Allah ile tanrının aynı şey olmadığı kanısındaydı tanrının dinsel bir tarafı yoktu bir tür Sezgiydi gizli güç gibi bir şeydi o uykusunun kaçta gecelerde perdenin aralığından sızan ay ışığında varlığını hissettiği onunla kelimeler olmaksızın konuşan bir tür enerjiydi onu seven bir enerji. Allah ise bir törendi kurallar bütünüydü salondaki vitrinin En üst rafında duran Kur’an mealinin ibadetlerin günlük hayattaki konuşmaların içinde yer alan başı sonu belli olan yaygın güçlü bir fikirdi.
Garipçe insanlar sürekli üstlerine vazife olmayan şeyler yapıyorlardı sürekli birbirlerinin işine karışıyorlardı sürekli birbirlerinin arkasından konuşuyorlardı her konuda fikir yürütüyorlar en iyi kendilerini bildiğini sanıyorlar her zaman kendi söyledikleri yapılsın istiyorlardı ama bunlar kötülük sayılmazdı gerçi iyilik de sayılmazdı.
Herkes ne çok yalan söylüyordu sürekli yalan söylüyorlardı karılarına kocalarına çocuklarına akrabalarına komşularına patronlarına çalışanlarına yakalandıkları zaman da utanmıyorlar inkar ediyorlar ya da yeni bir yalan söylüyorlardı.
Bugüne kadar hayatını bir de tersten yaşama şansı bulamadıysa bu onun suçu değil hayat karşısına herhangi bir fırsat çıkarmadı aksine her dönemeçte elini ayağını bağladı sürekli sırtına yük yükledi onu olduğu yere mıhladı.