Korkularla, çelişkilerle, önyargılarla dolu dünyasında kendince seviyordu onu. Canlılığını, coşkusunu, yerinde duramaz gençliğini, hüznünü, inatçılığını, inceliğini seviyordu. Tam olarak kendisi bile bilmiyor olsa da yaşamında ilk kez bir kadını tutkuyla kucaklıyor, bu kadar geç kalmış
olsa da kendinden başka biriyle sıcak bir ilişkiye giriyordu.
Nice genç kızın, kadının yaşamını köreltmiş, canlılığını, yaşama coşkusunu yeteneklerini boğup atmış bu Hanımlık-Hanfendilik" kavramının yalnızca erkeklerin yararına uydurulmuş ama onlar için bile son derece sıkıcı, kapalı, soluk alıp vermez bir tanım olduğu yazık ki bugün bile anlaşılamadı.