"Önemli olan ne varsa ruhunda barındırıyordu insan, dışarıdan kimse ona el uzatamazdı. Yeter ki kendisiyle savaş durumunda olmasın, kendi kendisiyle sevgi ve güvene dayalı bir yaşam sürsün, üstesinden gelemeyeceği bir şey gösterilemezdi."
"Odada yere tebeşirle bir çizgi çektin diyelim, çizgi üzerinde dosdoğru yürümek, alabildiğince ince bir ip üzerinde yürümek kadar zordur. Ama yine de sakin sakin yürür insan, çünkü bir tehlike söz konusu değildir. İpin sadece tebeşirle yere çekilmiş bir çizgi, ipin çevresindeki havanın da odanın zemini olduğunu düşündün mü, hangi ip olursa olsun, sen de üzerinde güvenle yürüyebilirsin."
"Zayıf noktaları nelerdi? Korkuları, gizleyip sakladıkları neler? Güldüğü zaman nasıl bir ifade beliriyordu yüzünde? Uyuduğu, ağladığı, birini öptüğü zaman nasıl bir ifade?"
"Yalnız kaldığı zaman bile gerçek bir yalnızlık olmamıştı bu.Pek çok kişinin görüş ve düşüncelerini, korkularını, sevinçlerini ve tesellilerini paylaşmıştı, pek çok kişinin, bütün bir dünyanın."
"En iç varlığındaki düşünceyi hiçbir vakit doğru görmemiş, hatta bundan haberi bile olmamıştı. Ama varlığının en içinden yükselen bu ses farkına varmadan kendisine eşlik etmiş, sonunda onu kaçak birine dönüştürmüş, aşağılık biri yapmıştı."