kuruyor içi içini yiyordu)
Kiranı ödeyebiliyor musun ?
Lilith program sonrası cellatlar tarafından yakalanmıştı.Büyük bir arabanın arka kısmında,sert bir işkence görüyordu.Dışarıda şehir yanıyordu;sokaklar alevin turuncu diliyle yutulmuş,duman gökyüzünü gri bir perde gibi kaplamıştı.
Zaman sanki daralıyor,sesler boğuluyordu.
Sonra bir tır.
Seyir halindeki dev araç,kontrolsüz bir öfke gibi doğrudan büyük arabaya çarptı.Metal metalin içine gömüldü.Dünya bir anlığına kırıldı.
Lilith çarpmanın şiddetiyle savruldu,bilinci söndü,kanlar içindeydi.
Tırın kapıları açıldı.
İçinden iki kadın indi.
Biri iri yapılıydı; bakışlarında sertlik, duruşunda yılların biriktirdiği mücadele vardı. Emma Goldman’ı andıran bir aura taşıyordu sanki fikirler bile onun omuzlarında ağırlık kazanıyordu.
Diğeri Sema’ydı.
Gözleri Lilith’i görür görmez değişti.
Hiç tereddüt etmedi.
Aracın içine yöneldi,Lilith’i kollarına aldı.Onu sanki kırılacak bir şey taşır gibi dikkatle dışarı çıkardı.Ama bu dikkat zayıflıktan değil,sevgidendi.
Lilith’i,cellatların aracının ezilmiş kaputuna hafifçe bıraktılar.
Ve sonra isyancı aracın kaputunun arkasına toplandılar.
Sokakların içinden taşan bir dalga gibi
İsyancı kalabalık,özgür kadınlar,farklı yüzler farklı geçmişler. Kimisi gençti,kimisi yorgun.Kimisi öfkeyle yanıyordu,kimisi sessiz bir kararlılıkla.
Ama hepsinin ortak bir noktası vardı:
Kadın olmaları ve bir kesimleri yoktu.
Her kesimden insan vardı.
Çünkü bir kişinin değil, bütün bir varoluşun -kadınlığın- meselesiydi. -Lilithin Meselesi-
Anarşi bir sahne düzenine dönüştü. Duman havada ağır ağır yayılırken,kalabalığın gözleri yaşla parlıyor,ışıkla gölgeler birbirine karışıyordu.
Alkışlar yükseldi.
Çığlıklar birbirine çarptı.
Lilith, kan öksürerek uyandı.
Dünya bulanıktı.
İnsan dünyadan yola çıktığı ve dünyaya kendinden daha fazla gerçeklik atfettiği zaman,en azından,dünyaya ait olduğu ölçüde kendine bir gerçeklik tanıdığı zaman,ciddiyet vardır.Materyalizmin ciddi olması tesadüf değildir,her zaman ve her yerde devrimcinin öncelikli doktrini olarak ciddiyet ruhunun karşımıza çıkması da tesadüfi değildir.Çünkü devrimciler ciddidirler.Kendilerimi öncelikle altında ezildikleri dünyadan hareketle tanırlar ve kendilerini ezen bu dünyayı değiştirmek isterler.